Yener Dönmez

Yener Dönmez

Hüseyin Aygün’ün "genç arkadaşları"

Hüseyin Aygün’ün "genç arkadaşları"

"İki kişiydiler. Biri asıl militanların olduğu bölgeye gitti. Bulamadı ve dönemedi. İki kişi kaldık. Yanımda kalan arkadaş çok gençti ve yorgundu; hemen uyudu, ben uyumadım. Ben bekledim, o hemen uykuya daldı. Sabah ben onu uyandırdım...Genç arkadaşlardı, sarılarak ayrıldık”
Hüseyin Aygün’ün sarılarak ayrıldığı, rahat uyusun diye başında beklediği “genç arkadaşlar”ı Gaziantep’te 1-3-11-12 yaşlarında dört çocuğun da aralarında bulunduğu 9 masumu öldürdüler.

Bir yaşındaki Almina’nın bedenini, “genç arkadaşların” daha çok can alsın diye bombanın etrafına doldurulan beton çivileri delik deşik etti.
Onlar Hüseyin Aygün’ün “genç arkadaşlar”ı...
Her türlü hata yapma lüksleri var...

Çocuk da öldürürler, bebekleri çivilerle delik deşik de edebilirler!..

Aslında bu memlekette Aygün’ün “genç arkadaşları”ndan oluşan PKK’ya her şey serbesttir!
İstanbul’da caddede, Diyarbakır’da parkta, Antalya’da turistik tesiste bomba patlatabilirler!
Sivil-asker herkesi her biçimde katledebilirler!

Ve “genç arkadaşlar” bunları yaparken, ağabeyleri, ablaları Meclis’te “barış” kelimesini ağızlarından düşürmezler.

Her bahar ayında “genç arkadaşlar” silahlarını kuşanıp, şehirleri bomba doldurduğunda; Avni Özgürel gibi tipler Kandil’e çıkar “genç arkadaşlar”ın ağabeylerinin ne kadar barışçıl insanlar olduklarının propagandasını yaparlar. Eylem öncesi psikolojik zemini onlar hazırlar.

Kan göl olup aktıktan sonra kış ayları gelir. “Genç arkadaşlar” mağaralarına çekilirken, başka Avni Özgürel’ler ortaya çıkar ve PKK’nın pisliğini temizleyecek argümanlar atarlar ortaya.
BDP’liler yine barıştan söz eder, Meclis’in soytarısı Sırrı Süreyya Önder, türlü şaklabanlıklarla milletvekillerini güldürme eğlendirme işine koyulur.

Adam öldürmek, bebek öldürmek, üniversiteli kızların otomobilini 400 kurşunla delik deşik etmek, termosa bomba koyup parkın ortasında patlatmak, bayramı kana bulamak serbesttir PKK’ya!..
Hiç kimsenin vicdanı sızlamaz.

Uludere olayı üzerinden ortalığı yıkanlar “genç arkadaşları” hoş görür.
Örneğin Hilal Kaplan, Uludere’deki gibi ortaya atılıp yeri göğü inletmez.
Aylarca Uludere’den başka hiçbir mevzu yazmayan köşe yazarları, bir iki yazıda geçiştirirler Almina’nın minik bedeninin çivilerle delik deşik edilişini.

Yağmur çamur, sarp arazi demeden Uludere’ye koşan köşe yazarlarımız, Gaziantep’e gidip 1 yaşında, 3 yaşında, 11 yaşında, 12 yaşındaki bebeklerin ailelerine destek olmaz...
Çünkü PKK’lılar “genç arkadaşlardır” ve onlara her şey mubahtır!..

Gazetemize linç kampanyası başlatan Cengiz Çandarlar, Ali Bayramoğulları, Hilal Kaplanlar, Emre Aközler, Ahmet Hakanlar ve diğer bazı kompleksli Müslümanlar, Özgür Gündem gazetesinin PKK’nın her eyleminden sonraki zevk akan manşetlerine tek kelime etmezler.

PKK bülteni gibi çıkan Taraf’a toz kondurmazlar.
Eylemi üstlenecek mertliği bile göstermeyip dezenformasyon yapan Fıratnews’e bir eleştiri cümlesi kurmazlar.
“BDP’yle müzakere edilmeli” der onlar hâlâ...
“20 yaşındaki 8 genci şehit eden PKK’lı Soreş’le kucaklaşan bir partiyle mi müzakere yapılacak” diye sorma hakkınız bile yoktur.

Çünkü Aysel Tuğluk’un sarıldığı Soreş’in öldürdüğü “gençler” Mehmetçiktir... Cengiz Çandar için, Ali Bayramoğlu için, Hilal Kaplan için üzerine üç yazı yazmaya bile değmeyecek gençlerdir onlar.
Anadolu’da bolca bulunur ve kanları Kızılay Kan Merkezi’nde poşetliyse değerlidir sadece!
Yine de BDP’yi gösterdikleri açıklık için kutlamak lazım!

Teröristlerle buluştular ve kucaklaştılar, durdukları yeri açıkça ele güne ilan ettiler.
“Barış” lafını kendisine perde yapıp PKK’ya köşesini tahsis edenler de bu kadar açık olsa keşke.
Ama medya artık bu ekip tarafından domine edilemiyor, eskisi kadar.

Gerçekleri birileri yazıyor ve kamuoyu artık PKK konusunda olmadığı kadar uyanmış durumda.
Artık BDP’nin PKK’nın bir kolu olduğu nettir.

Ve BDP’yle veyahut PKK’nın herhangi bir unsuruyla masaya oturulamaz. Herhangi bir BDP’linin elini sıkmak, Almina’yı delik deşik edenin elini sıkmaktan farksızdır artık.

BDP’liler o kucaklaşmayla aynı olduklarını ilan etti çünkü.
Anlamazlıktan gelmek salaklık değilse ihanettir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
14 Yorum
Yener Dönmez Arşivi