Cevdet Kara

Cevdet Kara

BAŞBAKAN ŞİMDİ LEYLA ZANA İLE GÖRÜŞSÜN!

BAŞBAKAN ŞİMDİ LEYLA ZANA İLE GÖRÜŞSÜN!

Leyla Zana açıklamıştı ya…
Bu işi Başbakan çözer diye…

Başbakan da bu sözlere aldanarak zeytin dalı uzatmış...
Ve “Leyla Zana ile görüşebilirim” demişti…

Bunun da öncekiler gibi bir oyun, bir taktik, bir strateji olduğunu söylemiştik ama sözümüz para etmemişti…

Başbakan’ın etrafındaki danışmanları, yalakaları, dalkavukları her şeyi bilir de…
Onlardan başka hiç kimse hiç bir şey bilmez…

Bilmek için danışman olmak lazım…
Bakan olmak lazım…
Üst düzey bürokrat olmak lazım…
Lazım da lazım…

Onların dışında…
Ortaya koyduğunuz tespitlerin, görüşlerin, önerilerin hiçbir kıymet-i harbiyesi yoktur…
Hatta eleştirdiğiniz için hedef haline bile gelebilirsiniz…

Eğer çalışma arkadaşlarınızı ve sorun çözmedeki muhataplarınızı yanlış seçerseniz daha çok yanılırsınız…

Kürtlerin silahlı temsilcisi asla örgüt değildir…
Kürtlerin siyasi temsilcisi asla BDP değildir…

Örgütün de, BDP’nin de, arkalarındaki derin güçlerin de tek bir isteği var…
İsrail benzeri Marksist-Leninist piyon bir Kürt devleti kurmak…

Bir değil bin defa barış eli uzattınız…
Hani ne oldu…
Karşılığında kurşunlara, bombalara maruz kalıp gencecik insanları toprağa verdiniz…

Bin bir kere sözde ateşkeslere karşılık verdiniz…
Hani ne oldu…
Hain tuzaklara onlarca sivil, asker polisi kurban verdiniz…

Cumhuriyet tarihinde görülmemiş red, inkâr ve asimilasyon politikalarına son verdiniz…
Hani ne oldu…
İyi güzel ama yetmezlerle sürekli oyalandınız…

Kürtlerin temsilcisi bellidir…

Bu bazen Giresun’daki bir Laz…
İzmir’deki bir Boşnak…
Yozgat’taki bir Türk…
Bazen Hakkaride’ki bir Kürt…
Bingöl’deki bir Zaza’dır…

Kürtlerin temsilcisi bu coğrafyada yaşayan ve bu ülkenin birlik beraberliğini savunan herkestir…

Ölümün değil yaşamın altına imzasını atan herkestir…

Bölünmenin parçalanmanın değil birlik ve beraberliğin sözcülüğünü yapan herkestir…

İşte yine Hakkâri’de 8 ailenin ocağına ateş düştü…
Anaların gözlerinden yaş değil kan ve irin aktı…
Kadınlar dul…
Çocuklar yetim kaldı...

Ne zaman?

Kürtçenin seçmeli ders olarak kabulünün hemen ardından…
Kürt sorunun çözümüne yönelik bir iki ufak girişimin hemen ardından…

Zayıf olduklarında ateşkes ilan ediyorlar…
Hemen düşüyorsunuz…

Bir iki demokratik laf söylüyorlar…
Yelkenleri indiriyorsunuz…

İmralı’dan, Kandil’den medyaya bir iki mektup sızdırıyorlar…
“Tamam, bu işi çözdük” diyorsunuz…

Bu şekilde çözemezsiniz Beyler…
Çözemezsiniz…

Vatandaşın istekleri doğrultusunda doğru bildiğiniz bütün adımları kim kabul ederse etsin, kim karşı çıkarsa çıksın atacaksınız…

Vatandaşın her ikisinden birisi niye size oy verdi…

Gidin CHP’nin ağız kokusunu çekin diye mi?
MHP’nin asla verilmeyecek desteğinden himmet bekleyin diye mi?
Yoksa asla tatmin olmayan obur BDP’nin bitmek tükenmek bilmeyen isteklerine boyun eğin diye mi?

Bu işi onlar değil siz çözeceksiniz Beyler…

Ya barışı bu topraklara hâkim kılacaksınız…

Ya da bir daha vatandaşın önüne “Kürt sorunu çözeceğim” diye çıkmayacaksınız…

Çıktığınız anda bu güne kadar görmediğiniz bir tepkiyle karşılaşırsınız ki…
Verecek bir cevabınız olmaz…

Ne bu dünyada…
Ne de öteki dünyada…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Cevdet Kara Arşivi