Ahmet Taşgetiren

Ahmet Taşgetiren

Fırtına nasıl dinecek?

Fırtına nasıl dinecek?

"Cin şişeden çıktı" ifadesi şu anda sadece "Kürt sorunu" ile başlayan gerilimi değil, Türkiye'deki mevcut bütün koordinatların sorgulanması gerçeğini işaret ediyor. Müthiş bir "beyin fırtınası" yaşıyoruz ve bu, entelektüel bir lüks olmanın çok ötesinde, toplumun her kesimini başka yere savuracak bir fırtına niteliği taşıyor.
CHP lideri Baykal'ın Başbakan'a ve iktidar partisine yönelik suçlaması "Sen memleketi ayrıştırıyorsun, Cumhuriyet'in en önemli projesi olan bu coğrafyada bir ulus yaratma eylemini geriye çeviriyorsun" şeklinde.
MHP lideri Bahçeli'nin Başbakan'a ve iktidar partisine yönelik suçlaması "Sen, emperyalist ülkelerin bin yıldan bu yana yürüttükleri 'Şark meselesi" politikasına aracılık ediyorsun" şeklinde.
Her iki suçlama da, neresinden bakarsanız bakın, "ihanet"i içeriyor.
Yani iki muhalefet partisine göre iktidar memlekete ihanet içinde.
-Milleti bölüyor, vatanın bir parçasının elden çıkmasına zemin hazırlıyor.
Bunu kim yapıyor?
Halkın çoğunluğunun oyunu alan, 80 ilde milletvekili çıkarıp, memleketin doğusunda batısında halkta karşılığı olan bir siyasi ekip yapıyor!
Peki bu suçlamayı getiren, yani "vatan müdafaası" yaptığına inanan kim?
O da, Sivas'ın doğusundan milletvekili çıkaramayan, halktaki toplam karşılığı yüzde 30'larda olan iki siyasi kadro.
Bundan çıkacak sonuç ne?
Demek ki halkın çoğunluğunun memleketin karşı karşıya bulunduğu tehlike karşısında hiçbir duyarlılığı yok hatta vatandaş o ihanet hareketine arka çıkıyor!!!
Bu mudur?
Vatandaş memlekete ihanet halinde midir?
Bunu söylemek akla ziyandan öte bir şey.
"Bölücülük"le suçlanan hareketin lideri DTP Genel Başkanı Ahmet Türk ise "Asıl Baykal'ın söylemi böler Türkiye'yi" diyor.
Hadi çıkın işin içinden bakalım.
Kim böler Türkiye'yi, cevap verin.
Dersim'i tartışıyoruz, Menemen'i tartışacağız, İstiklal Mahkemeleri'ni tartışacağız, Atatürk'ün çevresini tartışacağız, tek parti dönemini tartışacağız, terörle mücadelenin içini-dışını tartışacağız, TSK'nın sistem içindeki rolünü tartışacağız, din-devlet-toplum ilişkilerindeki yanlışları tartışacağız, Cumhuriyet'in demokrasiyi içselleştirip içselleştirememesini tartışacağız, sandıktan çıkan iradenin sistemi ne kadar belirleyebileceğini tartışacağız, Beyaz Türkü-Yağız Türkü tartışacağız, laikliğin militanını-pasifini tartışacağız, Sünniliği-Aleviliği tartışacağız, gayrı Müslim azınlıkları tartışacağız, bu ülkenin Müslüman karakterini tartışacağız...
Evet, neredeyse iğneden ipliğe bu ülkede halledildiği sanılan ama ilk sorgulamada da halledilmediği ortaya çıkan her şeyi tartışacağız.
Şu anda, bu tartışmadan ortaya çıkan kaos görüntüsü.
Fırtına...
Darmadağınıklık.
Herkesin bir şey istediği ama kimin kimden neyi alacağının belirli olmadığı bir durum söz konusu...
Asker şaşkın.
İktidar şaşkın.
Muhalefet şaşkın.
Ve halk şaşkın.
Tartışmalarda varıldığı sanılan sonuç, bir başka kademede çıkmaza giriyor.
Ertelenmiş, ertelenmiş ve birikmiş sorunlar, birdenbire sayılmaya başladığında, ülkenin bir sorunlar yumağı ile iç içe olduğu görüntüsüne yol açıyor.
Açılım, açılım, açılım...
Kaç açılım paketi açmak gerekiyor şu anda?
"Kurulu düzen" diye kutsana gelen şeyin çok da iyi kurulmadığı sonucu ile karşı karşıyayız.
Bazı çevreler bu fırtınalı ortamdan kaygı duyuyorlar.
Ama, "kurulu düzen"in öyle gitmesi de mümkün değil çünkü acıları biriktire biriktire orasından burasından patlak vermiş durumda.
"Kurulu düzen"in altındaki halk iradesi ne" diye sorsanız, güçlü bir irade çıkmaz. Çünkü şu anda muhalefet halk oyu ile gelen iktidarı yerden yere vuruyor, halk oyu ile iktidar olan siyasi kadro da, bizzat yürütmekte olduğu sistemi restore etmeye uğraşıyor. Yani çarklar birbirini yiyor.
Ben derim ki, iktidar ve muhalefet, daha uzlaşmacı bir dil bulmalı ve "Evet sorunlar var, bunları konuşarak çözelim" noktasına gelmeli. Değilse, fırtına sonrasında herkes "Elde var sıfır"ı görmek zorunda kalabilir. Dileyelim o sıfır ülkenin bütünlüğü olmasın.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ahmet Taşgetiren Arşivi