Ersoy Dede

Ersoy Dede

AVM’lerde namaz


AVM’lerde namaz


Alışveriş merkezlerinde ibadet etmek için uygun mekanlar olmayışının sanıyorum artık haber değeri kalmadı.. Zira kanıksadık. Kabullendik bu durumu.. Niye? Herhangi bir AVM’de, yediğimiz hamburger soğuksa kıyameti kopartıyoruz.

Peki gittiğimiz yerde namaz kılacak bir küçücük odanın olmaması bizi neden rahatsız etmiyor ki?.


ÇÜNKÜ ORALARA GİTMİYORUZ

Yukarıdaki paragrafta sorduğum soruya verdiğim en rasyonel cevap bu..

Çünkü biz o AVM’lere gitmiyoruz. Tabii bu bir reddediş değil. Sadece sosyolojik bir gerçeklikten söz ediyorum burada. Sonuçta serbest piyasa olduğu için arz-talep birbirini doğurur. Talep yükselirse arzdan kaçılamaz..

Talep yükselmemiş demek ki, arz konusunda adamları suçlayamıyorum. Ama gidiyoruz oralara. Ben de gidiyorum. Çevremdeki insanların da gittiğini görüyorum. Peki neden arzı doğuracak talep algısı yaratmıyoruz?.

Mesela meyhanelerle ilgili bir konuyu ele alıyor olsaydık durum farklı olurdu. Meyhanelerde namaz kılacak yer bulamama şikayeti diye bir şikayet (serbest düşünce bakımından incelenmeye değer de) gerçekçi, akılcı ve tutarlı değil. “İki kadeh içtik..

Şimdi de iki rekat namaz kılalım” diye bir talep geleceğini zannetmiyorum. Fakat; “alışverişimizi yaptık, akşamı da burada kılıp eve öyle gidelim” makul, yerinde, olması gereken, tartışılmaz bir talep..

Bir hak.. Bir zorunluluk aynı zamanda ya, ben orasına hiç girmiyorum. O müfettişlerin inceleme konusu. Ben tamamen hür teşebbüs-serbest piyasa açısından değerlendiriyorum meseleyi..

Eğer gidiyorsak, hakkımızı aramalıyız, gitmiyorsak da gitmediğimizi yüksek sesle ve nedenleriyle haykırmalıyız..

RAMAZAN’DA KAPALI DA OLMASIN

Bu talep çok anlaşılmaz bir talep değil ki. Biz demiyoruz ki Ramazan ayında iftar vaktine kadar kapalı tutun işletmenizi. Bakın bütün bu eleştirdiğimiz alışveriş merkezlerindeki lüks restoranlara.

Hepsi iftar vaktine yakın beyaz örtülerle masalar hazırlar. Hurmaları, zeytinleri yerleştirir. Ezan bekler. Niye? Tüccar çünkü bu adamlar. Peki iftarını orada açan hiçbir müşteri, o lüks restoranın garsonuna; “peki evladım, akşamı nerede kılıyoruz?” diye sormuş mudur? Sormuştur da, aldığı cevabın ardından “yemiyorum o zaman bu yemeği.

Alın da başınıza çalın” dememiştir hiçbir zaman.. İşte bundan oluyor, ne oluyorsa..


MERDİVEN BOŞLUĞUNDA NAMAZ

Onlarca örneği var. Senai Demirci bununla ilgili bir araştırma yapmıştı. Neredeyse AVM’lerin yarıdan fazlasında hiç mescid yok. Mescid olanların yarıdan fazlasında da mekan seçimi için bodrum katlar, tuvalet kenarları falan tercih edilmiş..

Yani hiç hava yapmasınlar “bizim burada ibadet için mekanlar var” diye.. Ne şartlarda olduğunu iyi biliyoruz..

Örneğin İçerenköy Carrefour.. Namaz kılacak yer arıyorsunuz. Sora sora bir yere doğru yönlendiriyorlar sizi.. Ve her sorduğunuz kişi de şöyle uyarıyor; “Abi biliyorsun mescid yok. Ama biz şurada namaz kılıyoruz”.

Eyvallah. Namaz kılacak temiz bir yer olsun da.. Bahsettikleri yer, tuvaletlerin olduğu bölümden yangın merdivenine açılan bir demir kapının arkası..

Toplam büyüklüğü 55 cm x 120 cm.. Metrekare hesabı yapamadım. Hepsi hepsi üç kişi yan yana namaz kılabiliyor. Fakat bir hanım namaz kılacaksa biraz beklemesi gerek. Ben namaz kılan müşteriye rastlamadım.

Ama (Allah kabul etsin) köftecide, dönercide çalışanlar kuyruk olmuş durumdaydı.. Sadece onların isyanı bile bir işletmeye bir şeyler yaptırtmaya yetmeli.. Serbest piyasa varsa sahiden bunun gereklerini yerine getirelim.

Kalın sağlıcakla.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Ersoy Dede Arşivi