Serdar Arseven

Serdar Arseven

Türkiye’ye para akar para!..

Türkiye’ye para akar para!..

Katar’dan yazıyoruz…

Dünya Ticaret Odaları Kongresi’nin bu yılki toplantısında Türkiye’nin özel bir yeri var.
Ankara Ticaret Odası’nın geçen yaz ilki yapılan Alışveriş Festivali- Shopping Fest, en başarılı projeler arasında yer aldı.
Finalde de büyük bir başarıya imza atmış bulunuyor bizim Ankara.
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve ATO Başkanı Salih Bezci ile ekiplerine tebrikler.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’e de öyle.
Gelseydi büyük havası olurdu, memleketin elde ettiği bu büyük başarıda büyük paylardan biri de ona ait zira.
Bizimkiler, Amerika’sı İngiltere’si kim varsa peşine takmayı bildi.
Biz de, son yıllarda hep olduğu gibi T.C. pasaportu taşıyor olmanın gururunu yaşadık…
Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan burada da fenomen.
Taksicinin biri, meslektaşımız Berat Erkök’e, “Erdoğan nereli?” diye sormuş…
Berat, “Türk” karşılığını verince…
“Ben Arap olduğunu duymuştum.”  demiş.
Berat da…
“Sayılır” deyip eklemiş:
“Emine Hanımefendi, Sayın Başbakanımızın eşi, Arap’tır.”

Burada dünyanın her tarafından ticaret odaları patronları var.
En havalı grubu bizimkiler oluşturuyor…
Çölün ortasında, safari sonrasında cemaat namazı kılan Türk Ekibi, yemeğin ardından da hep birlikte “Ankara havası” eşliğinde bir oynadı ki…
Arapların da katılımıyla çöl inledi resmen.

Katar’da kuvvetlice bir Türk rüzgarı estirmişken bu fırsattan istifade büyüklerimize bir çağrıda bulunalım dedik.
Bilhassa Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül, buralarda sıkı bağlantılar kurmuş, memleketimize yüklüce para akışının yolunu açmıştı.
Sayın Erdoğan da bu konuda büyük gayretler ortaya koydu.
Şimdilerde, Katar misali ülkelerle bağlantılarda gevşeme mi var ne?..
Bilemem; ben Arap’ın yalancısıyım…
Buradaki Arap işadamları dediler ki bana;
“Son zamanlarda ilgi azaldı gibi…Türkiye buradaki kaynaklardan istifade etsin… Hazır Avrupa’da krizdeyken, o dünya ile arasındaki farkı hızla kapatır.”
Buralarda büyük imkanlar varmış, öyle dediler.
Mesela…
Dediler ki;
“Önümüzdeki beş yıl içinde 150 milyar dolarlık yatırım yapacağız. Sadece yol ve ulaşım projelerine 20 milyar dolar ayırmışız. Dünya Kupası 2022 yılında Katar’da yapılacak. Bu iş için ayrılan para da 70 milyar dolar. Sadece yol ve ulaşım projelerine 6 yılda 16 milyar dolar tahsis ettik. Şu anda devam eden yatırımlardan üst yapı için ayrılanlar 3 milyar doların üzerinde. Sadece Katar-Bahreyn arası denizin üstüne yapılması planlanan 45 km uzunluğundaki köprü için 2 milyar dolar harcayacağız.”
Arapların ağızlarından bal damlıyordu…
Biri, “200 bin kişilik yeni yerleşim yeri hazırlıyoruz. LUSİAL adlı yerleşim yeri projesi için 15 milyar doları gözden çıkarttık.”  dedi.
Toplu konut, villa ve bireysel konut projeleri için 5 milyar dolarımız kenarda bekliyor.”

Yukarıda sıralanan rakamları üst üste ekleyin, deli para çıkıyor ortaya.
Bir de saymadıkları var…
Mesela, Araplar çocuklarını ırkçılığın ve İslam düşmanlığının gittikçe arttığı batı ülkelerine göndermek istemiyorlarmış.
Eğitim için en iyi seçenek Türkiye.
Araplar, Türkiye’ye hem halkı Müslüman, ezanı eksik olmayan bir ülke olarak, hem de bir nebze batılı bir ülke olarak tercih ediyorlarmış…
Arap dünyasından dünyanın öğrencisinin gelebileceği söyleniyor.
Eğitim, güzel para getiren bir iş.
Bizde de artık seçkin üniversiteler var.
Bilhassa vakıf üniversiteleri bu işe eğilirlerse, Arap dünyasından çok sayıda öğrenci çekerler.
Çocuğunu okuttun mu adamın, Türkiye sevdalısı yaptın gitti.

Türkiye lideriyle, imajıyla, istikrarıyla yükselen değer.
Katar’da bunu bir kez daha gördük.
Şu iç hesapları, çözümsüzlüğü, kan üzerinden kirli muhalefeti aşsak da, fırsatlar dünyasındaki sayısız fırsatları değerlendirsek…
Milyar dolarlar akıp gidiyor zira!..

Önceki ve Sonraki Yazılar
Serdar Arseven Arşivi