Nusret Çiçek

Nusret Çiçek

Envanterin doğru tutulması

Envanterin doğru tutulması

Bir nikah merasiminde Kılıçdaroğlu’nun “Bu iki çapulcuya mutluluklar diliyorum ve onlardan yeni çapulcular bekliyorum” sözünü şahsen yabana atmadım.

Bülent Arınç, “Bir köyde muhtar bile yapmazlar… CHP’ye  yakışmıyor” demişse de aslına bakılırsa muhtar da yaptılar genel başkan da…
Kılıçdaroğlu, Kemalist reyonunda koşarak rolünü gayet iyi biliyor.
Sandıktan namı hesabına bir şey çıkmayacağını anlayan CHP, eski huyu umudunu sokağa bağladı. Sokak ve Aleviler…
Bu aşamada asıl olan, senin hangi tedbirlere tevessül edişindir.
Ülkeyi etnik ve mezhepsel çatışmaya götürmek isteyenlere karşı hesabını kitabını iyi tutuyor musun? Halk arkanda iken dik dur, tok dur.
Bu uslanmazlara soralım.
Ne oldu ki durduk yerde bazı Aleviler hem sokağa döküldüler, hem de başı çektiler?
Cemevlerine mi gidemiyorlar?
Hz. Ali’yi neden sevdiniz mi deniyor?
Saz mı yok, söz mü yok?..
Kafa çekme aşna fişne… Her şeyleri yekta. Üstelik geçmişin Dersim katliamları ile mum söndü yakıştırmasında herhangi bir kaşıntı yok.
Ver diyorlar, yetkililer hemen veriyor…
Birlikte yaşamanın unsurları; ortak akıl, ortak vicdan değil mi?
Ben her istediğimi yaparım demekle hiç olmaz.
Sen Lazca eğitim yap, ben Kürtçe eğitim yapayım, diğeri Zazaca yapsın, bir başkası da Arapça derken Yunan askeriyle, İngilizlerin Anadolu’ya çıkartma yapmalarına gerek kalmaz.
Buna kendi eliyle kendi ipini çekmek demezler de ne denir?
Şimdi ki bahaneleri üçüncü köprüye Yavuz Selim isminin verilmesi.
Ne yaptı bu Yavuz Sultan Selim Han?
Şah İsmail denilen kişi ile savaştı.
Adı üzerinde savaş.
Savaşın galibi de olur, mağlubu da.
Şah İsmail’e sorsanız ya, durduk yerde Osmanlı’yı neden kışkırttın?
Ölen de mi öldüren de mi kabahat?
Yakın tarihimizin Dersim katliamı var.
Yavuz’a takanlar CHP’nin Dersim’inden neden konuşmazlar?
Koskocaman Osmanlı’nın halifesinin ismi bir köprüye verilemiyorsa, okullara, yollara, caddelere, hastanelere verilen Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü gibi isimleri de kaldıralım. Öyle ya, her kesim bir isimden rahatsızlık duyabilir.
Öyledir diye bölücülük mü yapalım?
Askere, polise silah mı sıkalım?
Kamunun araçlarını ateşe mi verelim?..
Havalanı, köprü, yerli otomobil dediler… Üçüncü köprüye keşke Hacı Bektaş Veli ismi verilse şahsen ben bu isimden rahatsız olmam.
Aksine, o ismi okuduğumda “Dostumuzla beraber, yaralanır kanarız/
Her nefeste aşk ile, Yaratanı anarız” mısraları aklıma gelir.
İrkilirim, kendime gelirim…
Sözü çapulculardan açtık, ortalığı karıştıran halksız halkçılardan kapatalım.
Ey Başbakan, sen ki “bu ülkede yerli otomobil imal edilecek” dedin, fincancı katırlarını hepten ürküttün. Ne güzel kapitalist baronlar kene gibi bu milletin kanını emiyordu.
Elleme emsin!
Rahmeti bol olsun Erbakan Hoca’ya demiştim.
Hocam, D8’ler deyince tarihi düşmanlarımız Siyonistler ayağa kalktı.
Şimdi de aynı nakarat.
Bu CHP, piyonları sayesinde iktidarın dengesini bozarak çıkmaz sokaklara oynuyor.
Ne var ki iktidar envanteri sağlam tutmalı, yol arkadaşlığına soyunduğu Brutüslere dikkat etmeli…   

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
Nusret Çiçek Arşivi