Abdulkadir Özkan

Abdulkadir Özkan

Kuklalar ve kuklacılar!..

Kuklalar ve kuklacılar!..

Terör örgütü adeta meydan okurcasına başkent Ankara’yı 5 ay içinde üçüncü defa hedef seçti. Yine canlarımız hayatını kaybetti, pek çokları yaralandı. Ne yazık ki, örgüt kendini patlatarak toplumu tedirgin edecek elemanlar bulmakta zorluk çekmiyor. Ancak, 30 yıldır mücadele edilen terör örgütünün eylemlerini sadece merkezi Kandil’de bulunan örgüt ile izah etmek yeterli olmaz diye düşünüyorum. Yıllardan beri sıkça bombalanan Kandil denilen yerde örgüt karargâhı varlığını hâlâ koruyorsa bunda bir eksiklik var demektir. Bunu söylerken devletin örgütün karargâhına yönelik hava saldırılarında başarılı olmadığını/olamadığını söylüyor değilim. Ortada bir yanlışlığın olduğuna dikkat çekmeye çalışıyorum. Meseleyi biraz daha açarsak kuklalarla uğraşırken kuklacıları gözden kaçırıyoruz diye düşünüyorum. Elbette terör örgütünün arkasındaki kuklacıları bizim gördüğümüz kadar devletin de görmemesi mümkün değil. Ancak görünüp bilinmesine rağmen neden bir şey yapılamıyor/yapılmıyor? Bu sorunun cevabını toplumun bilmesi gerekmez mi?

Malcolm X,  “İster mermi kullansın ister oy pusulası insan iyi nişan almalı, kuklayı değil kuklacıyı vurmalı” der. Çünkü kuklalar kuklacıların isteğine göre hareket eder. Yani kuklaların ipleri kuklacıların elindedir. Kuklaları hareketsiz hale getirmenin yolu bu sebeple kuklacıyı bertaraf etmekten geçer. Söz elimi Kandil, Irak sınırları içindedir. Irak Merkezi Yönetimi ve Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi Türkiye’ye karşı düşmanca eylemler sergileyen bir örgütün karargâhını topraklarından atmaları gerekir. Bunu kendi başlarına yapamıyorlarsa Türkiye ile birlikte hareket etmek için tavır sergilemelidirler. Bunlar yapılmıyor, terör örgütünün karargâhı Kandil’de varlığını korumaya devam ediyorsa terörle mücadelede kesin sonuç almak mümkün olmaz. Ayrıca Irak Merkezi Yönetimi ile Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi’nin dostluğundan bahsetmek mümkün olmaz. Terör örgütünün topraklarındaki varlığına göz yumanlar örgüte doğrudan destek veriyor, birlikte hareket ediyorlar demektir. Böyle olunca da bu işe kesin çözüm bulmanın yolu öncelikli olarak Irak Merkezi Yönetimi ile Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi tavırlarını netleştirmek durumundadırlar.

Terör örgütüne dış destek sadece Irak’tan gelmiyor. Başta ABD ve Almanya olmak üzere bazı AB ülkeleri örgüt yönetici ve militanlarını aleni olarak korumakta, destek sağlamaktadırlar. Yani, terör örgütünün iplerini elinde tutan kuklacılar arasında ABD ve Almaya gibi başka ülkeler de vardır. Öyle ise kuklacıları etkisiz, hareket edemez hale getirmek bu kuklacıların devre dışı bırakılmasından geçiyor. Ne yazık ki, bu ülkeyi yönetenler bir yandan kuklaları etkisiz hale getirmeye çalışırken öbür yandan kuklacılarla dostluk gösterisi yapıyorlar. Aralarına almaları için yıllardan beri pazarlıklar yürütüyorlar. Sanki topluma kuklaların arkasındaki kuklacıları göstermemeye çalışıyorlar.

Terör örgütünün arkasındaki düşmanları dost kabul ederek düşmanlıklarını gidermenin mümkün olmadığını yıllardan beri görüyoruz. Kuklalarını üzerimize salan kuklacılardan dost olmayacağını sadece yöneticiler değil toplum olarak görmek durumundayız. Gerçekten söz konusu kuklacılar Türkiye’ye dost olduklarını göstermek istiyorlarsa kuklaların ipini bırakmaları gerekiyor. Onlar bu işi gönüllü olarak yapmıyorlarsa Türkiye kuklacıları buna zorlamak durumundadır. Çünkü terör böylesine saldırılarını sürdürdüğü müddetçe toplum her geçen gün biraz daha gerilecek, bir anda istenmeyen patlamalar gündeme gelebilecektir. Bu bakımdan bizim canımız yanana kadar kuklalarla birlikte kuklacıların da canını yakacak bir takım adımların atılması şart görünüyor. 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Abdulkadir Özkan Arşivi