Ersoy Dede

Ersoy Dede

Amerika’nın gizli plânı

Amerika’nın gizli plânı

Voice Of America’ya mülakat vermekten son anda vazgeçen Sn.Fethullah Gülen’in, iptal gerekçesi çok tartışıldı.. Biz de yazdık burada.. Yabancı basına konuşmak, hele de iç politikayla ilgili olarak konuşmak, kendisini uluslararası bir komplonun içinde gösterebilirdi.. Buna yol açabilecek her türlü konudan uzak durmak en iyisiydi.. Oysa VOA’ya konuşmayan Sn.Gülen BBC’ye konuşmakta herhangi bir mahzur görmedi.. Üstelik BBC’de, iç politikaya dönük çok net mesajlar vardı.. Bu açıdan önemsenmesi gereken bir mülakat..

MUHABİR OBJEKTİF MİYDİ?

Türkiye’de bu kadar etkin ve çok sayıda seveni olan bir dinî liderin, kitleleri etkileme gücüne sahip bir ismin güncel meselelere ilişkin konuşmasını anlıyorum. Ama bu mesajlar içinde tutarlılık da olması gerekiyor. Örneğin Türkiye’deki 17 Aralık sürecinin hiçbir yerinde olmadığınızı anlatabilirsiniz BBC’ye. Beyan da esastır. Ama dikkatli bir muhabir; “peki o vakit bu yer değiştirmelerle ilgili öfkenizin nedeni nedir?” diye sormaz mı?..

OKULLARIN DEVRİ NEREDEN ÇIKTI?

Mülakatta dikkat çeken çok önemli bir husus daha var.. Diyor ki Sn.Gülen; “28 Şubat döneminde Genelkurmay İkinci Başkanı Çevik Bir’e Hizmet okullarının gerekirse devredilebileceğini söyledik. Aynı teklifi Erdoğan hükümetine de yaptık. Askerler de buna cevab-ı sevap vermedi, bunlar da”.. Hafızam beni yanıltmıyorsa, eğitim reformu ile ilgili olarak kıyametlerin kopmasına neden olan yapılar, yurtdışındaki Türk okulları değildi. Bunlarla ilgili hükümetten bir şikayet duymadık. Hatta yargısal darbe girişiminin en önemli ayaklarından biri olan Ak Parti’ye yönelik açılan kapatma davasında, bu okulların destekleniyor olması kapatma gerekçesi olarak iddianameye girdi.. Bugünkü Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül’ün, sırf bu nedenle siyasi yasağı istendi. Konu okullara nasıl geldi, açıkçası anlamadım.. Acaba Sn.Gülen, bundan üç-beş yıl sonra herhangi bir tartışma çıkarsa, kayıtlara geçsin, arşivlerde yerini alsın diye mi bu ifadeleri cümle içinde geçirdi ki?. Örneğin aynı cümleyi alalım, “okul” yerine “dershanelerimiz” diyelim. Sn.Gülen yine aynı mı düşünüyor olacak?. “Devredelim dershaneleri devlete” mi diyecek?..

ABD’NİN GİZLİ BİR PLÂNI MI VAR?

Velhasıl, yurtdışındaki Türk okulları bizim için göz nurudur. Korunması, kollanması gerekmektedir. Hem de kimi ittifaklara rağmen, emperyalist yapılara karşı.. Sn.Gülen koruyamazsa elbette devredilir devlete ve bir koruyan çıkar. Ama bugün konu bu değil.. En başta hatırlattığım paradoksa dönecek olursak.. Sn. Gülen, “AMERİKA”nın Sesi Radyosu’na konuşmayı reddetmiş ve “İNGİLTERE” devlet televizyonuna konuşmayı tercih etmiş.. O vakit sormamız lazım, iki kurum ya da arkalarındaki güç bakımından iki ülke arasında ne fark var?. VOA’nın yayınlanmayan mülakatı üzerine, kendi resmi sitesinde çıkan şu ahlaksız sözlerin bu tavırla bir ilgisi olabilir mi?

OKULLAR ABD’NİN HEDEFİNDE Mİ?

Daha evvel de yazdım. Amerika’nın resmi görüşünün ne olduğunu bilmiyorum. Ama Gülen mülakatının neden yayınlanmadığını anlatan VOA, söz konusu haberi şu cümlelerle bitirdi o gün; “…Amerika’da 145 okula sahip hareketle ilgili kuşkular artıyor. Texas eyaletinde Gülen Hareketi’ne bağlı okullar, çalışma vizelerinde sahtecilik ve vergilerin kötüye kullanımı suçlamalarıyla karşı karşıya. New Orleans’da harekete bağlı başka bir okulda ise FBI, cinsel istismar iddialarını araştırıyor…” Oysa BBC, başından itibaren çok saygılı bir dil kullandı.. Arada Sn.Gülen tansiyonunu ölçtürme ihtiyacı hissetse bile esasında onu zora sokacak hiçbir soru yoktu mülakatta.. Fakat VOA muhabiri geçseydi Sn.Gülen’in karşısına, hakikaten tansiyon ölçmeye ihtiyaç olabilecekti demek ki.. Kalın sağlıcakla.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Ersoy Dede Arşivi