Mahir Kaynak

Mahir Kaynak

Seçime doğru

Seçime doğru

Seçimler yaklaşırken herkes daha çok oy almak için halkın taraf olacağı, yani kendisinin de bildiği ve karar verebileceği konular gündeme gelir. Uluslararası sorunlar, dünyadaki ekonomik gelişmeler, büyük güçler arasındaki görünmeyen ama sonuçları herkesi derinden etkileyecek konular gündemde olmaz. Onun yerine heykel, içki, sigara, dizilerdeki görüntüler hakkındaki tartışmalar ön plana çıkar. Ayrıca sadece konuların değil kullanılan üslubun da halkın hoşuna gidecek biçimde olmasına özen gösterilir.

Mahkemelerde kendisinin Türkçe savunmasının daha kolay olduğu durumda bile Kürtçe konuşmakta ısrar edilir. Amaç desteklenen partinin daha çok oy almasıdır. Sorunların ortaya çıkarılış biçimi de bu amaca uygundur. Cumhurbaşbakanının ziyaretinin sorunsuz geçmesine özen gösterilirken her fırsatta sokaklar savaş alanına çevrilir.

Bunlar seçim sürecinde uygulanan taktiklerdir. Strateji genellikle gözden kaçar ama sonucu belirlemekte kullanılan taktiklerden daha büyük rol oynar.

Stratejileri anlamak değerlendirme ile mümkündür. Çünkü ne elde bir delil olur ne de bunlar ilan edilir. Güç odakları kapalı kapılar arkasında stratejilerini belirler ve karşı taraf hamleye başka bir hamleyle cevap verir. Şimdi bu stratejileri değerlendirmeye çalışacağım ve söylediklerimi herhangi bir delille desteklemem söz konusu değil. Sadece gözlemlerime dayanarak neler düşünülmüş olacağını tahmine çalışacağım.

CHP’deki lider değişikliği halkın iradesi sonucunda değil bilinmeyen odakların operasyonu ile gerçekleşti. Yeni yönetim halkın desteğini sağlamak amacıyla söylemlerini, CHP’nin geleneksel rejimi savunan söylemlerinin dışına çıkardı ve halka yöneldi. Değişim de zaten bu amaçla yapılmıştı ve yeni politika için uygun kişinin Kılıçdaroğlu olduğu düşünüldü.

Partinin arkasındaki güç değişmemişti ama politiklarını değiştirmişlerdi. Ancak bir boşluğun oluştuğu gözden kaçırılıyordu. Geçmişte cumhuriyetin kuruluş felsefesi olarak adlandırılan ve arkasında küçümsenmeyecek bir destek olan düşünceyi savunan kalmamıştı.

Bu kitle ile halkı bir araya getirecek bir yapı oluşturulabilirdi ve bunun için en uygun adres DP olurdu. Bunun için hedefe uygun bir dünya görüşü inşa etmek ve bunu temsil edecek bir lider bulmak gerekiyordu. Bu partiyi yenileyip destekleyecek güç kararını önceden vermişti ve CHP’yi destekliyordu. Yani ekonomik güç ve onun yönlendirdiği medyanın favorisi CHP olmuştu. Ancak bu tercih geçmişte CHP’yi destekleyen ve statükocu, darbeci gibi sıfatlarla anılan kitleyi temsilcisiz bıraktı. Bu kitlenin bir bölümü önümüzdeki seçimde MHP’ye yönelebilir ama Türkiye’nin dünya üzerindeki yeni konumu ile bu partinin ideolojisinin uyuşmaması desteğin önemini azaltır.

Cumhurbaşkanlığı seçimi en az genel seçim kadar önemli olacaktır. Başkanlık sistemi ya da Cumhurbaşkanlığının yetkilerinin artırılması, cumhurbaşkanının halk tarafınan seçilmesi nedeniyle moral etkisinin de artması bu seçimin önemini artırmaktadır. Siyasi partilerin bu seçimde kimi destekleyecekleri önemlidir ve belirlenen stratejiler önemli ölçüde bu seçiminin sonuçlarını etkilemeye yöneliktir. Sizce CHP, MHP, BDP cumhurbaşkanlığı seçiminde kimi destekler?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mahir Kaynak Arşivi