Fatih Uğurlu

Fatih Uğurlu

DERSİM katliamını AK PARTİ yaptı

DERSİM katliamını AK PARTİ yaptı

Bugün derin bir nefs muhasebesi yapmaya karar verdim.

Bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi’ne çok haksızlık yaptığımızı düşünüyorum.

Yapmadıkları pek çok şeyi onların günah hanesine yazdık, iftira ettik. Ben bu vicdan azabına daha fazla dayanamayacağım.

İşte bugüne kadar ısrarla sakladığımız tarihi gerçekler:

Son günlerde yazdığım bir yazıyı tarihin çöplüğüne atıyorum. Evet, DERSİM katliamını CHP değil, AK PARTİ yapmıştır. Mağaralara sığınan yüzlerce insanın İngilizlerden alınan zehirli gazlarla fareler gibi öldürülmesinin emrini veren Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’dür. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da Sabiha Gökçen’e müdafaasız insanları havadan bombalama emri veren kişidir...

DERSİM’de anaları, babaları öldürülen, çocukları subay ailelerine evlatlık veren de Erdoğan’dır. Yani DERSİM’in kayıp kızları ondan sorulmalıdır. Bugün çıkıp DERSİM için özür diliyor. Bu katliamlar bir özürle kapatılabilir mi? O gün yerlerinden, yurtlarından edilen, başka yerlere sürülen DERSİM’lilerin yıllardır yaşadıkları travmayı nasıl atlatacaktır. Erdoğan, bu yaptıkları yetmiyormuş gibi bir de DERSİM’in adını “sizi tunç elimizle ezdik” diyerek TUNCELİ yapan da odur.

AK PARTİ’nin günahları sadece bunlar mı? Memlekette dini bir hava oluşmaması için binlerce yasak getiren ve ezanı da yıllarca Türkçe okutan ve karşı duranları da böcek gibi ezen yine bu partidir. Köylünün ürününü gasbeden, ahırından ineğini, koyununu, tavuğunu toplayan, ağır vergiler altında inim inim inleten de bunlardır. Köylü perişandır, insanlar ölülerini gömecek imam bile bulamamakta, onu son yolculuğuna uğurlarken üç metre kefen bezi bulmak ancak zenginlere mahsus bir mutluluk olmaktadır.

Bu partinin sadece adı aktır, kendisi kapkaradır. Hangi devirde yaşıyoruz? Bir bakın halimize bir partinin il başkanı aynı zamanda vali ve belediye başkanı olabilir mi? AK PARTİ bize bu garabeti yaşatmaktadır. Kurulan başka partiler dipçik zoru ile kapatılmakta ve dar ağaçları ile memleketimiz bir korku imparatorluğuna dönüşmektedir. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, İzmir’de dişçilik yapan kardeşini çağırmış ve:

- Sen, duyduğuma göre Cuma namazlarına gidiyormuşsun, bu benim laiklik anlayışıma terstir, bir daha gitmeyeceksin demek tuhaflığını göstermiştir. Bir kadro nasıl bu kadar dine düşman olabilir? İskilipli Atıf Hoca’yı yazdığı bir küçük kitaptan dolayı asan da, şapka giymedikleri için Rizelileri Hamidiye zırhlısı ile sahilden topa tutan da AK PARTİ’dir. Bu parti zamanında camilerimizin binlercesi ahır ve depo olmaya düçar olmuştur. Binlerce vakıf eserini, hatta camileri bile satan bu partidir.

Menemen’de bir çok suçsuz günahsız insanı asan zihniyet yine bu zihniyettir. Yetmemiş Menemen’de 32 insanımızı bîgünah darağacında sallandıran Mustafa Muğlalı, hızını alamamış, İran sınırında 33 Kürt vatandaşımızı fütursuzca kurşuna dizebilmiştir. 1960 yılındaki askeri darbeyi hazırlayan da yine AK PARTİ’dir. Halkın oyları ile iktidara gelen Demokrat Parti’yi kapatmak için bu darbe planlanmış Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu asılmış, Yassıada’da bir zulüm edası olarak tarihe geçmiştir.

Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan paralara resimlerini koymayı da ihmal etmemişlerdir. Bugün bu çılgınca gidişe bir dur demek için Cumhuriyet Halk Partisi kuruldu. Halk sokaklara dökülüyor ve:

- Kurtarın bizi bu zalimlerden, diye haykırıyor.

İzmir mitinginde bir vatandaş:

- Alın bir yavrumu size getirdim. Onu kurban olarak veriyorum. Ötekini de getireceğim. Onu da kurban edin. Yeter ki bizi bu zalimlerden kurtarın diyerek çocuğunu genel başkanımızın kucağına fırlatmıştır.

Milletimizi bu prangalı hayattan kurtaracak olan parti Cumhuriyet Halk Partisi’dir ve hızla büyümektedir. AK PARTİ’yi devireceğimiz gün yakındır.

................

Bana geçen hafta bir açıklama gönderen ve “Dersim katliamını CHP yapmadı, devlet yaptı diyen Kılıçdaroğlu’nun avukatı olan arkadaş, aynı zamanda “kem söz sahibinin” demeyi de ihmal etmemiş.

Lütfen yukarıdaki yazıyı her gün yemeklerden sonra birer defa okusun. Buna bir yıl devam ederse eminim bir şeyi kalmayacaktır.

İyi okumalar!

Önceki ve Sonraki Yazılar
Fatih Uğurlu Arşivi