Serdar Arseven

Serdar Arseven

CHP / “Yahudi Çarşısı!”

CHP / “Yahudi Çarşısı!”

Mart ayının 11’inde yani yerel seçime yaklaşık 20 gün kala, “Daha ne ses kayıtları çıkacak!” yaygarasının cari olduğu günlerde demişiz ki:

“Bunca yıldır tahminde bulunuyoruz, şükür hiç karavana atmadık. Bu sefer de iddialı olduğumuzu belirtelim naçizane.

“Bu işin yüzde 48’e kadar yolu var. Bir önceki yerel seçimin 10 puan üzerine bile çıkabilir AK Parti. Bunca yıl, bunca seçim, nasıl oluyor da AK Parti böylesine açık ara önde gidiyor?..”

Ve tabii nasıl oluyor da şu CHP denilen parti her seferinde böylesine kötü hallere düşüyor?..

CHP’nin ağır toplarından Şahin Mengü, “CHP dibe vurdu. Partinin temel değerleriyle oynamak ters tepti. ‘Cemaat’le kayıt dışı işbirliği iddiası CHP’nin üzerine yapıştı kaldı. Partiyi ‘CIFIT ÇARŞISI’ haline getirmeyi yenileşme zannettiniz… demekte.

Konuşmasındaki sertlikten ve itham edicilikten dolayı naçizane kınadığım Şahin Mengü gibi tecrübeli bir siyaset adamının “Cıfıt Çarşısı” ifadesini boşuna kullanmış olmasını düşünmek için sebep yok.

“Cıfıt”ın sözlük anlamlarından ikisi, “Hileci”/ “Düzenbaz.”

Bir anlamı da “Yahudi!.”

“Cıfıt Çarşısı”nın hikayesi de şöyle:

Arapça yehuddan Farsçaya cuhud, Farsçadan da Türkçeye ‘çıfıt’ olarak geçmiş.

Bizans döneminde İstanbul’un günümüzdeki Eminönü sahili hem Yahudilerin oturduğu hem de gemilerin boşaltma yükleme yaptıkları bir koydu. Porta Judeca olarak adlandırılmıştı. İstanbul’un fethinden sonra Türkçe karşılığı olan Çıfıt Kapısı denmiş, çok daha sonra da Bahçekapı adını almıştır. Yahudilerin yoğun olarak yaşadıkları yerleşim bölgelerine de çıfıt adı yakıştırılırdı.,,”

CHP’nin ağır toplarından Şahin Mengü, Kemal Kılıçdaroğlu CHP’sini “Yahudi Çarşısına” benzettiği bölümde “Cemaat” (!) vurgusu da yapıyor.

İçiçe meseleler…

Malûm, Kemal Kılıçdaroğlu seçimlere giden yolda ABD Büyükelçisi Ricciardone ile defalarca bir araya gelmişti.

Tarihe “otel odası buluşmaları” olarak geçen bu “temaslar”a paralel olarak ABD’ye giden Kılıçdaroğlu ve beraberindeki heyet, Şahin Mengü’nün “Cemaat dediği” yapı ile de “politika dışı” konuların konuşulduğu (!) kahvaltıda buluşmuştu.

Sonrasında ise malûm “seçim ittifakı.”

Recep Tayyip Erdoğan’ın şahsında Türkiye’yi hedef alan operasyonlar…

Berbat işler…

Çareyi “dışarıda arayanın” burnunu sürten Büyük Millet!..

CHP’nin bütün hücrelerinde Kemal Kılıçdaroğlu’nun “memleketi” Tunceli’yi bile kaybettiği yerel seçimin sonuçları tartışılıyor.

Kemal Kılıçdaroğlu, bugün gerçekleştirilecek grup toplantısında “hile”den “hurda”dan bahsedecek ama güneş balçıkla sıvanamaz, bu seçimin tartışmasız galibi AK Parti ve tartışmasız mağlubu CHP’dir.

Cumhurbaşkanlığı hayali kurdurulan Mansur Yavaş’ın öne sürülmesi, Kemal Kılıçdaroğlu’nun “başarısızlığının fazla gündeme gelmesini” önleme girişimidir.

Amma velâkin, Kılıçdaroğlu için umutlar tükenme noktasına gelmiştir!..

Kılıçdaroğlu bundan sonra uzatmaları oynayacaktır!..

Hani…

“Biz demiştik!” serisine devam gibi algılanmasın ama…

Tevazuun fazlası da kibire işaretmiş.

CHP’liler sırf bizim yazıları okuyup kendilerine “istikamet” çizebilseler burunları böylesine sürtülmeyecek…

Bakın 5 Mart’ta demişiz ki:

“Ergenekon’un ne kadar büyük bir kumpas olduğunun iyice gözler önüne serildiği günlerde hem AK Parti’ye hem de ‘Paralel Yapı’ya yüklenseniz, bu seçimlerde büyük sıçrama yaparsınız…. Şimdi… Ergenekon kumpasını kuranlarla birlikte hareket eder pozisyona düştünüz. Bu iş sadece Recep Tayyip Erdoğan’a yarar.

Bu seçimde Amerikalıların (Ve de Siyonistlerin) değil Türkiyelilerin oy kullanacağını hesaba katın!”

Kemal Efendi benim dediklerimi yapmazsa aha böyle olur netekim!..

Onu bunu boşverin…

Şimdi hangi noktaya geldik…

Bugünkü grup toplantısında keyifle izleyeceğimiz Kemal Kılıçdaroğlu gerçek CHP’lilerin kızgın bakışları, yalakalarının ise alkışları arasında topu başka taraflara atmaya çalışacak.

“Vefakar”, “Cefakar”, “Çılgın”, “çirkin el hareketli”, “türlü halli” tabanından özür dileme erdemini göstermek yerine başarısızlığını örtmek için saldırmaya devam edecek…

Parti içi muhalif akımlar hareketli, çok yaşlı olmasa Deniz Baykal’ı başa getirmek için uğraşacaklar ama “eldekinin en iyisidir” diyerek Baro Başkanı Sayın Metin Feyzioğlu’nu sırtlayacaklar.

CHP’yi “eski CHP”ye döndürmek için büyük bir seferberlik başlatacaklar.

Hadi ya.. Bu kadar da erken olmasını beklemiyordum…

Muhterem Önder Sav, Sayın Metin Feyzioğlu ile neyi, niye görüştü ki?...

CHP’yi izlemeye bayılıyorum!..

Önceki ve Sonraki Yazılar
Serdar Arseven Arşivi