Abdurrahim Karakoç

Abdurrahim Karakoç

Bu ilamın çıkacağı malûm olmuştu

Bu ilamın çıkacağı malûm olmuştu

Sayın Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Anayasa Mahkemesi yargıçlarının dünyaya parmak ısırtan kararı için "Malumun ilamı" deyimini kullanmıştı...
Zaten herkese malum olmuştu... Sadece en başta AKP'li Cemil çiçek ve bazı başını kuma gömmeyi marifet sayanlar hariç...
Ben, kıymetli yargıçları suçlamaya kalkışanları insafa davet ediyorum... Şayet arkalarında bazı güç odakları ve özellikle de sol medya kuruluşları olmasaydı, yargıçlar daha temkinli davranırlardı...
Eğer herhangi bir konuda CHP yetkilileri ayaklarına çorap giymeyi unutarak telaşla Anayasa Mahkemesi'ne, Danıştay'a koşuyorlarsa, vardır elbette bir bildikleri...
Gazeteler: "Yine CHP'nin isteği kabul edildi" yazdılar... Maluma ilam gerekmez ki...
Baştan beri, “AKP kapatılacaktır” dedik, kimseyi inandıramadık... Yine de diyorum, AKP için kurtuluş yolu kalmamıştır... Kesinlikle kapatılır... çünkü 11 üyeli Anayasa Mahkemesi'nde 1 Demirel, 8 Necdet Sezer oyu vardır... Bu 9 oy her zaman blok halinde kullanılıyor... Sebebini hiç düşündünüz mü?
Sahi, sayın yargıçlarımız tarafsız karar verdiklerine kendileri inanmaktalar mı?
6 Haziran Cuma günü yayınlanan gazetelerde ağır itham veya isnat, veya gerçekler yer almıştı...
Zaman: "Mahkeme CHP talebine uydu..."
Yeni Şafak: "Hukuka tecavüz..."
Sabah: "Yasak kızım!.."
Vakit: "Yargı egemenliği..."
Star: Egemenlik kayıtsız-şartsız yagıçların..."
Bugün: "Milli iradeyi yok saydılar..."
Taraf: "Egemenlik kayıtsız-şartsız yargıçlarınmış..."
Ve soruyorlar:
"Raportör niçin vardır?" Sahi niçin vardır, kim biliyor?
"AKP kapatılmaz mı?.." Bu soru esasen Cemil çiçek ve A. Latif Şener'e sorulmalı...
"Parlamenter sistem sıkıcı mı?"
Evet, bazıları için sıkıcıdır... Dikta dönemi artıkları için çok sıkıcı.
"411 oy mu daha inandırıcı, 9 oy mu?"
Eğer birisi "bizden büyük yoktur" diyorsa, karşısındakiler de onu kabullenircesine susuyorlarsa, 9 oy, 21 milyon seçmen oyunu hiçe sayar...
Yani AKP-MHP ve mecliste üyesi bulunmayan partiler...
Unutmuş olamazsınız... Bir zamanlar "sayısal üstünlük değil, siyasal üstünlük önemlidir" vezicesi yumurtlayanlar olmuştu... O yumurtanın sahipleri ve yumurtadan çıkan civcivler ülke dışına çıkmış değiller...
En çarpıcı soru şöyle:
"Meclis ne işe yarayacak...?"
27 Mayıs darbesinde, 12 Eylül darbesinde, 28 Şubat "post modern" darbesinde ne işe yaramış ise şimdi de o işe yarayacak...
Şimdi de şu soruyu soralım:
"Son Anayasa Mahkemesi kararı hukuki bir darbe değil mi?"
Hukukçulara sorarsanız ayan/beyan bir darbedir... çünkü, yetkisini aşmıştır mahkeme... Esastan incelemenin yapılamayacağını ileri süren hukukçular, tıpkı 367 komedisi gibi bir netice çıktığı kanısındalar...
İşte buna, "Biz yaptık oldu" denir...
Nitekim oldu...
Görünürdeki 9 kişi, görünmez yandaşları ile 70 milyonluk Türk milletinin iradesine el koyuyorlar...
Korkak, pısırık ve inisiyatif almaktan çekinen iktidar partisi hiç umursamıyor...
Yarın partileri kapatıldığında vaveyla koparacakları kesindir... Amma meşru hakkına veya haklarına sahip çıkmakta acizlik gösteren bir partiyi arkalamak abesle iştigal olur...
"Uyu uyu yat uyu" ninnileriyle geldik bu günlere...
Hiç göz açtırmadılar, bundan böyle de açtırmamakta kararlılar...
Biz gereksiz zamanlarda gereksiz yerlerde cambaza bakarken, maymunlar cebimizdeki paraları yürütüyorlar...
Bu yazı bugün bitmez... Bitmedi işte...
Yarın kaldığımız yerden açık cümlelerle devam ederiz inşallah...
---------
Maksatlar korkutarak teslim almaksa, yanlış
Seçilmeden ülkeye hakim olmaksa, yanlış
Her şeyin bir usülü, yolu vardır mutlaka
Gaye ölü evinde davul çalmaksa, yanlış...


Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Abdurrahim Karakoç Arşivi