28 Şubat'ın tek sorumlusu askerler mi?

28 Şubat'ın tek sorumlusu askerler mi?

28 Şubat postmodern darbesiyle ilgili yargılama süreci başladı ama nereye yöneleceği ve kimleri kapsayacağı tartışılıyor. Yargı son 5 yıllık darbelerle yüzleşme tecrübesiyle bir yol haritası izleyecek ama 28 Şubat'ı diğerlerinden ayıran önemli bir fark var. Bu postmodern darbe bir "sürecin" ürünü...
Bu yüzden de sık sık "28 Şubat süreci"nden söz ediliyor. Bu süreci organize eden hayata geçiren sadece "askerler" mi?
28 Şubat, eğitimden iş dünyasına, Susurluk'un üstünün örtülmesinden "gazeteci" kimliğinin bozulmasına kadar bu toplumu mecrasından çıkartan, onlarca haksızlığı yaratan bir "stratejik aklın" ürünü.
Siyaset bile tarihinde bu kadar bozulmamıştı. Bu postmodern darbenin elbette birincil sorumlusu elinde silah bulunduran askerlerdi. Ama daha fazla "rant" ve "güç" için o askerlere bu aklı dayatıp uygulatanlar kimlerdi?
28 Şubat ortak bir suçun adıdır.
AB ile Gümrük Birliği Antlaşmasına imza atan bir ülkede darbe yaptırmayı göze alacak kadar gözünü karartanlar kimlerdi?
O günden sonra olanlara bir bakın. İş dünyasında banka sahibi olmayan kalmadı. Ülkenin 50-60 milyar dolar parası hortumlandı. Bir kısmına yaramadı ama birçoğunun da üstüne gidilemedi.
Medya kişiliksiz hale getirildi. Bozuk olan eğitim sistemi yerle bir edildi. Bu yüzden 28 Şubat'ı üreten stratejik aklın tek sahibi askerler değil.
O günlerin "bin yıl süreceğini" söyleten ekonomik bir güç ve sivil bir akıl vardı. Nasıl organize edildiğini ifadeler ortaya çıktığında göreceğiz. Aslında bu gerçeği en çarpıcı biçimde Çevik Bir'in 1999'da Cumhurbaşkanlığına aday olmak için çıktığı basın toplantısında gördük.
Fenerbahçe'nin eski Başkanı Ali Şen'le birlikte çıktığı basın toplantısı tam anlamıyla bir fiyaskoydu.
28 Şubat'ın "Kudretli Generali" içi boş ve öngörü yoksunu söylemiyle var olan karizmasını da çizdirmişti. Entelektüel düzeyi düşük değil, yoktu.
Ve insana şunu dedirtiyordu: "Bu muydu 28 Şubat sürecinin stratejik aklını üreten komutan?"
Elbette 28 Şubat yargılamaları bir "cadı avı"na dönüşmemeli. Hem o sürecin başlattığı cadı avına son verilmeli hem de sorumluları hesap vermeli...
Tabii adil yargılanma koşuluyla.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Arşivi