Yener Dönmez

Yener Dönmez

Almanya’da Hans’ın anlayamadığı gerçekler

Almanya’da Hans’ın anlayamadığı gerçekler

Başbakan Erdoğan’ın Almanya seyahatinin yankıları sürüyor.

Türkiye’de Erdoğan’ın pek çok mitingini takip ettim.

Diğer liderlere göre çok farklı oluyor Erdoğan’ın mitingleri. Bir kere halkın nabzı çok iyi tutuluyor. Halkla aynı dil konuşuluyor, aynı duygu hissediliyor, aynı yoldan yürünüyor, aynı inanç yaşanıyor, aynı kader paylaşılıyor. Zaten halkla olan bu ortak dil, ortak duygu, ortak düşünce, ortak inanç halktan biri olan Erdoğan’ı üç dönem üst üste iktidara taşıdı, girilen her seçimden zaferle çıkıldı.

Türkiye’de durum böyle.

Fakat Almanya mitingleri bambaşka oluyor.

Duygunun da, hasretin de, sevincin de, coşkunun da zirvesi orada yaşanıyor.

Mitinge dair gelişmeler ile Almanya dönüş yolunda Erdoğan’la gerçekleştirdiğimiz sohbeti ayrıntılı biçimde haber sütunlarımızdan yansıttık.

Gelelim Almanya izlenimlerine…

Köln Almanya’nın en güzel şehirlerinden birisi.

Geniş ormanlık alanlarla yeşillere bezenmiş kenti Ren Nehri bir baştan bir başa ikiye bölüyor ve etrafında Alman kültür ve tarihini yansıtan eserler gondol seferleriyle izlenebiliyor. Ayrıca yük ve yolcu gemilerini görmek de mümkün nehirde.

Köln Almanya’da en fazla soydaşımızın bulunduğu şehir.

Hatta bazı sokakların tümü Türk işyerleriyle dolu. Her yerde Türkçe konuşuluyor, işyerleri Türkçe tabelalardan oluşuyor. Türklerin en fazla söz sahibi olduğu şehirlerden birisi Köln…

Dusseldorf, Neuss gibi Türklerin yoğun olarak yaşadığı şehirlere de çok yakın olması bu durumu güçlendiriyor.

Bir gurbetçi çocuğu olarak doğan benim için de gurbetin çok farklı bir yeri var.

Ağırlıklı kısmı Almanya olmak üzere yakınlarımın yarıdan fazlası yaşamlarını Avrupa’nın değişik ülkelerinde sürdürüyor. Yani gurbet, hasret, sıla özlemi kaldığı yerden devam ediyor bizim için.

Amcalarım ve rahmetli babam ilk nesil gurbetçilerden.

Tabii ilk nesil ile şimdiki nesil gurbetçisi arasında her açıdan dağlar kadar fark var.

Mesela ilk neslin duygu ve gayeleri, kendisi de gurbetçi olan “Köln Bülbülü” Malatyalı Yüksel Özkasap’ın türkülerindeki şu mısralarla ne güzel ifade ediliyor:

“Ayrı düştüm vatanımdan yurdumdan/Sermayem yok servetim yok elimde/Bilinmiyor yoksulların dilinden burada/Almanya’ya mahkum ettin yoksulluk beni/Almanya’ya mecbur ettin fakirlik beni/ Bir garibim kimse bilmez halimden/Gözüm kaldı vatanımın yolundan/Ağlıyorum hasretimden derdimden/Çekmem yoksulluğu gelse elimden/Ayırdın beni anamdan babamdan/Bir garibim vatan bana çok uzak/Her dem kurdu kader bana tuzak/Seyyah olup kısmet peşinde gezmek/Almanya’ya mecbur ettin yoksulluk beni/Almanya’ya mahkum ettin fakirlik beni”

Ama bugün durum öyle mi?

Köprünün altından çok sular geçti.

İmkansızlıktan, mecburiyetten, hasretten, zahmetten büyük bir rahmet doğdu.

O zaman farklı amaçlarla gidilmişti gurbete; bugün farklı amaçlarla bulunuluyor orada.

Amcam ve babam işçi olarak gitmişlerdi örneğin. Bugün onların çocukları iş adamı olarak, hukuk adamı olarak bulunuyorlar Almanya’da…

İnançlarından, geleneklerinden, değerlerinden, hedeflerinden milim sapmadan…

Başbakan da dile getirdi.

Anadolu’dan işçi olarak gelen kardeşlerimiz, burada sadece işçi olarak kalmadılar. Türkler bugün Almanya’da 80 bin işletmeye sahip. Yıllık 40 milyar avro ciroya ulaştılar, 400 bine yakın istihdam sağlanıyor. Sadece ekonomide değil, siyasette de vazifeler üstlenildi. Almanya’da bakan olarak vazife yapan Türkler oldu. Federal parlamentoda, eyaletlerde milletvekillerimiz oldu. Sanatta, sporda, bilimde öne çıkan, çok önemli başarılara imza atan soydaşlarımız oldu.

Aslında meselenin bam teli de burası.

Bu durum karşısında Almanlar değil de kim çıldırsın?

Gelsinler işçi olarak kalsınlar, bize hizmet etsinler diye düşünüyorlardı.

Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı.

Peder’in değil kaderin dediği oldu.

Bunu Holokost esiri kompleksli Hans’ın anlaması çok güç.

Hasan’ların, Hüseyin’lerin tümü anlasın yeter.

“Güneş’in Batı’dan doğmasına” bir de bu açıdan bakmak gerek…

Eğer kendi kendimize engel olmaz isek yarınlar bizim olacak.

Bundan hiç şüpheniz olmasın.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum
Yener Dönmez Arşivi