Serdar Arseven

Serdar Arseven

Hükümet “uyduruyor!..”

Hükümet “uyduruyor!..”

Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker’in “Silivri’deki davaya ilişkin tavrını belli ettiği, yani ihsas-ı reyde bulunduğu” yönündeki tespitlerin fazla önemi yok.
Niye olsun ki;
Kendisi “Biz AB tipi demokrasi değiliz” diyor ya...
(Bu bakış açısına göre)
“Bizim yargıçlar da AB tipi değil” demektir!..
Öyle ya;
Demokrasimiz AB tipi olmayacak da yargıcımız mı AB tipi olacak?..
“AB tipi olmayan” için de “ihsas-ı reyde” bulunmanın ne sakıncası olacak?..
EĞİTİMSİZ TÜRKLER, EĞİTİMSİZ KÜRTLER!..
Geçelim, şu meseleye:
HSYK üyelerinden “bir tekini bile” Meclis atamamalıymış!..
Niçin?..
Meclis tablosunu şöyle veya böyle “vatandaş” belirliyor ya… Galiba onun için!..
“AB tipi ülkelerde” vatandaş bilinçlidir; kimi niçin seçeceğini bilir!..
“Türkler” ise…
Tıpkı “Kürtler” gibi eğitimsizdir!..
Bundan dolayı da; “tek bir üyeyi dahi” seçememelidir!..
ATLAMASAYDINIZ NE İYİ OLACAKTI
Sevgili Hasan Gerçeker, bir bölümü atlamış konuşmasından;
“Yargı bağımsız olacaksa, yandaş yargı olmaması gerekir” cümlesi ne iyi giderdi be!..
O zamanın soldan çarklı Adalet Bakanı’nı hatırlardık;
“Elbette militanlarımı yerleştireceğim adalete, ne yani Faziletçilerle, Ülkücüleri mi yerleştirecektim!..” nidası çınlardı kulaklarımızda…
Sevgili Gerçeker’in atladığı mesele ne kadar da önemli…
Yargı yandaş olmamalı.
Hiçbir yargıç, Genelkurmay’a çağrılmamalı.
Çağrılsa da gitmemeli.
Paşaları esas duruşta karşılamamalı.
Üniformalılardan “brifing” almamalı.
Ve yargı bağımsızlığına “her zaman” sahip çıkılmalı!..
Tavırlar “duruma göre” değişmemeli!..
Değil mi!..
NE OLDU-BİTTİSİ ARKADAŞ!..
Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in geçtiğimiz günlerde açıkladığı ve bizim de Vakit ailesi olarak geniş yer ayırdığımız “Yargı reformu eylem planı taslağı”na tepkiler fevkalade yüksek perdeden...
Diyor ki “yargı bağımsızlığı” diye bir kavramın var olduğunu henüz yedi yıl önce keşfedebilmiş bulunanlardan birileri:
“Hükümet, oldu-bittiye getiriyor!..”

Ya ne oldu-bittisi arkadaş;
1.5 yıldır cayır cayır toplantılar yapılmıyor mu?..
Sizler o toplantılara davetli değil miydiniz?..
Ülke genelinde görev yapan Cumhuriyet başsavcıları, adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu başkanları ve bölge idare mahkemesi başkanlarının da katılımıyla hazırlanan taslak, 14 Kasım 2008 tarihinde, yani aşağı yukarı bir yıl önce ellerinize verilmedi mi?..
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na, Anayasa Mahkemesi’ne, Danıştay’a, Askerî Yargıtay’a, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi’ne, Türkiye Barolar Birliği’ne, Türkiye Noterler Birliği’ne, Barolara, Hukuk Fakültelerine…
Hepsine gönderilmedi mi?..
Ankara Hakimevi’nde, yukarıda teker teker sıraladığımız kurumlara ilave YÖK’ün de katılımıyla bir Çalıştay düzenlenmedi mi?..
Orada ilkeler üzerinde “mutabakat” sağlanmadı mı?..
Daha nerenin görüşünü alsın Bakanlık?..
Birilerinin “Oldu bittiye getiriliyor” dememesi için daha nerelere başvursun?..
Kim katkı sunmak istedi de sunamadı?..
Kebapçılar Odası’nın mı görüşü eksik kaldı?..
ERBAKAN HOCA’YI NİYE BEĞENMİYORDUNUZ O ZAMAN!..
Öyle, hükümet oldu-bittisi filan yok ortada…
Ne var?
Açık:
AB’nin “dayatması” var…
“Yargıda da bize uyacaksın!”
Bunu diyor adamlar!..
“Biz AB tipi demokrasi değiliz” diye feryat edenlere geçmiş olsun…
“AET, AB” gibi kurumlara kökten karşı olan Erbakan Hoca’nın üzerine “Seni kökten dinci!” diye diye gidenler…
“Brifinglerden” aldıkları ruhla Hoca’yı indirenler…
Şimdi;
AB standartlarına “uymak” durumundalar!..
Hükümetin yaptığı “uydurmak” sadece!..


Önceki ve Sonraki Yazılar
Serdar Arseven Arşivi