Nusret Çiçek

Nusret Çiçek

Türkün de dedesi Osmanlı Kürdün de dedesi Osmanlı!

Türkün de dedesi Osmanlı Kürdün de dedesi Osmanlı!

Şimdi de “Kürt Açılımı” diyoruz...
Bir dönem Kürtlerin horlandığı gerçek, hatta öylesine ki ne kitaplarımızda, ne yasalarımızda Kürt adından bile bahsetmedik.
Hep “Türk” dedik...
“Ne mutlu Türk’üm diyene”.
Neden Türk’e mutluluk oluyordu da Kürd’e olmuyordu?
Sonra da evliyasına nağme döşedik...
Onlara dağ yaratığı anlamında gart gurt dedik...
Ne zaman dedik?
Birileri, 1789 Fransız ihtilalinin küllerini ülkemize doğru yelleyip “ırkçılık damarımızı” horozun ibiği gibi kabarttığı zaman...
Bir gece ansızın...
“Tuna Nehri akmam diyor”.
1960 darbesinin simgesini Gazi Osman Paşa yaptıklarında tarih kirlendi, bizler kirlendik... Ayrışma ve de vuruşma saatleriydi o günler...
Fitne tohumu ektirenler şimdilerde fırtına biçtiriyorlar.
Ümmet iken kardeştik, yurttaş olunca bir de karındaş türedi aramızda.
Kuluçka makinesi gibi...
Bir başkasının spermini vücudunda taşıyan annenin çocuğu ile diğer nikâhlı kocasından olan çocuğu karındaş oluyorlar.
Kardeş olamıyorlar.
Nasıl ki ümmet olmadan millet olmuyor, nikah olmadan da kardeşlik olmuyor.
O yüzden çekilen silahların tetiklerindeki parmaklar hep nikâhsız.
Vicdansız....
Irkçılık bir saatlik iş değil, yılların birikimi ve de bir zamanların devlet politikasıdır.
Akıllıya kırk gün deli dedik...
Oysa biz 1000 yıl aynı yastığa baş koyan şanlı bir milletin çocuklarıyız.
Türkün de dedesi Osmanlı, Kürdün de dedesi Osmanlı.
72,5 milleti bir arada asırlarca kavgasız nizasız tutmayı başaran Osmanlı köprüsünün altından çok sular geçerken, medeniyet diye önümüze koydukları kirli suyun bakteri ürettiğinin yeni farkına varıyoruz...
Yurttaşlarım...
Veya yoldaşlarım...
Nereden bilebilirdik ki paketlenmiş servislerin içerisi zehir doludur.
Tarihi kirletilmiş bir millet...
Sevdası da kirletilmiş, anası da...
Arap isminde kedimizle köpeğimiz vardı biliyorsunuz...
Komutan, Kürt Mehmed’e sormuş:
“Oğlum Mehmet, bayram neye denir?”
Mehmet bayılmış bu soruya:
“Helva ile pilavın çıktığı güne derler komutanım.”
Müjdesini veriyor Kur’an-ı Kerim.
“Mü’minler ancak kardeştirler.”
İşte bu şuurda...
Helva ile pilav bir çıksa ah...
Hem de Kürt pilavı, yanında bir de koca başlı soğan (pirzov)...
Nasıl da bayram yapardık değil mi?
O zaman Kürd’ün avluya girmesi için evliya olmasına gerek yok, avlu müşterek, düşünceler müşterek. Kıble müşterek, bayrak müşterek, vatan müşterek...
Biz ne yurttaşız, ne yoldaşız, ne de karındaş...
Sadece ve sadece gardaşız...



Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Nusret Çiçek Arşivi