Yener Dönmez

Yener Dönmez

Sen bir katil sevicisin

Sen bir katil sevicisin

Siyasal hareketlerin tükenişinin işaret fişeği, kaybolan heyecandır.
BDP’nin önceki gün gerçekleşen kurultayı tam da böyleydi.
Geçmiş kurultaylardaki, yüksek gerilim, kitlenin coşkusu ve izdihamdan eser yoktu.
Zaten küçücük olan salonda “boşluklar oluşmasın” diye Parti görevlilerinin sık sık içeri girenleri dışarı çıkmamaları için uyarması hazindi.
Salon coşsun, gerilim yükselsin, heyecan çıksın adına her şey yapıldı.
PKK Marşı okuyacak kadar ileri gittiler.
Öcalan posterleri, PKK sloganları, PKK’lılara saygı duruşu dahil her şey vardı.
Ama tüm bu çabalara rağmen heyecan üretemediler.
Oysa son seçimde tarihlerinde görülmemiş sayıda milletvekili çıkardılar.
Coşkunun dozunun buna paralel daha yüksek olması düşünülebilirdi.
Lakin kazın ayağı öyle değil.
O milletvekillerinin çıkarılış sürecinde bölge halkı üzerinde kurulan baskılardı sayıyı bu denli yükselten. Silvan saldırısı sonrası Devlet’e hakim olan “aklın” ürettiği kırılma, her seçimde ivme kazanan sandık başı baskıyı da, BDP’nin bütün tahrik çabalarına rağmen üretemediği gerilimi de açıklıyor.
Kayıplar veriliyor, şehit haberleri geliyor doğru ama, devlet ilk kez PKK’yla kendi metotları ile gerçekten savaşacağını gösterdi.
Devletin gücünü göstermesi, bölgede illallah ederek PKK’ya mecburen yaklaşan kitlenin ibresini değiştiriyor. İşte havadaki bu değişim ve Devlet’in Güneydoğu’da hakim olmaya başlaması BDP’ye heyecansızlıkla başlayan bir tükeniş süreci olarak dönüyor.
“Silahlı mücadele yapmayalım, biz Öcalan’la bu işi çözeriz” zihniyetindeki pazarlıkçı “açılımcıların” sözünün dinlenmediği bu gidişat sürerse, BDP’nin her gün eriyişi devam edecek.
Bakın Öcalan’a ziyaret izni verilmeyince etkisi nasıl yok oldu.
Hiçbir devlet bir terör örgütü liderini bu denli konuşturmaz.
Türkiye Öcalan’ı susturunca paralel biçimde Fıratnews de Roj tv de etkisini kaybetti.
Öcalan paradigmanın bir tarafı olmaktan çıktı.
Bunu BDP takip edecektir.
Başından beri doğru niyetli herkes “Türkiye, Kürt sorununu kendi inisiyatifiyle çözmeli” dedi.
Öcalan’ın pazarlığı, BDP’nin şantajları, PKK’nın tehdit ve saldırılarıyla değil.
Bir: Öcalan sesi duyulmadıkça, avukatlarının üzerinden yayın yapamadıkça unutulup yok olacaktır.
İki: BDP, şantajlarına boyun eğilmedikçe, şımarıklıklarına aldırılmadıkça, gerilim politikalarına duyarsız kalındıkça tükenecektir.
Üç: PKK ise aralıksız süren hava operasyonlarıyla ve yapısal reformların tamamlandığı, yetkinin sivillerde olduğu, Jandarma Özel Harekat (JÖH) ve Polis Özel Harekat’ın (PÖH) kullanıldığı bir süreçte silahla bitirilecektir.
Özetin özeti:
- “Saçının teline zarar geldi”
diye Öcalan için artık ortalık savaş alanına çevrilemiyor.
Çünkü KCK ağır darbe aldı. Sesini duyan yok haftalardır, kimseye umur değil.
-BDP kitlede heyecan üretmeyen etkisini kaybetmiş bir parti konumuna düştü. Dağa küsen tavşan gibiler...
Güzel günler yakın yeter ki “açılımcı” ve “pazarlıkçı” zihniyete dönülmesin.
Şu lafım da Sırrı Süreyya Önder’e...
Pazar günü sözde “PKK Marşı” eşliğinde öldürülen PKK’lılara saygı duruşu yapanlar arasında o da vardı.
Hep insanlıktan, çocuklardan, çiçeklerden bahseder, romantik cümlelerle NTV ve CNN gibi televizyonlarda...
Şehir merkezlerine, parklara bomba koyarak onlarca çocuğu öldürdükten sonra çatışmalarda ölü ele geçirilen PKK’lılar var ya, hani şu annelerinin elinden tutup parkta dondurma yerken paramparça olan masum çocukların katilleri...
İşte Sırrı Süreyya onlar için saygı duruşu yaptı.
Ey Sırrı Süreyya sen bu saatten sonra bir katil sevicisin...
Çocukların kutsal adını, katiller için saygı duruşu yaparken kapanan iğrenç dudaklarının arasına alma bir daha...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yener Dönmez Arşivi