Ramazan Ercan Bitikçioğlu

Ramazan Ercan Bitikçioğlu

Milletleri Sürecek Bir Tımarhane Olsa..

Milletleri Sürecek Bir Tımarhane Olsa..

Artık iyice çoğaldılar... Sokaklar «süslüman» kızlarla dolu... Ve bunlar giderek daha sapık kıyafetler giymeye başladılar... Bir Müslüman olarak utanıyorum...

Paris’in dünya çapındaki Şabane kerhanesinde görülecek türden kıyafetlerle bir sürü karı, göbek atıyor ve bolca «Sübhanallah, Maşa’allah» diyor çarpılasıcalar..

«Kertenkele» tv dizisini tenkid edenler bu süper sapıklığı tenkid etmiyorlar...

Bir başkası, Kur’ân «Allah indinde tek din İslâm» derken, «üç hak ibrahimî din» diyor, diyalog - hoşgörü ayaklarında kefereyi cennete sokuyor.. Bunun arkasında da sürü sepet insan (!) var...

Bunlar onca insanı nasıl hipnotize edebilmişler?

Belki de süslümanları bunlar, bu tür sapık cereyanlar tetikliyor. Para muslukları heriflerin avucuna akıyor onlar da her haltı yapıyorlar..

Ortalıkta onlarca sahte hoca, para için vaaz eden, mezhebi bozuk var. Heriflerde tekebbür had safhada. Her birinin kendi televizyon kanalları var. Etraflarında binlerce zombi holiganları var bunların da... Dinin hakikisi kaybolmuş, meydan bunlara kalmış.

Birtakım yabancılar peygamberimizi (sallallahü aleyhi ve sellem) görmeye gelmişler, (Peygamber hanginiz?) anlamında “efendiniz kim?” diye sormuşlar. Fahr-i kâinat resûl-i kibriya efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) o sırada elinde süpürge yerleri süpürüyormuş... “İnsanların efendisi onlara hizmet edendir” buyurmuşlar. “Onların efendisi benim” dememişler.

Allah cümlemizi hidayette sâbit kılsın, hepimize akıl fikir ihsan eylesin.. Bir Müslüman karşısındakinin önce hakiki İslâm ahlâkına sahip olup olmadığına bakar, kolay kolay aldatılamaz. Müslüman basiretli olur, feraset sahibi olur.

Türkiye’de iki takla at, biraz efsunkâr konuş, ağzın laf yapsın yüzlerce müridin olur, olmayan tayyi mekân, tayyi zaman kerametlerin yayılır gider, öte taraftan da paralar kasana akar da akar.

Zenginleştikçe daha büyük şeyh, daha yüksek bir üstad olursun. Lâkin sırf Allah rızası için, Allah kelâmını yüceltmek için, mütevâzı şekilde fisebilillah iş yapar, ücretini de Allah’tan beklersen anana  avradına bile küfreden çıkar. Cinnet değil mi bunlar? «Tımarhanelik işler» desem abartmış mı olurum?

Merhum şairler sultanı Necip Fazıl Kısakürek üstadın, ünlü «Ayasofya Nutku»nda geçen bir cümlesi var... “Herhangi bir yıldızda bu türlü iddialara girişen milletleri sürecek bir tımarhane olsa, bizi oraya sürerler..” diyor.

Ben bu cümleyi merhumun affına sığınarak biraz değiştirmek istiyorum. “Herhangi bir yıldızda bu türlü adamları şeyh, hocaefendi, üstad, İslâm âlimi falan ilân eden toplumları sürecek bir tımarhane olsa, bizi milletçe oraya sürerler..”

* * *

Şu yukarıda isim vermeden tarif etmeye çalıştığımız tipleri, onların başlattığı bozuk, sapık düzen ve rejim çıkarmıştır... Eskiden olsaydı onlar bir dergahta, aklı başında bir şeyhin kontrolünde rehabilete olur, topluma da faydalı bireyler olabilirlerdi pekâlâ.

Adam milleti delirtiyor ama tımarhaneleri (tasavvuf tarikatlarını, tekkeleri, dergahları, zaviyeleri) kapattırıyor. Hazık (uzman) hekimleri şapka mapka bahanesi ile astırıyor... O maziden sonra halin böyle olması çok tabiî değil mi?

Zavallı Türkiye, sen bu halinle ne «soysuzkırım» yalancılarıyla boy ölçüşebilirsin, ne AB önünde elpençe divan durup “bizi de aranıza alın” demek zilletinden kurtulup eski muhteşem günlerine dönebilirsin.

Her gelen gün, geçen günleri aratacak. Çünkü senden hálâ ıslah olmak için çekilen bir besmele duyulmadı.

Toplum cadı kazanı gibi. Yoktan yere cinayetler işleniyor. Tecavüz, zinâ vakalarında anormal bir artış olduğu hem haberlere yansıyor, hem yapılan araştırmalarda ortaya çıkıyor. Eskiden Türkiye dünyanın trafik kazaları şampiyonu idi, şimdi o rekor yine bizde ama yanına bir de terör, cinayetler, organ mafyalarının çocuk, bebek kaçırtıp öldürmeleri ve tecavüzler ilâve olmuş..

Seçimlere çok az bir zaman kaldı. Allah rızası için Ak Parti yetkililerini uyarıyorum. Millet burnundan solumaya başladı. Hainler, ajanlar bu günlerde en yoğun mesailerini yapıyor. Fakat onlara ortamı müsait kılan sizlersiniz.

Meselâ.. Memlekette «soysuzkırımcı» Etyen Mahcupyan’dan başka danışacak adam mı bulamamıştınız da başbakan olur olmaz bu gâvuru danışman yapmıştınız?

Keşke ilk danıştığınız şey «soykırım» olsaymış. Belki o zaman böyle bir gol yememiş olur, haini baştan anlardınız. Ama sanıyorum ki, hainin, paralelin biri size “bu Etyen’i danışman yap, sonra çık Ermenistan’a «bak bizde bir ermeni başbakan danışmanı bile oluyor, siz ne konuşuyorsunuz»  de..” diye akıl verdi.

Ah hocam, özür dilerim, haddimi aşmak da istemem ama ben sizi çok daha akıllı sanıyordum..

Muhterem başbakanım, bu Etyen haini yaş haddinden resmî olarak emekli. Fakat hálâ fahri olarak danışmanınızmış... Hürriyet’e böyle bir beyanatta bulunmuş. Bari «azlettim» diyiniz. Hattâ, “Ettiği hain laf yüzünden azlettim” diyiniz..

Camide, çarşıda pazarda insanlar bunları konuşuyor. Biz de aktarıyoruz. Ak Parti seçimlerde hayal kırıklığı yaşamak istemiyorsa mitinglerden çok bu konulara ağırlık vermeli. Şu Etyen’i bahsettiğimiz şekilde azletmek meselâ.. On mitingin getirisinden fazla oy sağlar.

Keşke çok vasıflı, gerçekten akil, çok muttaki, çok hamiyyetli on onbeş danışmanınız olsaydı. Üzülüyorum, hattâ kahroluyorum...

Seçimler Üç Aylar’da (Şa’ban ayında) yapılacak.

Üç Aylar 20 Nisan’da başlıyor. Allah mübarek aylar hürmetine ülkemize, devlet ve milletimize hayırlı kapılar açsın.

Allah, içimizdeki beyinsizlerin işledikleri günahlar yüzünden hepimizi helâk etmesin. (A’raf Sûresi, 155. âyete telmih) Amin, amin, amin... 18 Nisan 2015

Önceki ve Sonraki Yazılar
Ramazan Ercan Bitikçioğlu Arşivi