Yavuz Bahadıroğlu

Yavuz Bahadıroğlu

Valide sultanlara iftira atanlara duyurulur (3)

Valide sultanlara iftira atanlara duyurulur (3)

Diğer eserler:Biliyoruz ki Üsküdar kadın eserlerle, vakfiyelerle, külliyelerle süslü tam bir “hanımkent”tir…



Aslında yalnızca Üsküdar değil, “kadın eser”ler İstanbul’un, hatta Osmanlı’nın 20 milyon kilometrekareyi bulan coğrafyasının her bölgesinde mevcuttur.

Bu yazımda İstanbul’daki bazı eserleri hatırlatmak istiyorum.

Yeni Cami: Mısır Çarşısı’yla birlikte bu camiin inşasına, Sultan Üçüncü Murad’ın hanımı Safiye Sultan (hani şu bir Fransız yazar tarafından kaleme alınan romanında iftiraya bulanan anamız) başlamış, fakat bitirmeye ömrü vefa etmemiştir.

Talihe bakın ki, eseri tamamlamak yine bir “kadın sultan”a, Sultan Dördüncü Mehmed’in annesi Turhan Sultan’a nasip olacaktır.

Sokulu Mehmet Paşa Külliyesi: Eminönü’den Sultan Ahmet’e yürürken Kadırga sırtlarında karşınıza bir Mimar Sinan eseri çıkar.

Bu eserin banisi, Sultan İkinci Selim’in sevgili kızı İsmihan Sultan’dır.

Âşık olduğu kocası Sokulu Mehmet Paşa’nın zamansız ölümü yüreğini dağlamış ve adına aşkının nişanesi olarak bu mükemmel eseri yaptırmıştır.

Mabedi farklı kılmak için, kadınca bir dürtü ile camiin bazı yerlerine Hacer-ül Esved Taşı’nın parçalarından koydurduğu rivayet edilir.

Esma Sultan Namazgâhı: Kadırga Parkı’nda bugün İstanbul surları içinde ayakta kalan tek namazgâhı görüyoruz. Altında kare planlı çeşmesi olan ve merdivenle üst katına çıkılan bu namazgâh Sultan Birinci Abdülhamid’in kızı Esma Sultan’ın hayratıdır. (yazdıkları kitapta ona da bir sürü iftira attılar. İnsan biraz sıkılır)

Zeynep Sultan Camii: Sultan Ahmet’ten Gülhane’ye inerken karşılaştığımız bu eser Sultan Üçüncü Ahmed’in kızı Zeynep Sultan tarafından yaptırılmıştır.

Camiin arkasında, bugün de İlköğretim okulu olarak kullanılan bir “sıbyan mektebi” vardır.

Zeynep Sultan’ın türbesi, ne yazık ki, yol yapımı sırasında kaldırılmıştır. (Kemikleri, camiin bodrumunda yeni türbesinin inşa edileceği günü bekliyor).

Hürrem Sultan Hamamı: Ceddimizin temizliği verdiği önem Batılı gezginleri bile şaşırtacak seviyededir. Osmanlı saray kadınları temizliğin simgesi olan hamamlar inşa ettirmekte de bir birleriyle yarışmışlardır.

Hamamların en güzeli ise kuşkusuz Hürrem Sultan’ın Mimar Sinan’a yaptırdığı hamamdır. Ayasofya ve Sultanahmet Camii arasında yer alan bu eser, İstanbul’un en büyük hamamıdır.

Kanuni Sultan Süleyman’ın sevgili eşi Hürrem Sultan’ın, burayı salt kendi imkanlarıyla inşa ederken, nasıl sıkıntılar çektiğini, Irakeyn Seferi’nde olan Kanuni’ye yazdığı mektuplardan anlaşılmaktadır. (Oğlunu ölümden kurtarmak için padişah yapma dışında bir şey yapmayan Hürrem Sultan, bugün sadece romanlarda değil, ders kitaplarında bile karalanmaktadır)

Çemberlitaş Hamamı: Bu temizlik âbidesi de bir kadın eseridir. Sultan İkinci Selim’in karısı Nurbanu Sultan tarafından yaptırılmıştır.

Galata Köprüsü: Eminönü’yü Karaköy’e bağlayan meşhur Galata Köprüsü’nün ilkini Sultan Abdülmecid’in annesi Bezmiâlem Valide Sultan, 1836 yılında ahşaptan yaptırmıştır.

Bu sayede İstanbul halkı bin bir zorlukla Haliç’i geçmekten kurtulmuş, insanlığa hizmet maksadıyla yaptırıldığından, ilk köprüye, “Hayratiye” adı verilmiştir.

l DEVAM EDECEK

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yavuz Bahadıroğlu Arşivi