Yılmaz Öztuna

Yılmaz Öztuna

Amerika-Japonya

Amerika-Japonya

Amerika’nın, Japonya’ya, 1945 öncesi gibi, dev askerî güç olması teklifi, büyük gelişmedir. ABD’nin 21. yüzyıl boyunca Pax Americana’yı sürdürmeye kararlı bulunduğunun açık delilidir. Pax Americana, Pax Ottomana ve Pax Britanica gibi (ya itaat et, ya itaatsizliğinin sonucuna katlan!) diye en kaba ve incitici şekilde tarif edilebilir. Bu pozisyonu asırlarca kullandığımız için biz Türklerin yadırgayacağımız bir kavram değildir.
Pasifik dediğimiz Büyük Okyanus, Arz’ın yarısından büyüktür (165 milyon km2). Bu uçsuz bucaksız denizin gerçek, hattâ tek hâkimi 1945’ten bu yana Amerika’dır. Okyanusun doğu yarısına mutlak egemendir (kuzeyde Kanada, güneyde deniz ve havada Amerika’ya rakip olamayacak Latin Amerika devletleri var). Okyanus’un batı yarısında ise Amerika dikkatli davranmaya mecburdur. Vaktiyle İngiltere’nin egemenlik alanı idi. Bugün bu bölgede 2 çok büyük potansiyel ekonomik ve askerî güç bulunuyor: Çin ile Japonya.
Çin, biz Türkiye süper uçak gemisi hediye ettiğimizden beri (bu olayı unutmadık) denizde de kuvvet kazandı! Ancak, zaten en büyük çapta kara, hava ve deniz kuvvetlerine yakın geçmişte sahip olan Japonya yeniden silâhlanırsa, Amerika, rahatlayacaktır.
Zira Japonya, Amerika’nın çok sadık müttefikidir. Japonya anayasası silâhlanmayı yasaklamıştır ama, Japonya, çok, pek çok kısa müddet içinde yeniden Asya’nın süper askerî gücü olabilecek kapasiteye sahiptir. Çin ve Kuzey Kore’ye karşı, okyanusun kuzeybatısını savunabileceği muhakkaktır.
Büyük Okyanus’un güney-batısında ise, Amerika’nın diğer değişmez müttefiki, Avustralya bulunuyor. Silâhlı kuvvetleri güçlüdür. Yeni Zelanda da yanındadır. Uzak Doğu’da Amerika’nın diğer müttefiki Tayland (Siyam) var. Malezya, Singapur, Brunei, Tayvan, hattâ Endonezya ve hattâ Çinhindi’ndeki Tayland dışında kalan 4 devlet de Burma hariç Amerika ile bugün rahat ilişkiler içindedir.
Amerika’dan çok nefret edenlerin ümit bağladıkları Çin’in, bulunduğu coğrafyadaki dengesi böyledir. Japonya, anayasasını değiştirirse bu denge, daha kesinleşir, hattâ keskinleşir. Amerika’nın Pasifik ve Uzak Doğu’daki durumunu özetledim. Yazıma, geçen asrın dünya çapında en büyük politikacılarından olan 2. Abdülhamîd’in şu çok vecîz jeostratejik cümlesi ile son veriyorum: (Harbi denizlere hâkim olan taraf kazanır). Ancak tam bir değerlendirme için, diğer kıt’alara da göz atmak gerekiyor ama, sütunum burada tükendi, inşallah başka bir güne...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yılmaz Öztuna Arşivi