Yener Dönmez

Yener Dönmez

CHP’de Tape- Kaset Trajedisi

CHP’de Tape- Kaset Trajedisi

Bugünü de saymaz isek seçimlere 4 gün kaldı. Siyasi partiler ellerindeki son kozlarını da kullanıyor. Başbakan Erdoğan meydanlarda şahsı ve partisine yapılan saldırılara cevap verip, iktidarları döneminde gerçekleştirilen hizmetleri ve bundan sonra yapacakları projeleri anlatıyor. Miting alanlarında topladığı büyük kalabalıklarla rekor üstüne rekor kırıyor.

Peki 40 yıldır iktidar yüzü göremeyen Ana Muhalefet CHP ne yapıyor?

Bi defa CHP’yi, CHP’lileri ikiye ayırmak gerekiyor. Çünkü yekvücut bir CHP yok karşımızda.

1- Kemal Kılıçdaroğlu liderliğindeki Yeni CHP’liler…

2- Kılıçdaroğlu’nun ince bir stratejiyle zamana yayarak, adım adım partiden uzaklaştırdığı, tasfiye ettiği eski CHP’liler.

Yeni CHP’lilerden başlayalım.

Büyük umutlarla CHP’nin başına geçirilen Kılıçdaroğlu’nun, bu seçim kampanyasında yaptığı en önemli icraat; “tapeler”i  tepe tepe kullanmak oldu. Sıkı sıkıya sarılıp, koca bir yerel seçimi “tape” üzerine bina etti Kılıçdaroğlu. Alın elinden “tape”yi geriye miting meydanlarında okuyacağı ne kalacak merak ediyorum doğrusu? Bu seçim son şansı. Çünkü yapılan son iki seçim (12 Eylül Referandumu ile 12 Haziran Genel Seçimleri) Kılıçdaroğlu’nun hanesine başarısızlık olarak kaydedildi. Bu seçimlerde başarısız olması halinde tepe taklak gidecek.

*

Yeni CHP metropoller dahil pek çok yerde aday bulmakta zorlandı. Yerel seçimler için ciddi hiçbir proje üretemedi. İstanbul’da çaresizlikten aday gösterdikleri Sarıgül “balon” çıktı, ümit vaat etmiyor. Katıldığı TV programlarında Kadir Topbaş’ın hizmetlerini eleştiriyor. Örnek hizmet olarak Hindistan’ın yaptığı 200 küsur km’lik metro hattını gösteriyor. Şanghay’da 20 yılda yapılan 437 kilometrelik metroyu anlatıyor. Ama “Biz CHP olarak şu kadar metro yaptık, bu kadar da yapacağız” diyemiyor. Daha önce yolsuzluk ve ihaleye fesat karıştırmaktan ihraç edilen bir isim olarak kendi partisinin tabanına dahi güven vermiyor. Doğan medyası parlatmak için çırpınıyor ama; ne yapsınlar rahmetli Erbakan Hoca’nın ifadesiyle eldeki malzeme maşatlık…

Doğan medyası demişken grubun amiral gemisi Hürriyet hafta sonunda sayfalarını İstanbul eski Büyükşehir Belediye Başkanı Nurettin Sözen’e açmış.

Eski defterleri karıştırıp çöplükten “sinerji” üretmeye gayret etmişler amma…

Keşke açmasalardı o sayfaları…

CHP’ye destek atalım derken komik duruma düşmüşler…

Sözen İSKİ skandalına, “kumpas” demiş. “Metroyu ben yaptım” diye eklemiş. İyi mi?

Sözen’e mikrofon uzatan gazeteci ise, şöyle bir yorum ilave edip Sözen’i aklamayı da ihmal etmemiş: “Nurettin Sözen deyince aklınıza ne geliyor? Elbette ‘İSKİ’ birinciliği kimseye kaptırmıyor. İstanbul’un susuzluğu ve büyük çöp sorunu diyenler de oluyor. Bunları, ‘Sosyal demokrat son belediye başkanı…’ takip ediyor. Benim de aklıma nedense sadece ‘Kent Orkestrası’ geliyor. Belki de Kızılordu’yu canlı canlı ilk orada dinlediğim içindir kim bilir. Bugün çok tartışılan Taksim Meydanı’na sıralanır, siz yürürken müthiş bir müzikle eşlik ederlerdi. Tabii o zaman Taksim de başkaydı, Türkiye de… AKM vardı, Taksim Sahnesi vardı, Emek sineması vardı.”

Görüyorsunuz değil mi?

CHP’li siyasetçinin de, gazetecinin de aklının-fikrinin nerde olduğunu?

Ne kadar da açlık, yoksulluk ve sefalet içerisinde kıvranan Fransız halkına “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler” diyen  kraliçe Marie Antoinette’ye benziyorlar.

*

Eski ya da yeni fark etmiyor…

CHP’de değişen bir şey yok.

Yenisi tüm ümidini medyaya, ankete, “tape”ye bağlamış.

Başkentte arada bir yolumuzun kesiştiği eski CHP’liler ise “tape” kâbusu yaşıyor.

Benim de “tapem” çıkar mı korkusu bu…

Yani CHP’de imkânlar imkânsız, çareler çaresiz.

Belki 30 Mart sonrası yeni bir heyecan başlar.

Fakat bu da tapeli, kasetli, “Eski-Yeni Trajedisi”nden öteye geçmez.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
Yener Dönmez Arşivi