Serdar Arseven

Serdar Arseven

Her yerde var, bir Diyanet’te yok!..

Her yerde var, bir Diyanet’te yok!..

Gündemde “Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı olur mu olmaz mı?” tartışmalar var.

Ben bu mevzua fazla girmiyorum.

Zira meseleyi tartışmanın pratikte fazla bir anlamı yok.

Sayın Erdoğan isterse –Allah’ın izniyle- Cumhurbaşkanı olur, bu belli.

Partinin yaptırdığı son anketten oyunu gittikçe arttıran bir Lider olarak çıkıyor.

AK Parti bu işlerde muazzam uzmanlaşmış bir siyasi oluşum, Recep Tayyip Erdoğan meselenin “çetrefilli” taraflarını inceden inceye hesaplayabilecek bir Lider.

Sonunda bir karar verecek, ihtimaller içinde “Bütün yorumcuları ters köşeye yatırmak!” da var.

Verecekleri karar ülkemize milletimize hayırlı uğurlu olsun.

Ben bugün, dikkat çekmenin son derece anlamlı ve hayırlı olacağına inandığım bir mevzua girmeyi düşünüyorum...

Efendiiim...

“Paralel Devlet” tartışmalarının iyice alevlendiği günlerde, “Paralel İlahiyatçı”lardan biri  Diyanet İşleri Başkanlığı’ndaki karar mekanizmalarına “Bu işe karışmayın, fena olur!” yollu bir “köşe yazısı” göndermişti.

Nereyi ne şekilde dinlediler, kimlerin kayıtlarını tuttular ve kimlere ne gibi şantajlarda bulundular...

Bunlarla ilgili çok şey yazıldı, söylendi.

Bütün bu süreç içinde...

Dikkatinizi çekti mi bilmem;

Bu “paralel oluşum” Diyanet’de ne ölçüde yer etti, yer etmedi, kimlere uzandı, uzanmadı mevzuları gündemde –nedense- pek yer bulmadı.

Nedense?..

¥

Kemal Kılıçdaroğlu’nun grup konuşmasında Diyanet İşleri Başkanımız Mehmet Görmez’i övdüğü anlarda bunları düşünüyordum.

¥

Kim kimi niçin övmüş mevzularından öte, yorumlardan öte, “malzemeler” üzerinde konuşmak lazım.

“Paralel yapının bütün kurumlardaki faaliyetleri çatır çatır gündeme getiriliyor da, Diyanet İşleri Başkanlığı gibi hassas bir alandaki faaliyetleri niçin gözlerden uzak?” sorusu önemli.

Bu soru kayda değer ama tek başına anlamlı değil.

Dün konu üzerinde biraz çalıştım.

Önceki çalışmalarımı üzerine ekledim...

Şöyle bir sonuca vardım:

“Paralel yapı –beklendiği gibi- Diyanet alanını ihmal etmemiş. Üzerine fena halde yüklenmiş....

Bu arada...

“ Hz. Muhammed’in (SAV) Peygamber olduğuna inanmayanlar da Cennet’e gidebilir! Aksini söylemek diyalog çalışmalarına zarar verebilir!” muhtevalı telkinlere karşı çıkan Diyanet Personeli de hayli sıkıntı çekmiş!..

¥

“Yok böyle bir şey ispatlayamazsın!” denirse...

“İslam tek mutlak doğru değildir, doğru inançlardan biridir!”  şeklindeki İslam inancına taban taban zıt ifadelerin açılımı olan çok sayıda misali...

Hem de Diyanet’e bağlı kurumlardaki “ders notlarından” çıkartabilirim!..

“Dinler ve kültürlerarası diyalog, farklı inanç grupları arasında hoşgörü, son yıllarda bütün dünyada yükselen bir değer olarak öne çıktı ve önem kazandı!” cümlesini referans noktası olarak öne uzatan “Çok Meşhur ve Çok Yetkili Bir Diyanet İlahiyatçısı”nın konuşmalarından nice örnekler verebilirim.

İlahi Hükümlerle sabit “Başörtüsü” emrini  “yumuşatmaya” ve işi “Böyle bir kesin emir yoktur!”a kadar götürmeye varan telkinlerin Diyanet gündemine getirilmek istenmesinin sebeplerini sorgulayabilirim.

Bunları sorgulayan, bunlara karşı çıkan Diyanet personelinin “Belgeleri dışarı çıkartmaktan ve başkalarıyla paylaşmaktan dolayı” ne işlemlere, sorgulara, soruşturmalara muhatap kılındığını da...

Takip edenlerimiz bilir, belgelemiş bir gazeteciyim!..

¥

Demem o ki...

Bu Diyanet alanı öyle “Paralel Yapı”nın ilgi göstermeyeceği ve abanmayacağı alanlardan biri olarak görülüyorsa...

“Bir yerde yoksanız hiçbir yerde yoksunuzdur!” anlayışının buraya el atmadığı “zannediliyorsa” güzel...

Bırakınız böyle gitsin!..

¥

Amma velâkin...

Ya işte dediğimizi dedik...

Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, “Paralel Yapı”nın bütün ilişkilerinin ortaya dökülmekte olduğunu dile getirirken...

Başbakan Yardımcımız Sayın Emrullah İşler, “Paralel Yapı”nın marifetlerini (!) teker teker sıralarken...

Diyanet İşleri Başkanımız Sayın Mehmet Görmez, “Herkesin işini lâyıkıyla yapmasının önemine” dikkat çekerken...

Biz de...

“Ana temaları itibarı ile Diyanet alanıyla çok ilgili olan bu ‘yapı’nın Diyanet İşleri Başkanlığı’ndaki faaliyetlerine dikkat çekelim” dedik.

“Paralel Yapı’nın Diyanet alanında hiçbir çalışması olmamıştır! O alanı tamamen ihmal etmişlerdir! ” yollu bir açıklama gelirse...

 “Hayli şaşıracağımı” belirtir...

İlgililere sevgi ve saygılarımı sunarım efendim.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Serdar Arseven Arşivi