Abdulkadir Özkan

Abdulkadir Özkan

Taşrada Kurban Bayramı

Taşrada Kurban Bayramı

Ülkenin Ankara, İstanbul gibi şehirlerinin dışında kalan bölümlerine kim ne zaman taşra demişse böyle bir tarif ortaya çıkmış. Elbette taşranın kendine has özellikleri vardır ve genellikle de bu özellikler korunur. Söz gelimi taşrada Kurban Bayramı yaklaşırken bir takım hayvan severler (!) ama insan sevmezlerin başlattığı kurban kesimi aleyhtarlığı yoktur. Her taraf kan oldu gibi insanları kurban kesmekten uzaklaştırmaya yönelik tartışmalar taşrada gündeme gelmez, gelse de ilgi görmez... Bilakis taşrada fakiri ve zengini ile kurban kesmek adeta bir yarış halini almıştır.

Bu Kurban Bayramı'nı Mersin'in Akdeniz Sahilindeki şirin ilçesi Bozyazı'da geçirdim. Aslında Akdeniz'in Anamur, Bozyazı ve Aydıncık ilçelerini içine alan bu sahil kesimine ilk defa geliyor değilim. Yıllardan beri fırsat buldukça gelirim. Ancak bu defa Bozyazı'ya yerleşmiş olarak bayramı geçirdim ve yöre insanının bayram alışkanlıklarını iç içe görmek ve yaşamak fırsatını buldum. Özellikle bayramın bahardan kalan bir havada geçmiş olması buralarda bayramı tam olarak yaşama imkanı verdi.

Bayramın ilk gününe kendisini çok önceden tanıdığım ve her zaman yakın ilgisini gördüğüm Osman Mert Bey'in annesi Pembe Teyze'yi ziyaret ederek başladık. Geçmiş bayramlarda Pembe Teyze'nin evinde oğulları ve torunlarını da görürdük ama bu defa biz erken davranış olacağız ki Pembe Teyze'nin kapısını ilk çalan biz olmuşuz. Oradan Anamur'un Bozdoğan köyüne Anamur İlçe Başkanımız Menderes Bora'nın annesi Ayşe Teyze'yi ziyarete gittik. Her bayram yalnız ve yaşlı insanları öncelikle ziyaret etmek beni mutlu eder. Gittiğim bu yaşlı hanımlar elbette kimsesiz değiller ve her ikisinin sanıyorum altışar çocuğu var. Çocuklarının tüm beraber oturma ısrarlarına rağmen evlerinin bacasını tüttürmeyi tercih ettikleri için yalnız yaşıyorlar.

Sevgili Menderes erken eşi ve çocukları ile birlikte Anamur'dan Bozdoğan'a gelmiş biz varana kadar kurbanı kesmişti bile. Asma çardağının altında kurban etinden hazırlanan kavurmayı yerken köyün sessizliği için dostlarla birlikte olmanın hazzını yaşadık.

Bayramın ikinci günü Saadet Partisi Anamur İlçe Teşkilatı'nda yıllardan beri görev yapan Ünal Uysal'ın davetine icabet ettik. Torosların yamaçlarına çıkarak yeşillikler içindeki Ünal'ın baba ocağında unutamayacağım bir bayram geçirdim. Ömrüm Ankara ve İstanbul gibi şehirlerde geçmiş olmasından olacak içimde hep kendimi yeşilliklerin kucağına atma özlemi vardı. Özlemimi ailenin tüm fertlerinin toplandığı Toroslar'ın eteğinde yeşillikler içindeki Korucuk köyünde giderdim. Bu arada 90 yaşında ama dinçliğini yitirmemiş Yunus Amca ile yaptığımız sohbetin tadını hep hatırlayacağım. Ailenin tüm fertlerinin toplanması anne ve babalarını gerçekten mutlu etmiş o dağ başındaki tek ev çocuk sesleri ile cıvıl cıvıl olmuş şenlenmişti... Çocukların bağırışları karşı dağlardan yankılanıp geri geliyor, bu arada uzaklarda yayılmakta olan Ünal'ın koyunlarının çan sesi eve ulaşıyordu. Kısacası bu bayram yıllardan beri hayalini kurduğum yaşantıyı ilk defa yakalamış oldum. Akşam dönerken eşim ve çocuklarımın da benimle aynı duyguyu paylaştıklarını, bayramın anlamını gerçek manasında hissettiklerini gördüm.

Üçüncü gün daha önceden Genel Başkan Mustafa Kamalak beyin katılımı ile Mersin İl binasında düzenlenecek bayramlaşmaya katılmayı kararlaştırmıştık. Anamur İlçe Başkanımız Menderes de bizi yalnız bırakmadı. Ailecek sabah erkenden Bozyazı'dan Mersin'e hareket ettik. Mersin Bozyazı arası yaklaşık 210 kilometre. Önce Erdemli İlçeye uğradık ve buradaki kardeşlerimizle bayramlaştıktan sonra Mersin'e geçtik.

Genel Başkan Kamalak ilan edilen saatte il binasında oldu. Burada önce basın mensuplarının sorularını cevaplandırdı ve İlin toplantı salonunda partililere hitaben yaptığı konuşmada ülke meselelerini Milli Görüş penceresinden değerlendirdi.

Genel Başkan Kamalak Mersin'e Adana'daki bayramlaşma programından Saadet Partisi GİK üyesi ve Adana eski milletvekili Yakup Budak ile birlikte gelmişti. Mersin'deki programın ardından bir başka programa yetişmek üzere ayrıldı.

Bu arada bir hususa daha dikkat çekmek istiyorum. Bu bölgede zengini fakiri hemen herkes kurban kesiyor. Diyebilirim ki insanlar kurbandan pay verecek kurban kesmemiş insan bulamıyorlar. Kurban payları genellikle yurtlara ve kurslara veriliyor. Buralarda insanlar nedense bazı yardım kuruluşlarına bağışta bulunarak kurbanlarının ülkemizin ve dünyanın çeşitli bölgelerindeki ihtiyaç sahiplerine ulaşmasına fazla ilgi duymuyorlar. Kurbanlarını bizzat kesmeyi daha çok önemsiyorlar.

Bayramın dördüncü günü ise bizim yazı tatilimiz bitmiş, mesaimiz başlamıştı. Bilgisayarın başına geçtiğimde aslında kafamda iki ayrı yazı konusu oluşmuştu. Ancak, Milli Gazete okuyucularını bir ailenin fertleri olarak gördüğüm için bayram duygularımı sizlerle paylaşmayı daha uygun buldum. Nasıl olsa ileriki günlerde günlük olayları değerlendirmeyi sürdüreceğiz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Abdulkadir Özkan Arşivi