Mevlüt Özcan

Mevlüt Özcan

Prensipli yaşamak gerekir

Prensipli yaşamak gerekir

Sevgili okurlarım! (Bu yazımı daha önce 16.09.2010 tarihinde yayınlamıştık. Lüzumu üzere bugün tekrar yayınlıyorum.)

Gelin, hemen şimdi şöyle bir muhasebe yapalım. Hepimiz müdrikiz, elhamdülillah...

• Her sabah yeni bir başlangıçtır.

• Her gün bir bütündür.

• Öyle ise, her sabah uyanınca, bugün nasıl iyilik, hizmet ve hayırlı faaliyet yapabilirim, diye düşünüp plânlayalım.

• Yeri geldiğinde elimizden geliyorsa iyilik yapmayı, hizmet yapmayı ertelemeyelim...

Her sabah uyanınca:

• Nefsimizi engelleyeceğimize,

• Kin beslemeyeceğimize,

• Haset etmeyeceğimize,

• Kibirlenmeyeceğimize,

• Kıskançlıktan uzak duracağımıza,

• Kimseye kem (kötü) gözle bakmayacağımıza,

• Kimseyi kırmayacağımıza,

• Kimseyi aldatmayacağımıza,

• Yalan konuşmayacağımıza,

• Tanıdığımız, tanımadığımız herkese selâm vereceğimize,

• Herkese tebessümle bakacağımıza,

• İbâdetlerimizi yapacağımıza,

• Namazlarımızı vaktinde kılacağımıza,

• Haramlara tevessül etmeyeceğimize,

• Helâl olanlarla iktifa edeceğimize,

• Hilekârlık yapmayacağımıza SÖZ VERELİM...

• Sadece yediklerimizle yaşayamayız. O hâlde, her gün kültürümüzü, bilgimizi artıralım... Ahlâkımızı yüceltip, güzelleştirmeye gayret edelim...

• Ülkemizin hâli yürekler acısı, onu nasıl düzeltebiliriz, bozulmada bizim payımıza düşen nedir, bozukluğu gidermenin çaresi nedir sorularının cevabını bulalım... Gereğini mutlaka yerine getirelim...

• Her gün kitap okuyalım. Çünkü kültürün, ilmin, hikmetin kaynağı kitaplardır.

• Eskiden Müslümanlar, bugünkü kadar göz ve kulak günahı işlemezlerdi. Şimdi televizyon, radyo, basın, kalabalık şehirler bu günahların patlamasına yol açtı. Her yer günah galerisi hâline geldi. Günah arenaları oluşturuldu. Bunlardan nasıl korunacağız? Bu konu üzerinde asla ihmalkârlık etmeden durmalıyız. Çareleri mutlaka tatbik etmeliyiz...

• Çevremize iyi örnek, güzel önder olmaya söz vermeliyiz... Sözümüzün eri olmalıyız...

• Az sadaka çok belâyı def eder. Sadaka vermeyi ihmal etmemeliyiz. Hiç olmazsa karşılaştıklarımıza güler yüzle bakmalıyız... Bu da bir çeşit sadakadır.

• Sadaka deyince sokak başlarında, caddelerde, köşelerde bucaklarda dilenen profesyonel isteyicileri anlayamayalım. Bunlara verilenler sadaka sayılmaz. Yardıma muhtaç gerçek fakirler hayâlarından dolayı bir şey isteyemezler. Bizler onları arayıp bulmalıyız... Gerekeni de bunlar için yapmalıyız...

Her sabah, bu gün en az:

• Bir yetimi sevindirmeye,

• Bir fakiri memnun etmeye,

• Bir akrabamızı bizzat (veya telefonla ya da diğer iletişim vasıtalarıyla) arayıp hatırını sormaya,

• Bir komşumuzun durumunu öğrenmeye,

•Hiç olmazsa bir kişinin ihtiyacını gidermeye,

•Bir kişiye iyiliği tavsiye edip kötülükten vazgeçirmeye,

• Bir kişiye nasihat temeye,

• Bir kişiye Kur'ân'dan bir âyet nakletmeye,

• Bir kişiye Peygamberimiz Efendimiz (s.a.v.)'in bir hadisini tebliğ etmeye kendi kendimize söz verelim...

Var mısınız böyle delikanlı, hakiki Müslüman olmaya?

İşte hodri meydan...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mevlüt Özcan Arşivi