Hüseyin Öztürk

Hüseyin Öztürk

Havariler ve Habib-i Neccar Hazretleri

Havariler ve Habib-i Neccar Hazretleri

Habib-i Neccar Hz.leri ve Hz. İsa Aleyhisselamın havarilerinin Antakya’da bulunuşları resmi kaynaklarda aşağıdaki gibi anlatılır.
“Habib-i Neccar Hz.leri, M.S. 40’lı yıllarda Antakya’da yaşamıştır. Roma döneminde Antakya halkı putperest olduğu için, Cenab-ı Hak, Hz. İsa’ya Antakya halkı için iki resul(elçi) göndermesini emreder.
Hz. İsa Antakya halkı için iki resul(elçi), daha sonra bir resul(elçi) daha gönderir. Resullerin(elçilerin) halkı irşada devam etmesine ilk inanan Habib-i Neccar’dır.
Antakyalılar bu olaya inanmayıp, resulleri(elçileri) taşlayarak öldürmeye karar verirler. Habib-i Neccar uzaklardan koşup gelerek, resullerin(elçilerin) doğru söylediklerini ve onlara inanmaları gerektiklerini söyler.

Burada bulunan putperestler Habib-i Neccar’a;
-“Bunlar seni kandırmışlar! Ya eski dinine dönersin ya da ölürsün şeklinde tehdide başlarlar.” Putperestler dediklerini yaparak Habib-i Neccar’ı öldürürler.
¥
Habib-i Neccar’ın şehit edilmesi ile ilgili birçok rivayet vardır. Bunların en yaygın olanı ve halkın anlattığı olay şöyledir:
Habib-i Neccar’ın başı eski adı Silpiyus, şimdiki adı Habib-i Neccar dağında, vücudundan ayrılır.
Vücuttan ayrılan baş yuvarlanarak bugünkü cami ve türbesi bulunan yere gelir. (bir rivayete göre vücudu da başı da bugünkü türbesinin içindedir.)
Başka bir rivayete göre de Habib-i Neccar, kopan başını koltuğunun altına alıp, Kur’an’dan ayetler okuyarak bir süre dolaşmış ve bugün türbesi bulunan yere kadar gelerek buraya düşmüştür.

Habib-i Neccar Hz.leri ile Hz. İsa Aleyhisselamın havarilerinin Antakya’da buluştuğu kesindir ve bu duruma her iki taraf da inanmaktadır. Yazılı tarihler de aynı noktada birleşir.
Ayrıca bu hadise Kur’an-ı Kerim’in Yasin suresi’nde de geçer.
¥
Habib-i Neccar, marangozlukla uğraşan kendi halinde birisidir.
Hazreti İsa’nın elçileri Yahya ve Yunus ise şehre gelmeden önce kazancının yarısını fakir fukaraya dağıtan, diğer yarısını çoluk çocuğuna harcayan, Allah’ın has kullarındandır.
Yasin suresinin 20. ayetinde; “... O sırada şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi...” diye bahsedilen kişinin Habib-i Neccar olduğu ve Yasin’in 13-32 ayetleri arasında anlatılan olayın Habib-i Neccar, Yahya, Yunus ve Şem’un-ı Sefa’nın yaşadığına inanılır.

¥
O günlerden bugünlere geldiğimizde aslında değişen bir şey yok. İnançsız ve imansız caniler; makama, paraya, şeytana ve puta tapan teröristler bugün de var.
İşte hemen Hatay’ın yanıbaşında Suriye’deki katliamın başı Esed; binlerce asırlar ötesindeki, İsa Aleyhisselamın havarileri ile Habib-i Neccar’ı öldürenlerden farkı ne?
Rusya, İsrail ve İran’dan başka dünyanın hiçbir metrekaresinde nefes alıp veren kimsenin onaylamadığı bu katliamın inşaallah sonu yakındır.
Rabbim mazlumların yardımcısı olsun. Esed’in ve onları destekleyenlerin şerrinden tüm dünya insanlığını korusun. Amin.

Hayırlı bayramlar.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
Hüseyin Öztürk Arşivi