Abdurrahman Dilipak

Abdurrahman Dilipak

Kayıtdışı ekonomi ve siyaset, Koç ve Doğan..

Kayıtdışı ekonomi ve siyaset, Koç ve Doğan..

Koç diyince Vehbi, Rahmi, Mustafa Koç anlaşılıyor genel olarak.. Kıraçlar anılmıyor..

Bir de Koç’un ortağı olarak Bernard Hahum.. Hayim Nahum’dan Bernard Nahum’a uzanan uzun ince bir yol var biliyorsunuz..
Koç diyince akla gelen bir diğer isim Aydın Doğan.. Namı diğer “İmparator”. Oto yedek parçacılığından Media patronluğuna giden yol.
Milliyet-Hürriyet iki önemli gazete.. Birinin arkasındaki isim Sedat ve Haldun Simavi idi, ötekisi Karacanlarındı. Abdi İpekçi olayını hatırlıyorsunuz..
Sahi Simaviler nasıl bir anda ortadan kayboldu? Sahi Koç’un cesedini kim, niçin kaçırdı? Oysa Koç’un tarihi cumhuriyetin tarihi demektir..
Güsberg paşayı da katmak gerek işin içine.. Dahası Türkocağı’nın kuruluşunda cömert yardımları ile dikkatleri çeken Lazaro Franco’yu, Kemalizmin teorisini yazan “Tekinalp” mahlası kullanan Moiz Kohen’i de bir kenara not etmek gerek.. Sami Kohen’le aynı soydan geliyor da, ayrı bir yakınlığı var mı bilmiyorum..
Moiz Kohen 1883 yılında doğan İshak Kohen’in oğlu.. Serez doğumlu. Yunus Nadi’nin yakın arkadaşı. Siyonist kongresinin etkin üyelerinden biri.. 30 Aralık 1909’da Hamburg Dünya Siyonist Kongresinde Kenan diyarı olarak söz ettiği Anadolu’ya yerleşmekten söz ediyordu..
Moiz Kohen, İzmir’de Asır gazetesinin yazarlarındandı aynı zamanda.. Ziya Gökalp’in akıl hocalarından ve dil reformunun fikir babalarındandı..
“İlk kurşunu o attı” diye parlatmaya çalıştıkları Hasan Tahsin namı diger “Osman Nevres” de aynı ekipten aslında..
Moiz Kohen’in mirasını daha sonra Osman Nuri Çerman sürdürdü. İşi “Türk’ün dini Kemalizmdir”e kadar götürdü.. Osman Nuri Çerman “Modern Türkiye İçin Dinde Reform” isimli kitabında şöyle diyor: “Atatürk’e inanmak, O’nun yolunda yürümek bir ibadetten başka bir şey değildir. Artık her türlü işimize başlarken, her türlü müşkülatla karşılaşırken Atatürk’ün manevi, kutsal ruhundan da kuvvet alabiliriz.”
Besmelemiz şu da olabilirdi: ‘Atatürk’ü yaratan Tanrı’nın adı ile başlarım.’
Bu da Fatihamız olabilirdi: “Bütün Alemler’in Rabbi olan, esirgeyen, yargılayan ve Atatürk’ü yaratan Tanrı’ya şükürler olsun. Tanrım, Seni severiz, Senin yarattıklarını severiz, Sen’den yardım dileriz. Bizi, Atatürk’ün gösterdiği dosdoğru yola ilet, nimetine erenlerin, gazabına uğramayanların, Atatürk yolundan sapmayanların dosdoğru yoluna…”
1949-1950 yıllarında gündeme getirildiği ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin büyük kurultayında, devlet ve hükümet başkanları ile cumhuriyet senatörleri ve milletvekillerinin huzurunda takdim edilen “Dinde Reform ve Kemalizm” başlıklı 53 maddeden oluşuyordu ve bu “yeni İslam” olacaktı.. TSE damgalı bir din, TSE damgalı bir ideoloji ve TSE damgalı bir tarih! 1960’lara kadar bu konu gündemde kalmaya devam etti.. CHP’li Oktay Ekşi, Altan Öymen, Coşkun Kırca gibi isimler 60 darbesinden sonra ezanın Türkçe okunması için imza topluyorlardı!
Bu projeyi şu esaslar şekillendirmektedir: İbadet dili öz-türkçe olacaktır. Hafızlık ve arapça okuma-yazma ülke sınırları içerisinde yasaklanacaktır. Kur’an özeti çıkarılacak ve tüm ibadetlerde bu özetten pasajlar okunacaktır. (bilime uygunluk, devletsel çıkarlara uygunluk, kemalizm’in ruhuna uygunluk... esas alınacaktır.) Kur’an’dan Ahkam ayetleri çıkartılacak ve yerine nutuktan parçalar eklenecektir. Atatürk’ün nutuk ve söylev ve demeçleri’nden derlenecek vecizeler ayet, pasajlar da sure olacak, Türkiye’de uygulanan medeni ve cezai ahkam da sureler olacak ayrıca temizlik suresi, istiklal ülküsü suresi, askerlik ve kahramanlık suresi, turizm ve ticaret suresi, yasalara saygı suresi, vergi suresi...gibi birçok sure, namazlarda, cuma günü hutbede ve diğer ibadetlerde okunacaktır. Namazlar -farz, sünnet, vacip olsun- cemaatla ve günde iki defa -sabah ve akşam- kılınacaktır. (namaz rik’atleri sekizi geçmeyecektir.) Oruç tutmak ya da tutmamak serbesttir. (askerler, öğretmenler, çiftçiler gibi devletsel ödevleri olan kimseler için oruç tutmak yasaktır.) Kur’an kursları kapatılacak, İmam Hatipler Halk Eğitim lisesi haline getirilecek, din dersleri -adı görgü ve ahlak dersleri olacak- haftada iki saat olacaktır. Diyanet İşleri Başkanlığı halkı eğitim ve yetiştirme başkanlığı adını alacak, dinle ilgili kararlar diyanet işleri, ilahiyat fakültesi, sosyoloji profesörleri ve milli eğitim bakanlığı tarafından kurulacak bir komisyon tarafından yürütülecek ihtilaf halinde tek yetkili milli eğitim bakanlığı olacak. Camilere Allah, Hz. Muhammed ve diğer İslam büyüklerinin adlarının yanına Türk büyüğü Mustafa Kemal’in adı da konacaktır. Umuma açık yerlerde gayri-medeni kılık ve kıyafetle -çarşaf, sarık, türban- dolaşılması yasaktır. Hacca gitmek yasaklanacak –kaçak gidenlere 10.000 lira ceza verilecek- Atatürk’ün kabri olan anıtkabir’i ziyaret milli bir hac olacak, milli bayramlar hac’dan daha kıymetli milli birer ibadet olarak kutlanacaktır. CHP’nin 1949 kongresinde bunlar konuşulmuş, ama neyse ki kabul edilmemiş. CHP’nin bu çıkışıdır aslında halkın DP’ye teveccühünün arkasında yatan gerçek! DP’nin halka yaklaşmasıdır, CHP’nin bu teklifi kabul etmemesinin asıl sebebi!
Koç bu anlayışın “Milli Burjuvazi” karakteri, Doğan da bu misyonun misyoneri olarak üretildi..
Bunları da anlamak lazım.. İki arada bir derede kaldılar.. Batı da tek değil, tek bir Türkiye de yok! “Arzı ihlas edecekleri dergah” tek değil! Hangi Avrupa, hangi Amerika, hangi İsrail!
MHP ya da CHP ayrı köklerden gelmiyorlar aslında. DP’nin İsrailiyete mezunu Galip Hocası, namı diger Celal Bayar’ı, İş Bankası’nda CHP’nin ortağı değil mi?
Sahi CHP ve MHP Ergenekon kardeşliğinde nasıl buluştular.. CHP’nin temsil ettiği ideoloji ve zihniyetin bir numarasının MHP’nin içeride tutuklu generali olması garip gelmiyor mu size!
Kayıtdışı ekonomi ve kayıtdışı siyaset çözülmeden derin devlet tasfiye edilmiş sayılmaz.. Bu yolda ilerleyenlerin ilk çalacakları kapının hangisi olacağı.. Derin devletin örtülü KİT’lerinin kapısı açılmadan derin gerçekle yüzleşmiş olamayız! Selâm ve dua ile..

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
9 Yorum
Abdurrahman Dilipak Arşivi