Serdar Arseven

Serdar Arseven

İlhan Kesici’ye dikkat!..

İlhan Kesici’ye dikkat!..

Deniz Baykal yakın çevresine “Mustafa Sarıgül varsa ben yokum!” dedi.

“Hakkında malûm raporları hazırladığımız biri CHP’ye gelirse, aynı çatı altında siyaset yapmamız mümkün olmaz.”
Sadece Sarıgül meselesi değil; CHP’nin Eski Genel Başkanı Deniz Baykal, “kaset olayı”nın bir “proje”nin en önemli aşamalarından biri olduğunu düşünüyor ve buna bir başka “proje” ile mukabele etmek istiyor.
Yaşı bir hayli ilerlediğinden, bu projenin “genç” isimler üzerinden devamını düşünüyor.
Mesela…
İlhan Kesici, mesela Abdüllatif Şener.

Özellikle İlhan Kesici üzerinde duran geniş bir çerçeve var Ankara’da.
İlhan Kesici’nin “Demirel’e damat olmak” gibi bir handikapı var.
Onun dışında, kayda değer bir sıkıntısının olmadığı ifade ediliyor.
“Zaman” gazetesi yazarı Sayın Beşir Ayvazoğlu O’nu “Aksiyon” dergisinde şöyle anlatmıştı:
“Ben tanıdığımda henüz ODTÜ öğrencisi ve ‘dava’mızın önde gelenlerinden biriydi; Sivas’a gelişlerinde ya İstasyon Caddesi’nde turlayarak, yahut Cıbıllar Parkı’nda birkaç masayı birleştirip geniş bir halka teşkil ederek davadan konuşurduk. Daha doğrusu o, sorularımızı kendine has konuşma üslubuyla ve herhangi bir şekilde itiraz etmemizi önleyen sıkı bir mantık düzeni içinde cevaplandırırdı. İlhan ağabeyle tanışıklığımız 1960’ların sonlarında başlamıştı, ama ailelerimiz Zara’dan tanışıyorlardı. Bizim evde, özellikle dedesi Molla Hüseyin’den sık sık söz edildiğini hatırlarım. Babası Osman Nuri Bey’de annemin ilkokuldan sınıf arkadaşıymış. İlhan Kesici, dedesi Molla Hüseyin’in kendi gayretiyle zengin olmuş, ticaretle uğraşmakla beraber mülk edinmeye, özellikle toprak satın alarak ortakçılara ektirip biçtirmeye meraklı, atak, teşebbüs ruhu son derece gelişmiş bir insan olduğunu söylüyor. Nitekim 1949 yılında, Halk Partisi’nin oy kaygısıyla hac yasağını kaldırması üzerine, ‘Hicaz’da soluğu ilk alan Molla Hüseyin olmuş ve o tarihten sonra hep Hacı Molla Hüseyin diye anılmıştır.
Üç oğlu, dört kızı olan Hacı Molla Hüseyin’in büyük oğlu Osman Nuri Bey, İlhan Kesici’nin babasıdır. (..) İlhan, yaz tatillerini hep Kösedağ’daki yaylaklarda geçirir ve Çamşıh ağzı türkülerle büyür. (…)
İlhan Kesici’nin ilk kültür kaynakları bu türküler ve dedelerinin Saatli Maarif Takvimi’nden öğrenerek anlattıkları dini ve tarihi anekdotlardır. (…) Lise yıllarında ise yakın tarihle ilgili kitaplara ve  hatıratlara merak salacak, öte yandan dünya görüşünün teşekkülünde Ziya Gökalp ve NihaI Atsız’la birlikte, Bediüzzaman’ın eserleri eş zamanlı olarak rol oynayacaktır.
Aile Demokrat Parti’lidir; 1960’dan sonra tabii olarak Adalet Partisi saflarında yer alır. Osman Nuri Bey, 1950-1960 arasında DP’den, 1961 - 1971 arasında da AP’den İl Genel Meclisi üyesidir. Halk Partisi’ne duyulan öfke, Kesici ailesinde, dolayısıyla Kesici’de kaçınılmaz olarak bu partinin damgasını taşıyan resmi tarih üzerine şüpheler uyandırır.
Özellikle Kazım Karabekir’in İstiklal Harbimiz’ini okuduktan sonra, tarih ders kitaplarını ciddiye almamaya başlayan genç İlhan, lisede itirazcı, cedelci, atak ve isyankâr bir öğrencidir. Babası Osman Nuri Bey de, resmi tarihin unutturmaya çalıştığı tarihi gerçekleri çeşitli yollarla öğrenerek oğluna aktarmaktadır. (…) yarım hafız sayılacak kadar hıfza çalışan ve uzun süre beş vakit namazını ihmal etmeyen İlhan, üniversite yıllarında babasını memnun etmek için mektuplarını eski harflerle yazacaktır.”

Evet, Sayın Ayvazoğlu, Kesici’nin kültürel kodlarını bu satırlarla yansıtıyor.
Halk Partisi’ne öfke ortamında büyüyen Kesici, zamanında Halk Partisi’nden vekil olmakta sakınca görmemişti.

CHP’den istifa ederken, yeni parti yönetiminin “kutuplaşmanın artmasına hizmet edeceği” ve “iktidar alternatifi olamayacağı” imalarında bulunan İlhan Kesici, satır aralarında “yeni oluşum” sinyalleri de vermişti.
Şimdilerde, Deniz Baykal’ın “Bir Bilen” olarak geri planda durduğu, İlhan Kesici’nin öne çıktığı; Abdüllatif Şener, Sinan Aygün, Mehmet Haberal, Mehmet Ağar gibi isimlerin çerçeveye alındığı bir yeni oluşum planlanmakta.
Kendi kendilerine gelin güvey olan gruba, “Saadet Partisi, BBP, DP ve DSP’nin de dahil edilmesi” üzerine zihni egzersizler yapılıyor.
Önümüzdeki dönemde bu eksendeki yeni oluşuma dair haberler ağırlık kazandığında beni hatırlarsınız.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Serdar Arseven Arşivi