20 Eylül 2018 Perşembe7 Muharrem 1440
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay haline! Onlar insanlardan (bir şey) ölçüp aldıkları zaman, tam ölçerler. Fakat, kendileri onlara bir şey ...(Mutaffifîn, 83/1-3)
  • "Sevdiğini ölçülü sev, belki bir gün nefret edebilirsin. Nefret ettiğinden de ölçülü nefret et, belki bir gün sevebilirsin."(Tirmizî, "Birr ve Sıla",60)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:16Güneş 06:42Öğle 13:04İkindi 16:30Akşam 19:13Yatsı 20:33
    • 22°C Adana
    • 21°C Adıyaman
    • 10°C Afyon
    • 10°C Ağrı
    • 13°C Amasya
    • 9°C Ankara
    • 23°C Antalya
    • 16°C Artvin
    • 18°C Aydın
    • 18°C Balıkesir
  • BIST: 96.604 1.81
  • Altın: 242,440 0.18
  • Dolar: 6,2685 -1.28
  • Euro: 7,3236 -1.11

15 Temmuz’un anatomisini çıkarmak

Ahmet Taşgetiren

Darbelerin anatomisini çıkarmak, tekrarlarına karşı hazırlıklı olmayı sağlar öncelikle. Darbe niyeti olanlar da netice almak için okumaya çalışırlar başarılı- başarısız darbe girişimlerini. 

15 Temmuz’u çözmeliyiz.

Bilmiyorum şu anda 15 Temmuz’un anatomisini bütün veçheleriyle okuyabilen var mı devlet bünyesinde?

FETÖ’nün ordu bünyesindeki uzantıları var, ona direnişi harekete geçiren Cumhurbaşkanı var ve onun çağrısı ile darbeye karşı direnişe geçen millet var.

TBMM Darbeyi Araştırma Komisyonu, devleti arındırma operasyonlarında kriter olarak kullanılan kelimeyi ödünç olarak alırsak “iltisaklı”  kişileri dinleyerek anatomiyi çıkarmaya çalışıyor.

Öyle ki “14 Temmuz günü orduda hareketlenmeler olduğunu Ankara’ya bildirdik” diyen Putin’in danışmanı Rus stratejist Aleksandr Dugin’i bile dinleyecek.

Eski genelkurmay başkanlarını dinliyor, “TSK’de FETÖ yapılanması nasıl oluştu”yu doğru görmek için, emir subayları “casus” çıkan ofislerine dinleme cihazı konan, bir önceki genelkurmay başkanı (Özel) ile mevcut Genelkurmay Başkanı’nı dinleyecek, ayrıca mevcut genelkurmay başkanına MİT Müsteşarı ile yaptığı görüşmeden sonraki süreç sorulacak, hakeza MİT Başkanı’na darbe girişimi yorumlatılacak, ayrıca ondan “istihbarat zaafı” denegelen meselenin tahlili, özeleştirisi “Kayıp saatler” denen meselenin ne olduğunun izahı istenecek.

Bir ara, eski genelkurmay başkanlarından İlker Başbuğ, CNN Türk’teki programda, “Üç grup var darbe sürecinde” demiş, onları şöyle açıklamıştı: “15 Temmuz kalkışmasının arkasında planlayan, yöneten, kurgulayan ana isim Cemaat’tir. İkincisi büyük bir ihtimalle anında yapması gereken hareketi yapmayanlar, gecikenler, tereddüde düşenler... Bunlar cemaatçi mi hayır. Böyle bir grup da var bunların içinde. Üçüncü grup ise cemaatçi olmamasına rağmen buradan istifade etmek isteyen bazı insanlar olabilir” demişti.

Aynı şekilde “Bu kalkışmada dış destek de var. Olmaması işin tabiatına aykırı. Gülen nerede yaşıyor. ABD’de. Orada o imkanları sağlayan kim? CIA. Bu istihbarat örgütü ona ABD’de kalma iznini boşuna mı vardı. İstihbaratın onu kullanmayacağını mı düşünüyorsunuz” tespitini paylaşmıştı.

Alın size “Anatomi”nin parçaları. Bunları tespit etmeden darbe yapılanması çözülebilir mi?

Amerika nerede durdu, AB nerede durdu?

Amerika hala ne bekliyor Fethullah Gülen’den...

Cemil Çiçek sık sık “Bu ülkeler süt vermeyen ineğe yem vermezler” der. En vurucu hamlesini yaptıktan ve o boşa çıktıktan sonra FETÖ’nün hala sağılacak nesi kaldı? Bu soruyu, “Kalmadı” dediğim için sormuyorum, oyunun bütün boyutlarını anlama gereğine işaret etmek için soruyorum.

Bu kanlı girişimin tahlilini yaparken, tabii ki ona yönelik “milli direniş”in nasıl gerçekleştiğini okumak gereği de var.

Türkiye, çok partili hayata geçtiğinden bu yana örtülü - açık askeri müdahaleler yaşamış. Kimisi devletin iç müdahaleleri ile önlenmiş. Kimisi netice almış. Millet bu darbeler karşısında genelde içten tepkili ama “boyun eğme” ya da “uzun vadede hesaplaşma” tavrında. Evet, darbe sonrasında darbe iradesinin zıddına bir siyasi tavır geliştiriyor ama bu arada darbe de ilk siyasi hedefini gerçekleştiriyor. Başbakan, Bakanlar asılıyor, Cumhurbaşkanı, Başbakan sürgüne gönderiliyor, Meclis kapatılıyor, partiler kapatılıyor vs... Bunlar yaşanmış.

Demirel’in “Ne yapsaydım şapkamı alıp gitmekten gayrı. 27 Mayıs’tan sonra Başbakanlar odalarında hep bir idam sehpasının gölgesini görmüşlerdir” sözü yadırgatıcı değil.

15 Temmuz’da bir millet direnişi gerçekleşti. Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde... Benzeri bir direniş, mesela 28 Şubat’ta merhum Erbakan öncülüğünde beklendi, neden olmadı’yı, olsaydı başarılı olur muydu tartışırız zaman zaman.

15 Temmuz’u okurken, Ak Parti kadrolarının, bir süre önce Abdülkadir Selvi’nin sütununa “AK Parti darbe provası yaptı mı?” başlığı ile yansıyan ve Teşkilatlandırma Başkanı Mustafa Ataş’ın açıklamalarını içeren direniş öyküsünü değerlendirmek gerekiyor. (Hürriyet, 24 Ekim 2016) Bunu en çok kafasından hala darbe hülyaları geçenler okumalı, derim. Artık Türkiye’de öyle eline vur ekmeğini al bir toplum yok.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.