Prof. Dr. Namık Açıkgöz

Prof. Dr. Namık Açıkgöz

Fırsatçı Feyzioğlu

Fırsatçı Feyzioğlu

Metin Feyzioğlu’nun Danıştay toplantısındaki fırsatçılığını görünce, hiç şaşmadım. Bu, onun ilk fırsatçılığı değil, son fırsatçılığı da olmayacak.

Anlatalım...

Feyzioğlu’na fırsatçılık yolu, Sarıgül’ün İstanbul adayı olarak kabul edildiği gün açıldı.

Gürsel Tekin de aynı göreve adaydı ama parti Sarıgül’de karar kılınca, Tekin ses çıkarmadı. Çünkü Gürsel Tekin çok iyi biliyordu ki, İstanbul adaylığı Sarıgül için bir giyotin olacak; bu adaylıkla Sarıgül’ün, değil CHP’ye genel başkanlık hayali, siyasî hayatı bile bitecek; Tekin’e genel başkanlık yolu açılacaktı.

Kader ağlarını ördü ve CHP geçen hafta büyük değişiklikler yaşadı (Bu arada, “Başbakan 30 Mart’a çıkamayacak” diyen Umut Oran gitti; iyi mi?... Siyaset böyle bir şeydir işte... Kime niyet, kime kısmet!...) ve Gürsel Tekin CHP genel sekreteri oldu. Bu, Tekin’in genel başkanlığa çok yaklaştığını gösterir. Bir adım sonrası, Tekin için genel başkanlıktır. Ve Tekin’in genel başkanlığı CHP’ye yeni bir kan getirir.  Çünkü Tekin, saplandığı 20. Yüzyıl ideolojileri çıkmazından CHP’yi kurtaracak bir umut gibi duruyor. Belki yakın gelecekte CHP içinde çıkması muhtemel “Beyaz Türkler-Kara Türkler” çekişmesinde galebe çalacak bir güç Gürsel Tekin.

Metin Feyzioğlu’nun ortaya çıkıp fırsatçılık yapmasının arkasında, CHP’nin içinde bulunduğu durum sonucunda Gürsel Tekin’in güç kazanması etkili olmuştur. 10 Ocak 2014 günü yazdığımız bir yazıda, Feyzioğlu’nun CHP’nin başına geçmek için her tür atraksiyonu yapacağını söylemiştik.  Danıştay toplantısında yaptığının amacı, CHP’de güç ve taraftar kazanmaktır.

CHP’yi bundan sonra bekleyen süreç, yukarıda da belirttiğim “Beyaz Türkler, Kara Türkler” çekişmesidir. Bu çekişmenin bir ucunun (Kara Türkler) Gürsel Tekin olduğu açıktır. Tekin, şu anda CHP içindeki değişimi ve yerli olmayı temsil ediyor; Feyzioğlu ise eski hastalık olan jakoben kanadın; yani beyaz Türkler’in temsilcisi olmaya niyetli. 

Ocak 2014 başından ve hatta 2013 Aralık ayından beri piyasaya çıkışının, her hıyar gösterene tuzla koşmasının sebebi bu.

Feyzioğlu’nun Danıştay toplantısında da işin tadını kaçırmasının sebebi “Gördünüz mü? Ben ne kadar kahraman biriyim?... Milletin önünde Cumhurbaşkanı’na, Başbakan’a, Kılıçdaroğlu’na ayar çekiyorum. Beni görün ve kıymetimi bilin.” diyerek CHP içindeki jakobenlere göz kırpmaktır.

Kısacası, Metin Feyzioğlu’nun Danıştay toplantısındaki çıkışının sebebi, iktidar üzerinden CHP’ye mesaj göndermektir. Sayın Başbakan  da tepki gösterip salonu terk ederek Feyzioğlu’nun eyleminin toplumsallaşmasına fırsat vermiştir. Başbakan şayet böyle bir çıkış yapmasaydı, Feyzioğlu’nun dedikleri, basit bir salon eleştirisi olarak kalacaktı.  

***

Meselenin bir başka tarafı da var...

Son zamanlarda yargı mensupları, salonlarda iktidar te’dip etmeye kalkıyorlar. 28 Şubatta askeriyenin takip ettiği bu te’dip yönteminin son zamanlarda popülerlik kazanması, pek hayra alamet değil. Atanmışların seçilmişlere çeki-düzen vermesi, Türkiye’den başka  nerede görülmüş?...

Anayasa Mahkemesi Başkanı’ndan sonra baro başkanının hazır toplanmış olanlara ver yansın etmesi, “yargıç devleti/juristokrasi” özleminin bir parçası olsa gerek ama artık yemezler. Fırçalı, te’dipli, ayarlı demokrasi çağı geçti koçum!...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum
Prof. Dr. Namık Açıkgöz Arşivi