Nusret Çiçek

Nusret Çiçek

Gündem iki önemli noktada seyrediyor

Gündem iki önemli noktada seyrediyor

Birisi Vakit Gazetesi’ne yükletilen asrın tazminat davası.
Diğeri de Baykal skandalı.
312 Generalli davaya bakan mahkeme bana göre “yargı adına” isabetli bir karar verememiştir. Öyle anlaşılıyor ki bu tip “rejim endeksli” kararlar çok konuşulacak, çok anlatılacak. Hatta toplumda bıraktığı izdüşümü nedeniyle de hiç unutulmayacak.
Hukukçular olarak belleğimize kazıdık bu kararı.
Nasıl oluyorsa?!.
Gazete 312 generali tanımaz. O kişiler hakkında “incitici” tek bir cümle sarf etmediği halde “kıyas yolu ile” trilyonluk tazminata mahkum oldu...
Dile kolay, trilyon!
Türkçesi parasal linç demektir.
“Kurumsal ve de ideolojik” dayanışma adına açılan bu tip davaları biz değil, belki de tarih boyunca nesillerimiz yargılayacaktır.
Ezilenin ahı sürecek, sorulacak, alınacak...
“Sanma bu tekerlek kalır tümsekte.”
Kısacası gazete yazarının konu ettiği iki generaldi, ne var ki bunlar generalden generaller çoğaltarak 312’yi buldular.
312 bulununca da sesi gür çıktı...
1 trilyon 800 milyar!
Okuyun bakalım okuyabilecek misiniz?
Birisi Kars’ı işgal eden Rus ordusuna methiyeler yazan şairi överse, diğeri de en azından dörtyüz yıl Osmanlı hakimiyetinde kalan topraklara diyar-ı vatan demekten imtina ederse ben o gibilerine “çoban bile olamaz” neden diyemem?..
Bir general var, bir de tarih şuurundan yoksun generalcikler...
...
Asıl önemli olan konu anayasa değişikliğinin 8. maddesi hariç diğer maddelerinin kazasız belasız Meclis’ten çıkmasıyla Baykal’ın seks skandalının aynı zaman dilimine rastlaması tesadüfi olamaz.
Döküldü ortalığa murdarın rengi,
Kurtlar sofrasında açıldı şantaj kapakları...
Baykal anayasa değişikliğini engelleseydi pornografik görüntüleri yayınlanmazdı...
Türkçesi, Baykal’a birileri git diyor...
Hem de diyen kendi içinden. Değilse, Baykal günahına istifa etmezdi.
Hem niye etsin ki!
Toplumdaki bu tip çözülmeleri bilseniz Baykal’ınki devede kulak kalır. Hatta Baykal’ı “günah keçisi” gibi görürsünüz...
Olay gayet net; meşru zemindeki ikinci nikah yasaklandı, kadınlar çağdaşlık adına karşı cinslerini tahrik edecek şekilde açılıp saçılarak sokaklara döküldü, eğitimden maneviyat kaldırıldı... Ve de kollamalı kayırmalı bir düzen oluşunca tabii ki bu tip ilişkileri yapanlar değil, yayanlar suçlu olacak!
...
Şimdi anladınız mı “zinanın” suç kapsamından neden çıkarıldığını?
Kimin eli kimin cebinde, kimin eşi kimin yatağında belli olmayacak.
Şu anda eski ceza kanunundaki hükümler yürürlükte olsaydı, kameralı görüntüleri ortalığa dökülen evli milletvekili bayan ile Baykal ceza alacaktı. Şimdi ise kimi İslamî kesimlerden teselli mükafatları alıyor...
Suçlu otur, ihbar eden ayağa kalk!
İşin garibi ne biliyor musunuz?
Baykal’a telefon açıp da yapacağı bir şeyin olup olmadığını soran Cemil Çiçek’in bakanlığı döneminde zina suç olmaktan çıkartılarak özel hayatın kapsamına alındı!
Özel hayat, ne kadar kirli çamaşır varsa hepsi içerisinde.
Bu kadar kirliliği bu toplum daha fazla taşıyamaz...
Görüyorsunuz ya, ikiyüzlüler, skandalın sorumlularından ziyade (görüntüleri değil tabii, haberi) yayınlayanlara yükleniyorlar.
Gerekçeleri de hazır, İslamiyetmiş.
O halde Aczimendi lideri görüntülendiğinde aynı ağızlar neden sustular?
O zaman benim de aklıma gelen odur ki; Baykal’a telefon edip geçmiş olsun dileklerini ileten kafalar mertçe ortaya çıkıp Müslüm Gündüz’den de özür dilemelidirler.
Değilse, adamına göre İslamiyet olmaz, ikiyüzlülük olur.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Nusret Çiçek Arşivi