Milli Egemenlik ya da hokkabazlık

Milli Egemenlik ya da hokkabazlık

Milli Egemenliğin 90. Yılını kutluyoruz.
“Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olması” ilkesi ve kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin bu ilkeyi temel mesnet kabul etmesi, düşmanın vatandan kovulması kadar önemlidir.
Egemenliğin tek meşru kaynağı ve sahibi vardır; o da millettir.
Demokrasi, millet iradesi ve egemenliği ile beslenir.

Hem demokrasiden söz etmek, hem de millet iradesine çeşitli düşünce ve kaygılarla şerh koymak, bağdaşır şey değildir. Milletle kan ve doku uyuşmazlığı olanların, millet iradesini küçümseyenlerin, milli egemenliği ‘sözde’ benimseyenlerin, demokrasiyi özümsediklerini söylemek mümkün müdür? Jakobenlik, milli egemenlikle bağdaşmayacağı gibi Atatürkçülükle de bağdaşmaz.
Demokrasilerde milletin rüştünü ispatlayıp ispatlamadığı tartışma konusu yapılamaz. Dolayısı ile millete vasi gerekmez.

Millet adına yetki kullanan kişi, kurum ve kuruluşların, milli iradeyi esas almaları gerekir. Aksi halde, yetki aşımı ya da yetkiyi kötüye kullanma söz konusu olacaktır.
Ne yazık ki, bazı mihraklar yetkilerini aştıkları gibi hadlerini de aşmaktadırlar. Başının üzerinde Demokles’in kılıcını sallandırmak, demokrasiyi hokkabazlığa indirgemekten başka bir şey değildir.
Milli iradenin tam olarak teşekkül etmesi, özgürlüklerle mümkün olabilir. Hangi düşünce ve inançlarla olursa olsun, korku ve kaygılarla, evhamlarla yasak duvarlarının yükseldiği ortamda millet iradesinin tecelli etmesi beklenemez.
Esasen yasakların esas, özgürlüklerin istisna olduğu ülkelerde, devlet milletinden korkuyor demektir. Aynı zamanda milletine şüphe ile bakmaktadır. Bu tür devletler, ne denli güçlü görünürlerse görünsünler, aslında büyük zaaf içerisindedirler ve sağlam temeller üzerinde değildirler.
Milletten korkmak ve kaçmak ve hastalıklı bir ruh dünyasının dışa vurumudur; millet düşmanlarının bu illetten kurtulmalarını dilemek, onların da iyiliğinedir ve bir insanlık görevidir.
Milletiyle ve milletinin değerleriyle barışık devletler ise geleceğe güven içerisinde bakabilirler; çünkü, her türlü zorluğu aşabilecek güç ve kapasiteye sahiptirler.

Millet iradesi demokrasi ile tecelli eder. Millet demokrasi ile güçlenir. Demokrasiyi ve çok sesliliği zaaf gibi göstermek, bilimsellikten uzak, gerçeklik payı olmayan bir safsatadır.
Türkiye Cumhuriyeti, çetelerin, bazı mihrakların, güç odaklarının, kendini milletten üstün gören jakobenlerin cumhuriyeti olmayacaktır. İliklere kadar işlemiş de olsa, bu safralar er ya da geç atılacaktır.
Demokrasiye kast eden habis urun metastas yapmasına izin verilemez.

Çanakkale’de, Sakarya’da, Anafartalar’da Türk milletine toslayınca kapıdan giremeyen, fakat şimdi bacadan girmek isteyen yabancılarla halvet olanların kendilerini milletin yerine koyarak Türkiye Cumhuriyeti’nin gerçek sahipleri gibi caka satma hakları yoktur.
Zaman zaman inkıta’a uğrasa da, demokrasi treni asla rayından çıkartılamaz, güzergahı değiştirilemez.
Millet, iradesine sahiptir/sahip çıkacaktır.
Millet iradesi gasp edilemez.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Arşivi