Lütfü Şehsuvaroğlu

Lütfü Şehsuvaroğlu

ABD ile Rusya Arasındaki Gizli İttifak

ABD ile Rusya Arasındaki Gizli İttifak

İNGİLİZ-YAHUDİ AKLI SURİYE ÜZERİNDEKİ STRATEJİSİNİ RUSYA ÜZERİNDEN YÜRÜTÜYOR

Türkiye’de ne kadar da Rus yanlısı varmış…

Bu kanaat sanal ortamda en fazla paylaşılan cümle herhalde…

Böylece bir ortak kanaat yaratılmaya çalışılıyor anlaşılan.

Öyle ya, savaş uçaklarını düşürdüğümüz bir ülke lehine yorumda bulunabilmek için hain damgası yemeyi göze alacaksınız.

Fakat Hükümeti ve de-facto Başkanı Suriye politikalarından dolayı eleştirme hakkını kullanırken dozu artırıp gerçekten düşmanın ekmeğine yağ sürenlerin sayısında bir hayli artış var.

Adam üstelik de üniversitelerde uluslararası ilişkiler dersi veriyor ama kendi ülkesi ve değerleri hakkında zerre-i miskal malumat sahibi bile değil.

“Rusya kanallarını izledim, orada Türkmenlerin dışında Alperen Ocakları’ndan da Suriye’ye giden cihatçılar varmış” diyebiliyor. Bu adam üniversitede hoca; düşünebiliyor musunuz?

Rusya televizyonları yayın yapıyormuş; hoca da onları izliyormuş, Rusya’nın bu salakça savunmasına karşı eleştiri getireceğine onu destekler mahiyette konuşuyor. Neymiş “Türkmen Dağında Alperen Ocaklarından gidenler varmış.”

Alperenler de Türkmen değil mi?

PYD ile YPG yurtsever savaşçılar olacak, Türkmenler IŞİD’çi sayılacak akıl alır mantık değil…

Biz bu köşede defalarca hükümetin dış politikasına eleştirel yaklaştık. Mısır, Libya, Irak, Suriye ve Afrika’nın birçok ülkesinde BOP yürürlüğe girdiğinden beri yaşananların arkasındaki İngiliz-Yahudi aklını deşifre ettik. İsrail’in güvenliği için Orta Batı’nın da nasıl devreye girdiğini ve bizleri Yüzüklerin Efendisi’deki ‘orklar’ gibi değerlendirdiklerini anlattık. Arap Baharı’nın sahte yüzünü ortaya çıkardık. Artık bütün Akdeniz’de ve Ortadoğu’da elli yıl sürebilecek bir de-stabilizasyon dönemi başladığını ve bu bölgenin her an Batı’nın müdahalesine açık halde tutulacağını yazdık.

Daha da ileriye götürdük.

Stratejik İttifak peşinde olma hülyalarına kapıldığımız ABD ile çıkarlarımızın yahut hedeflerimizin çeliştiğini bunun acısının sonra çıkacağını işaret ettik. 

Vahdet’te ilk yazmaya başladığımız gün Obama ile Putin görüşmesinin arka planını bizden başka hiçbir köşe yazarı irdelemedi.

Geçen asırda İngiliz entelijansiyası Rusları kışkırtıp üzerimize salmış ve ardından ona karşı bizim hamimiz olma rolünü üstlenmişti. 

Ruslar Erzurum’u da aldılar. Ankara’yı da yürüyüp almamaları için hiçbir sebep yoktu. İşte o sıralarda Rusya’da devrim oldu.

Devrimin ardındaki İngiliz parmağının olduğu gerçeği de sonradan çıktı ortaya… 

Daha öncesinde de Kırım’da malum İngilizler Ruslara karşı hamimiz olmuştu.

Sonra Birinci Dünya Savaşı’nda Almanlar müttefikimizdi.

Kudüs düştüğünde bayram etmişlerdi.

Bu nasıl bir ittifak ise artık?..

Geçen asırdaki ezber sanki ayniyle vaki…

ABD bir türlü İkinci İsrail konusundaki tezlerini Türkiye’ye kabul ettiremiyor.

Zaman zaman güya IŞİD’e karşı Türkiye uluslararası camia arasında yer almış gözüküyor. Hani çok kritik Kobani ya da Arabın Gözü meselesi…

Peşmerge güçlerini en kritik bölgeye gönderen Türkiye görüşü hilafına uluslararası camiaya iştirak eder gözükmüştü.

Ardından PYD’nin ve YPG’nin yurtsever savaşlar olarak nitelendirilmesi hadisesi geldi.

Türkiye acı gerçeği geç de olsa fark etti. Öyle ittifak halinde bir NATO ve stratejik müttefik ABD diye bir şey yoktu. Adamlar kanırta kanırta Türkiye ile dalga geçiyor, İkinci İsrail’in kilometre taşlarını döşüyordu.

Halep ile Cezire arasında hiç Kürt olmaması iddiası meseleye büyük şeytansı taktikler girince hiç de geçerli bir savunma değildi. İşte DAEŞ kötü polis olarak her mıntıkada arz-ı endam etmiyor mu?

Böylece ABD, Türkiye ile stratejik ittifak yalanının sürmesi adına kendi yaptırımlarını başka bir ülkeye devretmiş gözüküyor.

O da Rusya’dan başka bir ülke değil.

Rusya ile ABD gizli anlaşma yapmışa benziyor.

ABD, Türkiye’yi kendisine stratejik müttefik addetmeye devam etsin diye PYD ile YPG desteğini bir yandan sürdürüp bölgede de-facto yeni Suriye’yi şekillendirirken öte yandan Rusya’nın Suriye ile ilişkilerinden yararlanıp küresel güçlerin bazı bölgelerde ne kadar çelişkili görünse de gizli müttefik olabileceğinin örneklerini sunuyor.

Uluslararası İlişkiler tahsil edenler, stratejist olduklarını zannedenler ne yazık ki bu kadar derinlemesine tahliller için açılamıyorlar.

Oysa geçen asırlar bunun pek de kabili mümkün şeyler olduğunu ortaya koyuyor. İşte Yalta Konferansı…

Rusya’nın şaşkın olduğunu, Putin’in yanlış yaptığını, psikolojik yapısının bozuk olduğunu filan ileri sürenler ABD Başkanı’nın Turkey yani Hindi ile o gece nasıl vakit geçirdiğini ve kızlarıyla gizliden gizliye mutlu mesut bahtiyar fotoğraflarını kamuoyuyla paylaştığını hatırlasınlar.

İki yıldır ısrar ediyorum.

ABD bölgedeki bazı politikalarını Rusya üzerinden yürütüyor.

Tıpkı, 12 Eylül öncesi Türkiye’deki bazı sol örgütlerin Sovyetler’e değil ABD istihbaratına bağlı olması gibi…

Türkiye Rusya ile kapışabilir mi?

Rusya ile kapışırken arkasına NATO’yu alabilir mi?

Daha şimdiden güya yakın zamanda dost gözüken Yunanistan Rusya’ya açık desteğini ortaya koydu.

Rusya uçağını düşürdükten sonra yaptığımız açıklamada aidiyeti bilinmeyen bir uçak ifadesi Türkiye’nin Ruslarla kapışmaya niyetli olmadığını gösteriyor. Zaten Sayın Cumhurbaşkanı da her ne kadar miting alanlarında konuşur gibi bir üslup kullandı ve o sırada alkışlandıysa da bunun ne kadar tehlikeli bir kayma olduğunu anladı. Birden bire ayağının altında sabun olduğunu hissetti.

Evet diplomatik dil üslup bakımından da dikkat edilmesi gereken bir dildir.

Bundan sonra Türkiye’yi zor günler bekliyor. Türkmenlerin ne pahasına olursa olsun diğer bütün unsurlardan daha öncelikli olduğunu bütün dünyaya göstermeliyiz demiştim yıllar evvel.

Bunun için de İsrail’in Entebbe baskını gibi sonucu çok kesin bir operasyon öngörmüştüm.

Ama illa ki bu değildi.

Şimdi Türkmen Dağı ve Türkmenler daha açık hedef haline geldi. Ruslar Suriye’ye daha açık destek verecekler belli…

Burada ABD biraz sütre gerisine çekilmiş gözüküyor ki, bu da gizli anlaşma yaptıklarına dair tahminlerimizi doğru çıkarıyor. 

Türkiye, Rusya ile kapışmadan evvel, bütün mevzilerini güçlendirmeli ama öncelikle ABD’yi çözmelidir.

Şimdi ABD ile Rusya PYD’nin ve diğer bölücü unsurların desteklenmesi konusunda stratejik müttefik olmuşa benziyorlar… 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
12 Yorum
Lütfü Şehsuvaroğlu Arşivi