Abdulkadir Özkan

Abdulkadir Özkan

İnsan gücünün sınırını anlamak!..

İnsan gücünün sınırını anlamak!..

Ankara'da pazartesi gece yarısından itibaren başlayan kar yağışı meteorolojinin uyarılarına rağmen hayatı felç etti. Yani yağan kar beklenmedik bir anda aniden bastırmış değildi. Bu bakımdan ilgililerin gerekli tedbirleri almalarına fırsat vardı. Gereken tedbirleri de almışlardı. Buna rağmen insanlar araçlarını yol kenarlarına bırakıp evlerine ya da işyerine yürüyerek gitmek zorunda kaldılar.

Bu noktada elbette herkes konumuna göre bir suçlu arayacaktı, aradı da. Halk, belediyeyi yeteri kadar tedbir almamakla suçladı. Buna karşılık Melih Gökçek de yaptığı açıklamada yıpranmış lastiklerle trafiğe çıkan sürücüleri suçladı. Bu suçlamalarda iki tarafın da kendilerine göre haklı tarafları vardı. Ancak, bu haklılıklar olayın boyutunu, tabii olaylar karşısında insanın yetersizliğini ve güçsüzlüğünü anlatmaz. Çünkü, sürekli yağan kar ya da yağmura karşı ne kadar tedbir alırsanız alın bir noktadan sonra aciz kalabilirsiniz.

Geçtiğimiz üç gün boyunca Ankara'da yağan kar insanoğlunun tabii olaylar karşısındaki aczini gösterdi. Hem de insanların çoğu araçlarını evlerine bırakarak yollara düşmüş olmalarına karşılık trafik durma noktasına geldi. Her ne kadar ana yollar açık tutulmuş olsa da Ankara trafiğinin sadece ana caddelerdern ibaret olmadığı gerçeği karşısında yapacak fazla bir şey de kalmadı.

Görüldü ki sürekli yağan kar ya da yağmur, deprem ya da yanardağ patlaması karşısında insan oğlu hangi tedbiri alırsa alsın yetersiz kalmaktadır. Bu bakımdan bizlere düşen her türlü tedbiri almak ama buna rağmen aldığımız tedbirlerin işe yaramadığını görmemiz karşısında boşuna suçlu aramanın anlamsızlığıdır. Bunu söylerken önceden alınması gereken tedbirleri yetersiz alan bir takım yetkililerin sorumluluklarını göz ardı ediyor değilim. Dikkat çekmek istediğim husus insanoğlu aya gidebilir, aylarca uzayda dolaşabilir ama şiddetli soğuk ya da kar yağışı karşısında yetersiz kalabilir. Bunu hatırlatmaya çalışıyorum. Bilim ve teknolojide hangi noktaya gelinmiş olursa olsun insanoğlunun gücü ve becerisinin ilahi güç karşısında yetersizliğine, aczine dikkat çekmeye çalışıyorum. Bir süre öncede ABD'nin Başkenti başta olmak üzere pek çok şehirde yoğun kar yağışı karşısında hayatın durmuş olduğunu ve bu manzaranın günlerce sürdüğünü televizyon ekranlarında izlemiştik.

Evlerinin bahçesinden dışarı çıkmamak kaydıyla geçtiğimiz günlerde yağan kar çocuklar için bir eğlenceydi. Ama biraz uzaklaşınca adım atmakla güçlük çekiliyor, hep araçlarına hükmettiklerini sananların o günlerde hiçbir hükmünün kalmadığını, başını alıp giden araçları izledik. Kısacası insan neler yaparsa yapsın, neleri icat etmiş olursa olsun Yaratıcı'nın gücü karşısında bir hiç olduğunu görüyor. Belki sadece aldığı tedbirlerle sıkıntıların süresini kısaltabiliyor. Sonunda kapanan yolları açanlar teknolojik araçlar değil insanlar oluyor. Tüm teknolojik imkanların kullanıldığı bir savaşta bile son noktada piyadelerin hedefe ulaştığı gibi.

Evden çıkmamak kaydıyla pencereden kar tanelerinin yeryüzüne doğru düşüşünü izlemek güzeldi, çocuklar için bahçede kardan adam yapmak, birbirlerine kartopu fırlatmaları da eğlenceliydi. Ama ister kendi aracınızla ister toplu ulaşım vasıtaları ile trafiğe çıktığınızda öyle anlar geliyordu ki hiçbir şey yapamıyor, kendinizi kara teslim etmek zorunda kalıyordunuz. Hele bir de ana caddelerden çıkıp ara sokaklara girmek zorunda kalmışsanız aracınızı uygun bir yere bırakıp evinize ya da işinize yürüyerek gitmek en kolay olanıydı.

Üç gün yağan kar karşısında böylesine çaresiz kalan insanoğlunun bu vesileyle aynı kar yağışının 20 gün sürdüğünü ve muhtemel halimizi düşünmesi sanıyorum Yaratıcı'nın sonsuz gücünü kavramakta yardımcı olabilir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Abdulkadir Özkan Arşivi