Hüseyin Öztürk

Hüseyin Öztürk

Başbakan’ın Somali ziyareti erken gibi

Başbakan’ın Somali ziyareti erken gibi

Bana kalırsa Başbakan R. Tayyip Erdoğan’ın Somali ziyareti erken gibi.
Elbet Başbakan ve yetkililer, böyle bir seyahat için gerekli araştırma ve incelemeyi yapmış ve yaptırmış olabilirler ama bir daha söyleyeyim ki erken bir gidiş.
Kuzey Somali’nin şehirlerini, köylerini gördüm. Güney Somali’ye ise güvenlik nedeniyle gidemedim fakat görünen köyün ırağı olmuyordu.

Güney Somali’de hükümet yeni kuruldu. Bölgede bırakın barakadan bir oteli, lokantayı, kalınacak tek gözlü bir ev bile yok.
Cumhurbaşkanı konumundaki şahsın misafirhanesi, bizdeki bostan kulübelerine benzermiş.
Somalililer çok utangaç insanlardır, yüzleri yerde insanlardır, Başbakanımız ve ekibiyle candan ilgilenemezler.
Hükümetin yeni olması, açlığın ve susuzluğun dağları aşmış olması, gelen yardımların istenildiği gibi dağıtılamaması, zaten ellerini ayaklarına dolaştırmış.
Bir de bunun üstüne bizim Başbakan’ın gitmek istemesi, adamların feleğini şaşırtmış. Bunları nereden biliyorum. Geçen hafta bölgeden gelenlerden biliyorum.
Başbakanımız illa da gidecekse, birkaç saatliğine gidip gelmeli. Esas çok çok daha önemlisi, güvenlik meselesi.
Güney Somali Cumhurbaşkanını ve hükümet yetkililerini, “Ugandalı askerler” koruyormuş. Somali’nin askerleri arasındaki problem biliniyor olmalı.
Umarım ne demek istediğimi anlatmışımdır. Geçelim.

Somali’ye gidecek gıda yardımlarının içerisinde “kuru fasulye, nohut ve salça” varmış. Bu malzemeler en çok da Kızılay’da mevcutmuş.
Pek ala pek güzel. Lakin bu yiyeceklerin Somali’de pişmesi için ateş lazım, odun lazım. Adamların yakacak odunları, yiyecekleri saklayacak buzdolapları yok ki.
Bölgeye gidecek gıda yardımı, “un, şeker, yağ ve pirinç” olmalı. “Peki diğer yiyecekler ateş istemiyor mu” denilebilir.
En azından nohut ve kuru fasulye kadar istemiyor. Nasıl yemek yaptıklarını gördüğüm için söylüyorum, pirincin pişmesi için öyle çok ateşe ihtiyaç yok. Zaten bir tencereleri var.
Yine başka bir mesele de gıdaların dağıtım konusu. Dağıtım için bölgede ciddi bir alt yapı yapmadan insanlara ulaşmak çok zor.
Bu sebeple; Kızılay başta olmak üzere, Türkiye’den giden diğer gönüllü kuruluşlar, yardımların yerine ulaşması için işbirliği yapmak mecburiyetinde.
Akıl dağıtmıyorum, bölgedeki şartları bildiğim ve yaşadığım için söylüyorum. “Kimse Yok mu Derneği”, “Deniz Feneri”, “Kızılay”, varsa diğer kuruluşlar, bunların hepsi bir koordinasyon çerçevesinde dağıtım yapabilirse başarılı olunabilirmiş.
Mesela bir köye gidiyorsunuz, karşınıza asker kıyafetli adamlar çıkıyor. “Yardımlardan bize de verirseniz bu köye dağıtım yaptırırız, yoksa dağıttırmayız” diyor. “Kimsiniz” diye bile soramıyorsunuz. Somali halkı bir de böyleleriyle uğraşıyor.

Kısacası, Somali bizim yetimimizdir. “Ekmek, aş, su” götürelim ama esas kalıcı yatırımlar yapalım. Okul, hastane, aşevi gibi.
Sayın Başbakan söylediklerimi duyar mı bilmiyorum fakat ziyaretini biraz ertelerse iyi olur. Adamlar hele bir kendisine gelsin.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Hüseyin Öztürk Arşivi