Fatih Akkaya

Fatih Akkaya

HDP’li Kabine’nin Sorumlusu Kim?

HDP’li Kabine’nin Sorumlusu Kim?

Ve erken seçim netleşti.  Tarihi de açıklandı. Sayın Cumhurbaşkanı’nın daha önce işaret ettiği 1 Kasım tarihi, Yüksek Seçim Kurulu tarafından resmileştirildi. 

1 Kasım’da yeniden seçim var.

Siyasi liderleri yeni bir propaganda süreci bekliyor.

Mitingler, toplantılar, tv programları, reklamlar vs…

Seçim dönemlerinde daha ziyade büyük şehirlerde gürültü ve görsel kirlilik oluşabiliyor. Ve bu tablo tahammül sınırlarını zorlayabiliyor. Allah özellikle ekmeğinin derdinde olan vatandaşa sabır versin.

Liderler ne anlatacak?

Yeni seçimden çıkıldığından liderlerin konuşmalarında yeni bir şey olmayacaktır.

Daha çok birbirlerini suçlayarak, oy isteyeceklerdir seçmenden. 

Neden koalisyon kurulamadığını her lider kendi penceresinden anlatacak, top diğer partilere atılacaktır. 

Sağda asıl öne çıkacak seçim argümanı ise kuşkusuz “HDP’li Seçim Hükümeti’nin sorumlusu” hususu olacaktır.

Malum, bölücü terör örgütü ve siyasi uzantıları son dönemde altın çağını yaşıyor. Açılım süreciyle HDP “legalleşip” oylarını katladı; PKK ise silah bırakmak bir yana dünden çok daha güçlü bir hale geldi. 

“Barış süreci”yle “çözülen” KCK’lılar, PKK’lılar şehir merkezlerini cephaneliğe dönüştürmüş; rahat rahat döşedikleri mayınları, bombaları bugün bir bir patlatıyorlar.

Ocaklara ateş düşüyor… Analar ağlamaya devam ediyor…    PKK/HDP şimdi de Bakanlık koltuğuna oturacak. 

Nereden nereye?

HDP/PKK’lılar Seçim Kabinesi’ne girip on yıllardır kahpece saldırdıkları, fitne ateşiyle yakmak istedikleri Türkiye’yi “yönetecekler”! 

PKK/HDP’liler öyle mutlular ki, “mücadelelerinde” belki de doruk noktaya ulaşmış olacaklar. İmralı’sı, Kandil’i, Demirtaş’ı “Artık ölsem de gam yemem” diyordur kesin. 

Kılıçdaroğlu CHP’si beklenildiği üzere bunda bir sorun görmüyor!

Aksine HDP’li müstakbel bakanların derdine düşmüş durumda ve  “HDP kendi bakanlarını kendisi belirler” açıklamaları yapıyor.

AK Parti ile MHP’de ise tedirginlik hali hakim.

Her iki parti de HDP’li Kabine’nin partilerine oy kaybettirebileceğini görüyor ve sorumluluğu birbirlerinin üzerlerine atmaya çalışıyor.

Sahi kimdir bu tablonun sorumlusu?  AK Parti mi, MHP mi?

HDP/PKK’nın bu güce AK Parti’nin açılım politikaları sayesinde geldiği artık herkesçe kabul ediliyor. HDP bu sayede aşmıştır barajı. 

(Bugünkü manşet haberimizde de görüldüğü üzere, adamlar bırakın dağda büyümeyi, şehirlerde neler yapabilir hale gelmişler. 

Koskoca Silvan’da Aile Sağlığı Merkezi’ni ele geçirip, askerin-polisin canına kastederken yaralanan “militanlarına” burada tedavi hizmeti veriyorlar.

Devletin; kurumlarının düştüğü hale bak!)

HDP’nin barajı aşması ve dolayısıyla Seçim Hükümeti’ne girmeye hak kazanmış olmasında öncelikle AK Parti’nin sorumluluğu bulunuyor.

Koalisyon konusu da öyle. Yetki AK Parti’deydi. İstese kurulur, Seçim Hükümeti hiç gündeme gelmezdi. 

MHP de, 7 Haziran gecesinden itibaren “uzlaşmaya kapalı” bir görüntü vererek, erken seçime gidilmesi ve Seçim Hükümeti’nin oluşmasında AK Parti’nin elini güçlendirmiştir.

Sonuç: 

HDP’lilerin Bakanlık koltuğuna oturması, özellikle şehit ailelerine, güvenlik güçlerine hakarettir.

Sorumluları için büyük bir vebaldir. 

Ümit ediyorum, kim daha çok çalışır, daha güçlü propaganda yaparsa “tek sorumlu diğeriymiş” gibi bir görüntü oluşmaz. Ve sorumlular sorumlulukları oranında bu vebalden payına düşeni alır.

Çünkü hiçbiri masum değil.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Fatih Akkaya Arşivi