Hüseyin Öztürk

Hüseyin Öztürk

Rıza Çöllüoğlu Hocamız

Rıza Çöllüoğlu Hocamız

Gecikmiş bir vefa borcu.
Rahmetli dedem derdi ki;
-“Oğul dünyanın ardı urgandan uzun, kim yetişmiş ki, sen yeteceksin! Ömrünün kıymetini bil.”
Kendi ömrümün kıymetini bilemediysem de; ömrünün kıymetini bilen ve nefesini rızayı ilahi için harcayan insanları gördüm, tanıdım ve sevdim.
Bu güzide ve güzel insanlardan birisi de merhum Rıza Çöllüoğlu hocamızdı.
Böyle vefa yazılarının genelde sonunda “Fatiha” isterim ama bu sefer hemen istiyorum. Rıza hocamızın ruhu için El-Fatiha.

*
Büyük sultanlardan Timur der ki;
-“Üzerimde ‘ekmek, tuz ve söz hakkı’ olan insanlara hürmette kusur etmedim.”
Merhum hocamızın üzerimde ekmek ve tuzdan ziyade, daha çok da söz hakkı var. Oğlu Mustafa Çöllüoğlu arkadaşımdı onun vasıtasıyla ekmeğini yedim.
Yalnız söz hakkı pek çoktur. Dini alt yapımın temelinde hocamızın Hacı Bayram Camii’ndeki vaazları vardır.
Rahmetli babam, hocaefendinin en yakın takipçilerindendi ve her vaazına beni de götürmeye gayret ederdi. Rabbim hocamızdan da babamızdan da razı olsun.
Tam dallanıp, budaklanıp, başka bahçelere sarkmaya başladığım sırada, beni budayan hocalarımızdan birisidir.

*
Rıza Çöllüoğlu hocamız, eğer tabirim yerinde olacaksa, sanki Hızır Aleyhisselam’ın yoldaşı gibiydi.
CHP döneminin Ankara’yı maddi ve manevi bakımdan külliyen kirlettiği ve kirden görülmez hale getirdiği senelerde, Ankara’nın üzerine bir güneş gibi doğdu ve Milli Şef döneminin kirleriyle mücadele etti.
Yaşadığı sürece Ankara’nın manevi mimarı olarak;
-“İman etmek istiyorum ve ettiğim imanla yaşamak istiyorum” diyen herkesi halkasına dâhil etti ve irşad görevini sürdürdü.
“Her çocuk İslam fıtratı üzerine doğar” gerçeğini, “Beşikten mezara kadar ilim” sözüyle birleştirip, eğitime ağırlık verdi ve bu sebeple yakın dava arkadaşlarıyla Muradiye Vakfı’nı kurdu.
Güzele, iyiye dair tüm dileklerin gerçekleştiği yer anlamına gelen Muradiye Vakfı, kuruyan gönüllere su verdi.
Hacı Bayram Veli Hz.leri mayalı, Mahmud Sami Efendi Hz.leri himayeli; Allah’ın ezelî ve ebedî ilmi dairesinde, her nefeste İslam’ın değerlerini yaşamak ve yaşatmak gayesiyle gönül birliği edenler tarafından kurulan vakıf, Ankara’nın manevi kalelerinden birisi oldu ve halen de öyledir.

*
-“Evladım sen bu iman üzere ol, gittiğin her yerde rahat edersin.” Rıza hocamıza hitaben söylenen bu söz, dönemin Diyanet İşleri Başkanı Sabri Hayırlıoğlu’na ait.
Rıza hocamızın askere gitmesi gerekir ama ilmi çalışmalarını ve vazifesini yapamayacağı endişesi vardır.
Hocaefendi hava eri olarak önce Kütahya’ya gider, sonra Etimesgut’a gelir. Kendisini bilen ve seven komutanlarınca ilgi görür ve iki sene askerde Arapça ders okutur.
Tüm ömrünü iman üzere yaşama azminin neticesini almıştır. Ruhu için El-Fatiha.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Hüseyin Öztürk Arşivi