Recep Garip

Recep Garip

“Kayahan” Unutulur mu?

“Kayahan” Unutulur mu?

İn­san se­si­nin et­kin ve et­ki­le­yi­ci ol­du­ğu mu­hak­kak. Ha­yat­la­rı­nı, edim­le­riy­le, şi­ir­le­riy­le, ya­pıt­la­rıy­la ve mü­zik­le­riy­le ken­di alan­la­rın­da ses, yan­kı, du­yuş, his­se­diş, al­gı oluş­tu­ra­bil­miş in­san­lar; yap­tık­la­rıy­la ha­tır­lan­ma­yı, üret­tik­le­riy­le anıl­ma­yı, dil­ler­den dil­le­re des­tan­laş­ma­yı da sür­dür­müş­ler­dir. Her ya­şın, her ça­ğın, dö­ne­min ken­din­ce bi­li­nen isim­le­ri, kah­ra­man­la­rı, si­ya­si­le­ri, kül­tür sa­nat adam­la­rı mev­cut­tur. Ha­ya­tı ya­şar­ken bir­lik­te olu­nan de­ğer­le­rin pek far­kı­na va­ra­maz in­san. Bir ni­met için­dey­ken o ni­me­tin kad­ri ve kıy­me­ti­ni pek bil­mez. La­kin o de­ğer, o ni­met, o şah­si­yet kay­bo­lup git­ti­ğin­de, ebe­di âle­me yol­cu­lu­ğa çık­tı­ğın­da fark edi­lir on­dan ka­lan bü­yük boş­luk­la.

It­ri, De­de Efen­di, Saa­det­tin Kay­nak, Ka­ni Ka­ra­ca, Amir Ateş vs…

De­ğer­le­ri ya­şar­ken id­rak et­mek, bil­mek, ih­ti­mam gös­ter­mek icap eder. Bir bi­lim er­ba­bı­nın, sa­nat ada­mı­nın, şa­ir ve ya­za­rın ce­mi­yet­te var ol­ma­sı de­mek o ce­mi­ye­tin güç­lü, zen­gin ol­ma­sı de­mek­tir. Sö­zü şu­ra­ya ge­ti­re­bi­li­riz; ku­rum­lar, dev­let er­kâ­nı, şeh­rin so­rum­lu­la­rı ya­ni şeh­re­min­le­ri mut­la­ka ce­mi­yet­le­rin­de ya­şa­yan de­ğer­le­rin var­lı­ğın­dan ya­rar­lan­ma­lı, on­lar üze­rin­de ih­ti­mam gös­ter­me­li, hiz­met ve ik­ram et­mek­te geç kal­ma­ma­lı, top­lum­la olan ün­si­ye­ti­ni mut­la­ka ge­liş­ti­re­cek et­kin­lik­ler­de, sa­nat olay­la­rın­da ye­ri­ni al­ma­sı­na gay­ret gös­ter­me­li­dir­ler.  İsim­le­ri cad­de­le­re, kül­tür ve sa­nat mer­kez­le­ri­ne ko­nul­ma­lı­dır.

Yu­nus Em­re ila­hi­le­ri Yu­nu­s’­u na­sıl ya­şa­tı­yor­sa bu gün bu gün­de var olan kıy­met­ler­de ya­şar­ken on­la­rın halk­la olan ir­ti­bat­la­rın­da, top­lum­la bu­luş­ma­la­rın­da, ara­nıp so­rul­ma­la­rın­da, bi­ri­kim­le­rin­den aza­mi de­re­ce­de fay­da­la­nıl­ma­sın­da ön­cü­lük ve ön­der­lik ya­pıl­ma­lı­dır. Öl­dük­ten he­men son­ra hak­kın­da gü­zel şey­ler söy­le­mek, gü­zel di­lek ve te­men­ni­ler­de bu­lu­nan övü­cü ifa­de­ler öle­ne pek fay­da et­mi­yor. Fay­da, ya­şar­ken sa­hip­le­nil­me­sin­de­dir. Rah­met­li Prof. Dr. Os­man Öz­türk Ho­cam; “Pey­gam­ber­le­re ve­ri­len şe­fa­ati on­lar kul­la­na­cak. Ku­lun ku­la olan şe­fa­ati ol­sa ol­sa bu dün­ya­da bir­bi­ri­ne sa­hip çık­mak­tır. Acı­sın­da, se­vin­cin­de, her ha­lin­de ya­nın­da ol­mak­tır. Dü­şün­ce elin­den tut­mak, yan­lış yo­la git­ti­ğin­de bı­rak­ma­mak­tır. Bi­zim gü­cü­müz an­cak bu­ra­da bir­bi­ri­mi­ze sa­hip çık­ma­ya ye­ter” der­di. Mu­sal­la ta­şı­na ko­nu­lan in­sa­nın du­ru­mu ki­mi za­man im­re­ni­le­cek ve ki­mi za­man da acı­na­cak sah­ne­ler­le göz­ler önü­ne ge­li­yor. Eş­le­ri dost­la­rı, ah­bap­la­rı, bir ömür bir­lik­te ol­duk­la­rı; si­yah göz­lük, si­yah el­bi­se­ler­le ke­nar­da du­rur­ken ca­mi ce­ma­ati ce­na­ze­ye hür­me­ten ima­mın çağ­rı­sı­na uya­rak na­ma­zı kı­lıp bir de ta­nık­lık eder­ler. İyi bi­li­riz der­ler. İyi bil­mek so­rum­lu­luk is­ter. Ce­na­ze kalk­ma­dan mu­sal­la ta­şın­day­ken so­ru­lur; “hak­kı olan var­sa ge­lip is­te­sin öde­ye­lim, bor­cu var­sa ha­be­ri­miz ol­sun öde­ye­lim” di­ye ai­le üye­le­ri böy­le bir ta­lep­te bu­lu­nur­lar. Bu­lu­nul­ma­sı icap eder. Bu İs­lam ada­bın­dan­dır ve kul hak­kıy­la öte dün­ya­ya gi­dil­me­me­si için dik­kat çe­ki­ci­dir. Bu ge­le­nek as­la unu­tul­ma­ma­lı­dır.

Şe­hit edi­len Cum­hu­ri­yet Sav­cı­sı Meh­met Rem­zi Ki­raz kar­de­şi­miz İmam ha­tip Li­se­si ­me­zu­nuy­du. Son­ra İs­tan­bul hu­kuk oku­ya­rak ha­ya­ta atıl­mış­tı. Ber­kin El­van so­ruş­tur­ma­sı­nı yü­rü­tü­yor­du. Çağ­la­yan Ad­li­ye sa­ra­yın­da re­hin alı­na­rak ebe­di âle­me yo­la çık­tı. Ne­ler olu­yor ya da ne­ler ola­bi­le­ce­ği­ne işa­ret­lerVa­tan Cad­de­si­ne ta­şın­dı. Tür­ki­ye ye­ni bir dö­ne­me gir­di. 7 Ha­zi­ran­da se­çim var. Her­ke­sin he­sa­bı sah­ne­ye düş­me­ye de­vam eder­ken mü­min yü­rek­le­rin so­rum­lu­lu­ğu bü­tün in­san­lık için mer­ha­met­ten ya­na, kar­deş­lik­ten ya­na, uhuv­vet­ten ya­na at­ma­ya de­vam edi­yor. “Küf­rün tek bir mil­let ol­du­ğu” nu göz ar­dı et­mek de­mek, Pey­gam­be­ri­mi­zin uya­rı­sı­nı unut­mak de­mek­tir. Sis­li bir mev­sim­de ça­kal­la­ra, til­ki­le­re, bö­cü­le­re dik­kat et­mek icap eder.

Me­tin Yük­sel as­la unu­tul­maz. Se­dat Ye­ni­gün as­la unu­tul­maz. Meh­met Rem­zi Ki­raz as­la unu­tul­maz.Cem ka­ra­ca “Ben bir ce­viz ağa­cı­yım Gül­ha­ne par­kın­da” de­di­ğin­de de o unu­tul­maz­lık zır­hı­nı in­şa edi­yor­du. “Al­lah Yar Yar”, “İş­te gel­dik gi­di­yo­ruz” di­ye­rek rak mü­zik­le ka­lı­cı eser­ler or­ta­ya koy­mak her­ke­se na­sip ol­mu­yor.

Şim­di de Ka­ya­han Acar, 3 Ni­san 2015 sa­ba­hın­da ebe­di âle­me yol­cu­lu­ğa çık­tı. İyi şey­ler ya­pan­lar, hay­rın ve hak­kın ka­pı­sın­da du­ran­lar unu­tul­mu­yor. İn­san­la­rın yü­rek­le­rin­de ka­lan hak ve hu­ku­ka ria­yet eden, yap­tı­ğı­nı iyi ya­pan in­san­lar, top­lum­la­rı ta­ra­fın­dan unu­tul­mu­yor. Al­lah on­la­rı unut­tur­mu­yor. Unu­tu­lan­la­rı da Al­lah unut­tu­ru­yor ve as­la ha­tır­lan­mı­yor. Ta­rih­te öy­le­le­ri var ki hiç iz­le­ri­ne bi­le rast­lan­mı­yor. Ki­mi­le­ri iyi­lik­te ör­nek ol­sun, ki­mi­le­ri de kö­tü­lük­te ör­nek ol­sun di­ye unu­tul­mu­yor. “Bir Aşk Hi­kâ­ye­si”, “Se­nin­le Her Şe­ye Va­rım Ben”, “Em­rin Olur”,  “Mev­sim ha­la Sen”, “E be­be­ğim e”, “Ye­min Et­tim” ­gi­bi eser­ler, al­büm­ler bı­ra­ka­rak git­ti. Sa­nat ca­mi­asın­da dü­rüst, ka­li­te­li, şah­si­yet­li ve onur­lu ya­şa­yan­lar gü­zel at­la­ra bi­nip gi­di­yor­lar ve on­la­rın ar­ka­da şar­kı­la­rı, şi­ir­le­ri ka­lı­yor. Dün­ya­yı doğ­ru ve gü­zel ya­şa­mak icap edi­yor. Dün­ya­nın çi­vi­si­ni sö­ken­ler­le mü­ca­de­le et­mek icap edi­yor.

Ka­ya­han, pop mü­zi­ği­nin Tür­ki­ye­’de­ki in­şa­cı­sı de­ni­le­bi­lir. De­ğer, bu­lun­du­ğu ye­re de de­ğer ka­tar. Ka­ya­ha­n’­ın bir dö­nem ya­şa­dı­ğı Ba­lı­ke­sir-Gö­me­ç’­te­ki İn­ta Sev­gi Kö­yü­’n­de “Ge­ce­ler Cad­de­si” ve “Ma­vi­lim Cad­de­si”­nin ke­siş­ti­ği “Hül­yam Çık­ma­zı” nda ya­şa­dı. Bu köy­de­ki bü­tün cad­de ve so­kak­lar, Ka­ya­ha­n’­ın şar­kı­la­rı­nın isim­le­rin­den oluş­muş. Gö­rül­dü­ğü üze­re şa­ir, res­sam, mü­zis­yen bu­lun­du­ğu ye­re renk ve­rir, coş­ku ve­rir, zen­gin­lik ka­tar.  

Ka­ya­han, “Yo­lu sev­gi­den ge­çen her­kes­le bir gün bir yer­de bu­lu­şu­ruz” di­ye bir slo­gan­la ta­nın­dı. Ço­cuk­lar için de şar­kı­lar ya­zan Ka­ya­han, ay­rı­ca te­le­viz­yon için ço­cuk prog­ram­la­rı yap­tı­ğı da bi­li­ni­yor. Tıp­kı“Gül Pem­be”­yi, “Sö­züm mec­lis­ten Dı­şa­rı”, “Es­tağ­fi­rul­lah .. Ne had­di­mi­ze”, “Kol Düğ­me­le­ri” gi­bi bir­çok al­büm ve par­ça­la­rın sa­hi­bi ­Ba­rış Man­ço gi­bi.

Ka­ya­han “Be­nim Pen­ce­rem­den”  ve “Se­ven­le­ri ayır­ma­yın, se­ven­ler ay­rıl­ma­yın” al­büm­le­ri dik­kat­le­ri çek­ti. “Ben Ana­do­lu Ço­cu­ğu­yum” di­ye­rek kök­le­re vur­gu yap­tı. Son­ra “Al­la­h’­ım Ney­di Gü­na­hım” di­ye­rek sor­gu ya­ka­rış ara­sı do­laş­tı. Ar­dın­dan “Ca­nı­mın Yap­rak­la­rı­“ son­ra ise; “Al­lah kim­se­yi sev­gi­siz bı­rak­ma­sın”. “Sev­gi­siz hiç­bir şey ya­pıl­maz. Her şe­yin ba­şı sev­gi­dir” söz­le­ri­ni mu­sal­la­da bir kez da­ha söy­le­ye­rek ha­ya­tın an­lam­lı ya­şa­nıl­ma­sı­nı ge­rek­ti­ği­ni ifa­de et­miş ol­du.

“Ya­şa­na­cak gü­nü­müz var­mış. Ölüm bir ce­za de­ğil­dir, ben öy­le dü­şü­nü­yo­rum..” de­miş­ti. Sa­hi­den de öy­le­dir.  Ölüm ebe­di âle­min açı­lan ka­pı­sı­dır. Ha­yır­lı iş­ler yap­ma­nın fır­sat­la­rı eli­miz­dey­ken ha­yır­la anı­la­bi­le­cek, unu­tul­ma­ya­cak im­za­lar bı­ra­ka­lım. İsim­le­ri­ni zik­ret­ti­ği­miz ve et­me­di­ği­miz bü­tün gü­zel in­san­la­rı rah­met­le anı­yo­rum.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Recep Garip Arşivi