Hasan Karakaya

Hasan Karakaya

Bu millet CHP’yi iktidar yapmaz, çünkü!

Bu millet CHP’yi iktidar yapmaz, çünkü!

Muhabir arkadaşlarımız Kenan Kıran’ın “CHP’li Trabzon Belediyesi” ve Hüseyin Kulaoğlu’nun “CHP’li İzmir Belediyesi” ile ilgili haberlerini okurken, inanın tüylerim diken diken oldu... “Olmaz ki” dedim, “Halkın inançlarına bu kadar da saldırılmaz ki!”... Birinci sayfamızda sıraladığımız “yasakçı 6 uygulama”nın, CHP amblemindeki “6 ok”u çağrıştırdığını düşünebilirsiniz... Ama, CHP’nin yasakçılıkları, “6 madde”ye sığmayacak kadar çok!.. Düşünebiliyor musunuz; CHP, hem de “2009 Türkiyesi”nde bu “zorbalık”ları uygulayabiliyor... Yani; İzmir’de olduğu gibi; “belediye otobüsleri”ni bile “kamusal alan” ilân edip, “başörtülü öğrenciye paso yasağı” getiriyor!.. İşin enteresan tarafı; aynı CHP, “çarşaflılara rozet” takarak veya “Kur’an Kursu açılımı” yaparak, “mütedeyyin” insanlardan oy almaya çalışıyor!.. Artık siz karar verin; “inanç”larında ve “ideoloji”lerinde “samimi” olan kimdir?.. “Belediye otobüslerini kamusal alan ilan edip, başörtülü öğrenciye paso verilmesini yasaklayan” CHP’li İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu mu, yoksa “Yakalarına rozet taktığı çarşaflılardan oy bekleyen” CHP Genel Başkanı Deniz Baykal mı?..
Evet; “samimi” olan hangisidir?..
Kimdir “dürüst” olan?..
Ya, Trabzon’un CHP’li Belediye Başkanı Volkan Canalioğlu’nun yaptıklarına ne demeli?..
Düşünebiliyor musunuz;
Adam, hem de Trabzon gibi bir yerde, “vatandaş tarafından yaptırılan 184 hayrat çeşme”de bulunan “Besmele” künyelerini söktürmüş!..
Bununla da yetinmeyip;
“Mezarlıklardaki hadis levhaları”nı kaldırtmış iyi mi?..
Hızını alamamış olmalı ki;
Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezi’nde düzenlenen “nikâh töreni” sonrası “Kur’an-ı Kerim okunması”nı ve “evli çiftlere Kur’an-ı Kerim hediye edilmesi”ni de yasaklamış!..
Yine tatmin olmamış ki;
Daha önceki belediye başkanı tarafından yaptırılan ve içinde yıllarca ibadet edilen “mescid”i de kapatmış!..
“Kütüphane”lerdeki “tefsir ve hadis kitapları”nı kaldırtması da cabası!..
Öyle sanıyorum ki;
“Yaptıklarımız, yapacaklarımızın teminatıdır” anlayışındaki CHP’li Başkan 29 Mart’ta yine seçilirse, herhalde bu defa da “Zağnos Burçları’ndaki tuğrayı sökmeye” kalkar!..
Eee, CHP’dir bu!..
“Ne yapsa yeridir!”

ZEKİ SEZER’DEN CHP TAHLİLİ
Bu örnekler, “CHP’nin halktan niye oy alamadığı”nı ve bu halkın CHP’yi niye “iktidar” yapmadığını görmeye herhalde yeterlidir!..
Söyleyin Allah aşkına;
“Halkın inançları” ve “mukaddes”leriyle bu kadar “kavgalı” bir parti, milletten oy alıp da hiç iktidar olabilir mi?..
Olamaz!.. Olamıyor da!..
Hemen söyleyeyim; “görüşü ve tavrı belli” bir “CHP muhalifi olduğum” için böyle düşündüğüm söylenebilir!..
Ama bunu, sadece “ben” değil, “CHP’nin seçim ortağı DSP” de söylüyor!..
Evet, DSP Genel Başkanı Zeki Sezer söylüyor!..
Efendim, Zeki Sezer, dün Bartın’daymış!.. Seçim otobüsünde hem halkı selamlamış, hem de gazetecilerin sorularını cevaplamış... Bir ara uğradığı “DSP seçim bürosu”nda; partililerin, “DSP, seçimlerden çekilip, CHP’ye destek verecek diyorlar... CHP’lilerin yaydığı bu şayia doğru mu?” şeklindeki soruları üzerine demiş ki;
“Pislik yapıyorlar, ahlak dışı davranıyorlar!.. Birileri kendi güçlerine güvenmiyor, 'DSP olmazsa biz kazanırız' diyor... Bu halk size oy vermiyor, sen bunu bilmiyor musun? 1999 seçimlerinde Edirne'de tek başımıza yüzde 57 oy aldık, Baykal ise yüzde 8,5'ta kalmıştı. İkimiz birlikte girdiğimizde ise yüzde 24 aldık. Bu millet bunlara oy vermiyor.
Millete tepeden bakıyorlar. Bu millet CHP'yi iktidar, Baykal'ı da Başbakan yapmaz!.. Zaten Baykal'ın da öyle bir derdi yok. Ona o koltuk yetiyor. Onlar, bu pislikleri yapacaklar, hep yaptılar, ama hiç iktidar olmadılar. Ben önümüzdeki hafta, Baykal ile bir araya geliyormuşum, çekildiğimi açıklıyormuşum. Terbiyesizler, onlar gitsin kumda oynasınlar!..”
Lütfen dikkat;
Bunları, bir “CHP muhalifi” olan “ben” söylemiyorum... Bunları “CHP’nin seçim ortağı” söylüyor!..
“CHP’lilerin tavrı” için diyor ki;
“Pislik!.. Ahlâk dışı!.. Terbiyesizlik!”
“Millete tepeden bakan CHP ve Baykal” için söylediği ise şu:
“Bu millet CHP’yi iktidar, Baykal’ı da Başbakan yapmaz!”
Niye yapmaz;
“Millete tepeden baktıkları” için!..
İşte bu yüzdendir ki;
CHP, dün de “halkın oylarıyla iktidar” olamadı, bugün de olamaz!.. Bu gidişle, yarın da olamayacak!..

CHP’NİN GÜNAH DOSYASI!
Hani, bir söz vardır:
“Kenarına bak bezini; anasına bak, kızını al!”
Niye böyle demişler; Çünkü ana, bir “kök”tür, “gen”dir!.. Hem “geçmişin özellikleri”ni yaşatır, hem de bunu “geleceğe” taşır!..
O halde; bir türlü “iktidar” olamayan “bugünkü CHP”nin geçmişine bakmak lâzım..
Bay Deniz Baykal’ı, “bugünkü CHP’nin sesi” olarak; yani, ses çıkaran bir “def” olarak kabul eder de “geçmiş”ine gidersek, orada da “Şef”ini görürüz!..
Yani, “Milli Şef” İnönü’yü!.
Malûm, “Milli Şef İnönü” de, hayatı boyunca “halkın oylarıyla hiç iktidar” olamamıştı!..
Peki, niye iktidar olamamıştı?..
Herhalde, “günah”ları yüzünden!..
Evet, “günah”ları yüzünden!..
Bugünkü Yayın Kurulu toplantısında, “CHP gelirse böyle yapar” başlığına karar verdiğimizde, ben “CHP’nin geçmişi”ni düşünüyordum...
Geçmişini ve “CHP’nin Günah Dosyası”nı!..
Bilmem, hatırlar mısınız?.. Haftalık Aktüel Dergisi; bundan 18 yıl önce, yani 8 Ağustos 1991 tarihli sayısında, “CHP’nin Günah Dosyası”nı açmış ve 1923-1981 yılları arasındaki “sicil”ini sermişti gözler önüne!..
İşte orada, “CHP’nin Diktatörlük Yılları” anlatılıyordu. Hem de, “Atatürk’e rağmen” sürdürülen bir diktatörlük!.. Dahası; “Atatürk’ün bile şikâyetçi” olduğu bir diktatörlük!..
Bu durum; derginin 26. sayfasından şöyle anlatılıyordu: “1930’lara gelindiğinde Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ve Serbest Fırka, kuruluşlarının hemen ardından, beş yıl arayla kapatılmış, cumhuriyetin kuruluş günlerindeki coşkulu birlik havası dağılmış, muhalefet susturulmuştu.
Atatürk, 1930 yılında Fethi Okyar’a şöyle diyordu:
“Bugünkü manzara, aşağı yukarı bir dictature manzarasıdır... Ben öldükten sonra arkamda kalacak müessese, bir istibdat müessesesidir.”
Dönemin ünlü gazetecisi Zekeriya Sertel, o günleri “Halk artık bu göstermelik seçimlerden bıkmıştı, katılma oranı yüzde 25’i bulmuyordu” diye anlatır.”

MİLLÎ ŞEF DESPOTİZMİ!
Atatürk, bu “öngörüsü”nde haklı çıktı!..
Nasıl mı?..
Buyrun okuyalım:
“1938’de Atatürk’ün ölümü üzerine cumhurbaşkanı olan İsmet İnönü, Atatürk’ü “Ebedi Şef”, kendisini de “Milli Şef” ilan ettirdi.
Basın Kanunu, üzerinde lehte ve aleyhte konuşma olmaksızın Meclis’te değiştirildi. Gazete ve dergiler bu dönemde toplam 44 defa kapatıldı.”
Böyle bir zihniyet, bu ülkeye “özgürlük” getirecek ve millete “soluk” aldıracak öyle mi?!?..
Rüyamda görsem, inanmam!..

VERGİ SÜRGÜNLERİ VE ÖLÜLER!
Peki, gazeteler “kapatılma” tehdidi altındaydı da, acaba “halk” rahat mıydı?..
Bir “Varlık Vergisi” vardı ki, dillere destan!..
Hâlâ hatırlanan olay şu:
“1942’de çıkartılan yasayla, servet sahibi herkes “varlık vergisi” ödemekle yükümlü kılındı. Azınlıklardan, gerçek servetlerinin bile üstünde vergi ödemeleri istendi. Vergiyi ödeyemeyen, çoğu gayrimüslim 1.400 kişi, Erzurum Aşkale’deki çalışma kamplarına sevk edildi. Bunlardan 21’i orada öldü.
Dönemin İstanbul Defterdarı’nın bile:
“Bu kanunun vergi kanununa benzer tarafı yoktu. Sinir sistemimizden Hitler’in isterik ürperişleri geçiyordu” dediği vergi, azınlıkların kitleler halinde Türkiye’yi terk etmelerine yol açtı.”

İLK DIŞKI YEDİRME, CHP DÖNEMİNDE!
Madem ki “halkın hâl-i pürmelâli”nden söz açtık, devam edelim...
Efendim;
Yazılanların aksine, “ilk dışkı yedirme” hadisesi “CHP dönemi”nde yaşanmıştır!..
Aktüel, bunu şöyle yazıyor:
“Köylülere dışkı yedirme işkencesine de ilk defa CHP iktidarında rastlandı. 1947’de DP’li kooperatif başkanının hükümetçe görevden alınmasına karşı çıkan Isparta’nın Senirkent Bucağı halkıyla jandarmalar arasında çatışmalar oldu.
Jandarmalar köylüleri dayaktan geçirerek, dışkı yedirme, işediği şapkayı başına geçirme, yere yatırıp üstüne binerek dolaştırma gibi işkenceler uyguladılar.”

YA İKTİDAR OLURLARSA!?!
Size bir şey itiraf edeyim mi?..
Yoruldum!..
“CHP’nin günahları”nı yazmaktan yoruldum!..
Ama, eminim ki;
CHP yorulmaz!!!..
Mazallah, bir “iktidar”a gelseler var ya, “kaldıkları yerden devam” ederler!..
Hem de;
Daha sert bir “despotizm”le!..
“İzmir ve Trabzon’daki şehitlikler”e bakın, ne dediğimi anlarsınız!..
Bunlar, “belediye”de böyle!.. Allah korusun; bir de “iktidar”a gelseler var ya!..
Milleti Allah koruyor Allah...
=============
CHP’nin intikamı!
“CHP zihniyeti” taşıyanların, herhangi bir yerde, bir “köşe başı”nı tuttuklarında neler yaptıklarını ve neler yapabileceklerini gördük... Aşağıdaki yazıda; “CHP’li başkanlar”ın İzmir ve Trabzon’da neler yaptıklarını özetledim... Yüksek Seçim Kurulu’na da “CHP zihniyeti” hakim olmalı ki; her gün bir “dayatma” ve her gün bir “yasak”la karşılaşıyoruz!.. “Seçime, neredeyse saatler kala” diyorlar ki; “Nüfus kartında kimlik numarası şart!”...
Millet “kuyruk”lara girip “çile” doldururken, bir “yasak” daha: “Sandık müşahitleri başörtülü olamaz çünkü oy kullanılan yer de kamusal alandır!” Bu “kafa” var ya; bir gün gelir; “örtülü” ve “sakallı” vatandaşlara, “umumi tuvaletler”i de yasaklarsa, hiç şaşmam!..
Şu hâle baksanıza; “belediye otobüsleri”ni bile “kamusal alan” ilân ettiler!..
Bana öyle geliyor ki; “CHP’nin hakim olduğu” her yerin, bundan böyle “kamusal alan” ilân edilme ihtimali vardır!.. Bir gün gelir; “İzmir’de başörtülü dolaşmak da yasak” derlerse, sakın şaşırmayın!..
Eee, n’aapsın adamlar?.. “İktidara gelemedikleri” için, “ceberrutluk”larını “belediye”lerde uygulayıp, tatmin oluyor zavallılar!..
Hem de; “oy vermiyor” diye, “halktan intikam” alıyorlar!

Önceki ve Sonraki Yazılar
Hasan Karakaya Arşivi