Cübbeli Ahmet Hoca

Cübbeli Ahmet Hoca

Fişi çeken katil olur

Fişi çeken katil olur

İslamiyet’e göre beyin ölümü diye bir şey yoktur. Hastanın kalbi durmadan ölmüş sayılmaz. Dolayısıyla makinaya bağlı şekilde yaşayan bir hastanın fişini çekmek caiz değildir. Fişi çekerek hastayı öldürmek cinayet sayılır.

İs­la­m’­a gö­re be­yin ölü­mü ölüm de­ğil­dir. İs­lam kal­bin ölü­mü ger­çek­leş­me­den in­sa­na ölü mu­ame­le­si yap­maz. Çün­kü kalp ça­lı­şı­yor, kan da­mar­lar­da de­ve­ran edi­yor. İs­la­mi­yet böy­le bir in­sa­na ölü de­mez. İkin­ci­si böy­le du­rum­da olan­la­rın fi­şi çe­kil­me­di­ği tak­dir­de ba­zen 5-10 se­ne son­ra ye­ni­den ayıl­dı­ğı ve bi­lin­ci­nin ye­ri­ne gel­di­ği de gö­rül­-müş­tür. Ja­pon­ya gi­bi ba­zı ül­ke­ler­de böy­le du­rum­la­rı­nın ol­du­ğu­nu ha­ber­ler­de gör­dük. Dün­ya­da bu­nun ör­nek­le­ri çok­tur. Bu da bi­ze gös­te­ri­yor ki ece­li gel­me­yen için her an bey­ni­nin di­ril­me ve şu­uru­nun ia­de­si im­kâ­nı var. 

MÜ­CA­DE­LE EDİL­ME­Lİ

Böy­le bir du­rum­da fi­şi çe­ke­rek ada­mı öl­dür­mek İs­la­mi­ye­t’­e gö­re ci­na­yet sa­yı­lır. Bu­na as­la fet­va ve­ril­mez, ca­iz de­ğil­dir ve ha­ram­dır. 

Böy­le du­rum­lar­da dev­let fi­şi çek­mi­yor ise has­ta ya­kı­nı­na da mas­raf yük­len­me­di­ği için ki­şi bu­nun­la mü­ca­de­le et­me­li­dir. Eğer ki fi­şi çek­me­ye mü­sa­ade eder­se o za­man gü­nah­kâr olur, ka­til du­ru­mu­na dü­şer. 

Bu mas­raf­lı bir iş­se ve dev­let bu­nu kar­şı­la­maz­sa, ki­şi zen­gin ise bu mas­ra­fa kat­lan­ma­lı­dır ve fi­şin çe­kil­me­si­ne mü­sa­ade et­me­me­li­dir. 

Am­ma ve­la­kin has­ta ya­kı­nı fa­kir­se ve dev­let de bu­nu kar­şı­la­mı­yor­sa so­rum­lu­luk o mü­es­se­se­de olur. 

Fi­şi çe­ker­ler­se on­lar bu gü­na­ha gi­rer­ler. Has­ta ya­kı­nı rı­za gös­ter­me­di­ği için gü­na­ha gir­mez. 

KA­DE­RİN SIR­RI­NI Bİ­LE­ME­YİZ

An­cak be­nim bil­di­ği­me gö­re has­ta ya­kı­nı çe­kin di­ye­ne ka­dar dev­let fi­şi çek­mi­yor. Eğer ki has­ta ya­kı­nı is­ter­se ke­sin­lik­le gü­nah­kâr olur. Mad­di im­kâ­nı ol­ma­dı­ğı için pa­ra­yı kar­şı­la­ma­dı­ğı tak­dir­de has­ta­nın yat­tı­ğı mü­es­se­se çek­miş olu­yor fi­şi. 

Adam da ra­zı ol­ma­dı­ğın­dan gü­nah­kâr ol­mu­yor. 

Ke­sin­lik­le be­yin ölü­mü ölüm de­ğil­dir. Fi­şi çek­mek ay­nı can­lı in­sa­nı öl­dür­müş gi­bi­dir. Ci­na­yet sa­yı­lır. Çün­kü dün­ya­da böy­le du­rum­lar­da ayı­lan çok in­san var. Ka­de­rin sır­rı­nı bi­le­me­yiz biz. Al­lah kal­bi­ni dur­dur­ma­dı­ğı­na gö­re im­ti­han edi­yor de­mek­tir. 

HER SEYE ŞiRK DEYiP DURMAYIN!

“Dua ederken aracı koymaya mecbur muyum?” diyorsun. Allah-u Teâlâ sana “Onun hakkı için bana dua et” diyor. Onun hürmetine benden iste diyor, daha ne konuşuyorsun sen! 

Mevla “Ey Âdem sen bana dua ederken onun hakkını araya koyarak, tevessül ederek dua et” diye emrediyor. Âdem (Aleyhisselam) ilk insan ve ilk peygamber bide. “Ben aracı koymadan dua ediyorum. Mecbur muyum?” diyorlar. Benim bugüne kadar kafam çalışmadığından sana mecbursun diyemiyordum. Ama şimdi bu emri gördüm. “Bana onun hakkını araya koyarak dua et” diyor. Ne yapacaksın şimdi? Mevla meleklere “Âdem’e secde edin” dedi. Ne yapacaksın şimdi? Âdem’e tapın manasında demedi. 

“Onu kıble yapın, ona dönün, bana secde edin” dedi. Dolayısıyla Âdem (Aleyhisselam) kıble oldu. Biz Kâbe’nin taşına mı tapıyoruz, yönüne mi tapıyoruz? Biz Allah’a tapıyoruz. Ama Allah bize “Buraya dönerek ibadet edeceksiniz. Başka tarafa dönersen kabul etmiyorum” dedi. 

BUNDA NE VAR?

O zaman bu emir taabbüdidir. Senin bunu karıştırmaya hakkın yok. “Niye burası? Öbür taraf değil?” deme hakkın yok. Emredileni yapacaksın. Kulsan kulluğunu yapacaksın. Ne konuşuyorsun sen! Âdem (Aleyhisselam) Kâbe oldu. Ondan sonra “Rabıta olmaz” diyorsun. Nasıl olmaz! Secde yapıyorsun ona doğru. Ama Allah’a secde yapıyorsun ama ona doğru yapıyorsun. Rabıtada da şeyhini düşünüyorsun. Düşünmekte ne şirk var? “Allah’ın nurunun zuhurgâhıdır, tecelligâhıdır. Rabbimi bana hatırlatıyor” diye sen onu düşünüyorsun. “Allah’ın salih kuludur” diye düşünüyorsun. “Allah’ın zatı şekilden münezzehtir. 

Onun için ben onun bir dostunu düşünüyorum. Onun huzurunda kendimi sayıyorum” diye düşünüyorsun. Bunda ne var? Kâbe’ye dönmek ile adam şirke mi düşer?! 

MÜHİM OLAN EMİRDİR

Melekler Âdem (Aleyhisselam)a secde etti diye dinden mi çıktı. Hayır. Çünkü emri tuttular. Mühim olan emirdir. “Aracı koymaya mecbur muyum?” diyorsun. Allah-u Teâlâ sana “Onun hakkı için bana dua et” diyor. Onun hürmetine benden iste diyor, daha ne konuşuyorsun sen! Mevla “Ey Âdem artık bu işi sildim. Onun hürmetine seninle ilgili her şeyi affettim. Muhammed olmasaydı seni de yaratmayacaktım” buyuruyor. İşte burası mahalli istişhadımız. Geldik mi şimdi “Levlâke levlak lema halaktül eflak. (Sen olmasaydın kâinatı yaratmazdım)” Neden? 

ADEM’İN ZÜRRİYETİYİZ

Ayette “Ey insanlar gökte, yerde ne varsa sizin için yarattım” buyruluyor. Bizim için ne demek? Âdem babamız ve onun zürriyetiyiz biz. Peki, Âdem (Aleyhisselam)a “Muhammed olmasaydı seni de yaratmazdım” diyor. Dolayısıyla onu yaratmayınca, onun için yaratılanlar da yaratılmayacaktı. 

Abdülkadir Geylani “Varlık âlemini hatırı için halk ettiğin zata salat-ü selam eyle” diyor. Âmin. 

Karı-Koca ilişkilerinde sınır

Karı-koca ilişkilerinde sınır vardır. Makat bölgesi döl yatağı olmadığı için ters ilişki haramdır. Kadına hayız vaktinde cinsi temas için makattan yaklaşan melundur, lanetlenmiştir. Hadise göre bu lanetten uzak durmak gerekir, büyük günahlardandır. Hayız halinde rahim yoluna da yaklaşmak haramdır. Temiz halinde rahim yoluna olduktan sonra her türlü helaldir. Ancak hayız halinde diz kapağıyla göbek arasındaki etine, derisine değmek haramdır. 

Diz kapağıyla göbek arası örtülü olursa örtünün üstünden değmek helaldir. Hayız halinde vücudun diğer bölgelerine değmekte de sakınca yoktur.

SAKINMAK LAZIMDIR

Kadının erkeğin tenasül uzvuna, erkeğin kadının avretine bakmaları helaldir. Bazı âlimler mekruh demişlerse de çoğu âlimler beis görmemişlerdir. Eğer helal yoldan tahrik edecekse ve cinsel yakınlıkta yardımcı olacaksa o zaman beis de kalmaz. Ama normalde avret yerlerine bakmak unutkanlık getirir. Unutkanlık iyi bir şey değil. Onun için bir zaruret yoksa bu gibi şeylerden sakınmak lazımdır ama haram denemez. Bakılabilir ve tutulabilir.

MÜSAİT DEĞİLDİR

Tenasül uzvunu ağza almak ise müsait değildir. Buna cevaz vermemek lazım. Bazı mezheplerde müsaade edenler olmuşsa da bizim mezhebimiz buna müsait değildir. Çünkü hadiste “Ağızlarınız Kur’an yoludur.” buyrulduğu için necaset yolunu Kur’an yoluna karıştırmak uygun değildir. Bundan sakınmak gerekir.

Ayet-i Kerime

Kendilerine bir iyilik dokununca, "Bu Allah’tan" derler; başlarına bir kötülük gelince de "Bu senin yüzünden" derler. “Küllün min indillah” [Hepsi Allah’tandır] de, bunlara ne oluyor ki bir türlü laf anlamıyorlar. [Nisa 78]

Hadis-i  Şerif

İman; Allah’a, meleklere, kitaplara, peygamberlere, ahiret gününe, [yani Kıyamete, Cennete, Cehenneme, hesaba, mizana], kadere, hayrın ve şerrin Allah’tan olduğuna, ölüme, öldükten sonradirilmeye, inanmaktır. Allah’tan başka ilah olmadığına ve benim O’nun kulu ve Resulü olduğuma şehadet etmektir. [Buhari, Müslim, Nesai]

Alimlerden  Öğütler

Allah bazen dilediği halde emretmiş, bazende emrettiği halde dilememiştir. İblis'e, Adem'e secde etmesini emrettiği halde, secdenin yapılmasını irade etmemişti. Eğer İblis'in secde etmesini isteseydi, İblis secde ederdi. Adem'in malum ağaçtan yemesini yasaklamıştı ama iradesi ağaçtan yemesi yönünde idi. Eğer ağaçtan yenilmesini istemeseydi Adem yemeyecekti."(Caferi Sadık Rahmetullahi aleyh )

Editör: Mesut Ertanç - Sorularınız İçin: [email protected] 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
6 Yorum
Cübbeli Ahmet Hoca Arşivi