Mehmet Talu

Mehmet Talu

“Zinaya yaklaşmayın”

“Zinaya yaklaşmayın”

Rivayete göre Bilâl, Suheyb, Salim, Mehca' ve Habbab gibi yoksul sahâbîler, Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin yardımı ile geçinirlerdi. Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz onlara verilecek bir şeyleri olmadığı zaman, mahcubiyetinden ötürü söyleyecek bir söz bulamaz, yüzünü başka tarafa çevirir, fakat onların ihtiyaçlarını gidermek için Cenab-ı Hakk'ın kendisine imkân vermesini dilerdi, işte bu âyet-i kerimede, Resûlullah (S.A.V.) Efendimize bu gibi insanlara bir şeyler veremeyecek bile olsa, hiç olmazsa: "ALLAH Teâlâ, bize de, size de bol rızık versin", "ALLAH Teâlâ sizleri mesut ve müreffeh kılsın" gibi sözlerle onların gönüllerini alması gerektiği hatırlatılmaktadır. "Eli sıkı olma; büsbütün eli açık da olma. Sonra kınanır, kaybettiklerinin hasretini çeker durursun.

Rabbin rızkı dilediğine bol verir, dilediğine daraltır. Şüphesiz ki O, kullarından haberdardır, onları çok iyi görür.

Geçim endişesi ile çocuklarınızın canına kıymayın. Biz, onların da sizin de rızkınızı veririz. Onları öldürmek gerçekten büyük bir suçtur.

Zinaya yaklaşmayın. Zira o, bir hayâsızlıktır ve çok kötü bir yoldur."

Bu âyet-i kerimede "zina etmeyin" denilmeyip de "zinaya yaklaşmayın" buyrulması ilgi çekicidir. Buna göre yalnız zina değil, kişiyi zina etmeye sevk eden yollar da yasaklanmıştır. Esasen bir kere bu yollara tevessül edildikten, yani insanı zina etmeye zorlayan ve cinsî arzuları kabartan bir ortama girdikten sonra, artık, bu arzuların ağır baskısı karşısında iradenin gücü oldukça yetersiz kalır ve zinadan korunmak son derece güçleşir, insanın bu psikolojik zaafını dikkate alan Kur'an-ı Kerim, prensip olarak insanı kötülüklere sevk edici sebepleri ortadan kaldırmayı amaçlamıştır. Buna sedd-i zerîa prensibi denir.

"Haklı bir sebep olmadıkça ALLAH Teâlâ'nın muhterem kıldığı cana kıymayın. Bir kimse zulmen öldürülürse, onun velîsine hakkını alması için yetki verdik. Ancak bu veli de kısasta ileri gitmesin. Zaten kendisine bu yetki verilmekle o, alacağını almıştır.

Yetimin malına, rüşdüne erinceye kadar, ancak en güzel bir niyetle yaklaşın. Verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü verilen söz, sorumluluğu gerektirir.

Ölçtüğünüz zaman tastamam ölçün ve doğru terazi ile tartın. Bu, hem daha iyidir hem de neticesi bakımından daha güzeldir.

Hakkında bilgin bulunmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve gönül, bunların hepsi ondan sorumludur.

Yeryüzünde böbürlenerek dolaşma. Çünkü sen ağırlık ve azametinle ne yeri yarabilir ne de dağlarla ululuk yarışına girebilirsin.

Bütün bu sayılanların kötü olanları, Rabbinin nezdinde sevimsizdir." (İsra sûresi:22-38)

"De ki: Gelin Rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın, ana-babaya iyilik edin, fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin. Sizin de onların da rızkını Biz veririz; kötülüklerin açığına da gizlisine de yaklaşmayın ve ALLAH Teâlâ'nın yasakladığı cana haksız yere kıymayın! İşte bunlar ALLAH Teâlâ'nın size emrettikleridir. Umulur ki düşünüp anlarsınız.

Rüşd çağına erişinceye kadar, yetimin malına, sadece en iyi tutumla yaklaşın; ölçü ve tartıyı adaletle yapın. Biz herkese ancak gücünün yettiği kadarını yükleriz. Söz söylediğiniz zaman, yakınlarınız dahi olsa adaletli olun, ALLAH Teâlâ'ya verdiğiniz sözü tutun. İşte ALLAH Teâlâ size, iyice düşünesiniz diye bunları emretti.

"Şüphesiz bu, benim dosdoğru yolumdur. Buna uyun. Başka yollara uymayın. Zira o yollar sizi ALLAH Teâlâ'nın yolundan ayırır. İşte sakınmanız için ALLAH Teâlâ size bunları emretti." (En'am sûresi:152-154)

En'am sûresinin bu 152, 153 ve 154. âyet-i kerimelerindeki bu on vasiyet, emirler ve nehiyler bütün peygamberlerin şeriatlarında muhkem olarak vardır. Bu teklif ve vasiyetlerin beşi emir, diğer beşi de yasak şeklindedir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mehmet Talu Arşivi