Abdurrahman Dilipak

Abdurrahman Dilipak

Emoji

Emoji

“Emojiler, elektronik mesajlarda ve web sitelerinde yer alan mesaj, diğer iletileri zenginleştirmek adına kullanılabilecek ideografi ve smiley (gülen yüzler) içeren uygulamadır.”

“İdeografi” ve “smiley” ne demek? İdeografi, yazıda kelimenin harfleri gösterilmeden doğrudan doğruya fikri ifade eden işaret olarak tanımlanmaktadır. Çince, Japonca gibi bazı yaşayan dillerde ve Antik Mısır dilinde harflerin (fonogramların: sesi temsil eden işaretlerin bulunmadığı) yazı sistemlerinde kullanılan, bir yazı şekli. O yazıya da “İdeogram” denmektedir. Smiley; gülen yüzlerde jest ve mimiklere vurgu yaparak bir anlatım dili oluşturma çabasına verilen ad.

Bir zamanlar Esperantoca tartışılıyordu. İnsanlık temel ihtiyaçlarını ortak bir dille karşılayamaz mi idi. Esperanto, “Umut eden” anlamına gelen Fransızca’dan alınan bir kelime. Polonyalı göz doktoru Ludwik Lejzer Zamenhof tarafından 1887 yılında diğer dillerin kolay telaffuz edilen kelimelerinin harmanlanması ile üretilen yapay bir dil. Daha kolay telaffuz edilen ve daha az harften oluşan kelimeler. İnanılmaz bir hız ve telaffuz kolaylığı sağlayacaktı, ama beklenen olmadı. Bu dil yaygınlık kazanmadı. Zamenhof’un 1905 yılında yayınladığı “Fundamento de Esperanto” kitabında dilin yapısını ve kurallarını izah etti. Ve hâlâ bu dili konuşan ve savunanlar var. Bu çaba aynı zamanda Globalist akımın da öncülerinden biri olarak not edilir.

ESP kartlarını duydunuz mu? Parapsikolojide Telepati Deney Yöntemleri – Telepati, Parapsikoloji alanında kısa adı ESP (Extra Sensory Perception) olan ve prekognisyon adı verilen, meydana gelecek olayların önceden paranormalolarak algılanması fenomeni ile ilgili bir iletişim enstrümanı.. Buna Zener kartlarıda deniyor. Bulan J.B. Rhine. Yıl 1934. RhineKuzey Karolina’daki Duke Üniversitesinde görev yapan bir akademisyen.

İşin bu boyutu biraz esoterik. Uzaysezgi ve telepatik durugörü gibi farklı algılama ve mesaj verme teknikleri ile birlikte düşünülmesi gereken bir konu. Ama sonuçta farklı renklerde O+Kare, yıldız ve su sembolünden oluşuyordu. Belki sorulması gereken soru şu: Bütün bunlar bir düşünceyi ifade etmeye yeter mi, o mesajı almaya ve iletmeye yeter mi? Zorlamaya gerek yok. Mors alfabesini hatırlayın, bir çizgi ve nokta. Evet yeter. Bugün de bilgisayarlar sıfır ve bir rakamı ile her şeyi ifade etmiyor mu. Saniyedeki 300.000 km’lik okuma hızı ile artık her şey mümkün.

Yakın gelecekte, hayvanlar, bitkiler ve hatta su ile taşla konuşabileceğiz. Radyastezi medyumları sudan mesaj alabiliyor, suya mesaj verebiliyor ve su ile mesaj aktarabiliyor.

Kafanızı daha fazla karıştırmayayım. Artık e-Water var. Suyun da, metalin de hafızası var.

İnsan ya da herhangi bir insan ve hayvana bir obje gösterdiğiniz de bu bir yiyecek ya da annesi ya da korktuğu bir şey olabilir. Beyin ona bir elektromanyetik, bir de dolaylı olarak biyokimyasal bir tepki veriyor. Biyokimyasal tepki de sonuçta beyinden gelen elektromanyetik bir mesajla mümkün oluyor. Bu mesajla biyolojik tepki ve refleksler oluşuyor.

Evet, artık bunlar algılanabiliyor ve kaydedilebiliyor. Bir de şöyle düşünün, yoğun bir konsantrasyonla elmayı düşündüğümüzde bunu bilgisayarda analiz ettiğimizde, ekrana gönderdiğimiz mesajda siz ekranda o elmayı görebiliyorsunuz. Yani yakın gelecekte hayalleriniz ve rüyalarınızı bile bilgisayara kaydedebileceğiz. İşin ilginç yanı, bu elektromanyetik dalgaları dışarıda oluşturup, beyne gönderdiğinizde onu düşüneceksiniz.. İşte bu yöntemle hayvanlarla konuşacağız.

Bunun için yazı ve kelimeler değil, ses, renk ve biçimler önemli. Bu anlamda emojiler yeni farklı bir dilin görsel olarak aktarımında inanılmaz şekilde hız ve farklı bir derinlik sağlayabilirler.

Emojileri, mesela kedilerin anlayacağı bir sese dönüştürdüğünüzde, kediler o mesajı anlayacaklar ve beklenen tepkiyi verecekler. Bu alandaki çalışmaların beta versiyonları test edilmeye başladı. Tesla da bu işin içinde, Almanlar, Çinliler de. Biz de bir şekilde bu yarışın içindeyiz.

Su içerek dil ya da mühendislik formüllerini öğrenebileceğiniz gibi, beyne göndereceğimiz sinyallerle çektirdiğiniz dişin yerine yeni bir diş çıkmasını, ya da kalp kapakçının tedavisini sağlayabileceksiniz. Bu eğitim, sağlık, istihbarat ve güvenlik alanlarında önemli fırsatlar ve riskler sunuyor.

Bu işin bir adım ötesi beyinle ortak çalışan bilgisayar. Şimdi konuşuyorsunuz, onu yazıya çeviriyor, başka bir dile çeviriyor, sonra okuyor ve başka bir adrese gönderebiliyor. Artık düşünerek de bunu yapabileceksiniz. Düşünceyle bilgisayar kullanımı mümkün olacak ama uzaktan düşünce kontrolü de mümkün olacak. Telegram adı verilen zihin kontrolü ve beyin yıkama operasyonları yıllardır konuşuluyor. Dikkat! Sadece cebinizdeki, cüzdanınızdaki kredi kartındaki para ve kontörler değil, düşünceleriniz de çalışabilir ve hatta değiştirilebilir.. Bunun için bir damla kan örneği, bir saç teli ve zihninizin elektromanyetik frekansının ölçümlenerek tesbit edilmesi yeter. Bunu dişçi koltuğunda ya da berber koltuğunda bile sağlayabilirler.

Biz mayınlı tarlada top oynayan çocuklar gibiyiz. Fareli köyün kavalcıları, kitleleri peşine takıp götürüyorlar. Her şey sanki oyun ve eğlence gibi. Aynı evde siz çocuklarınızla bilişemezken, o dünyanın başka yerlerindeki insanlarla ya da gerçek insan sandığı yapay zekalı Avatar’larla konuşuyor.

Tek sorun Bitcoin değil. Biz daha ne Deep Web’i, ne Black Web’, ne de Blockchange’yi tam olarak anlayamadık. Raspbery Pi’yi, Banana Pi’yi anlayamadığımız gibi. Ben yıllardır altın karşılığı sanal paradan söz ediyorum. Vadeli işlemler için sanal bir başka para biriminden söz ediyorum, ama nedense birileri görmezden, duymazdan, bilmezden gelmeye devam ediyor.

Mevcut media çöküyor, ne Poi Media’yı konuşabiliyoruz, ne Nish Media’yı, ne New Media’yı ne Immersive Media’yı.

Ben yaklaşık 20 yıldır National Data Base / Milli Bilgi Merkezi, Süper Bilgisayar ve Security System /Siber güvenlik sisteminden, bunların mirörlerinden, Milli intranetten, arama motorundan söz ediyorum. Test Lab’dan, HW ve SW referans kütüphanesinden ve bu alanda dünyadaki gelişmeleri ve trendleri izleyerek raporlayacak, ulusal ve bölgesel çalışmaların entegrasyonu, optimizasyonu ve senkranizasyonunu sağlayacak bir ajanstan, Web tabanlı işletim sistemlerinden, Server, masaüstü ve laptop, Notepad ve GSM uyumlu entegre yazılımlardan söz ediyorum ama olmuyor. Olmuyor işte. Birçok güzel şeyler oluyor, ama bir el temel bazı yatırımlar konusunda engelliyor ve işi mecrasından saptırıyor. Ama o da olacak elbet, bir gün mutlaka, kafamızı taşlara vura vura ve çok ağır bedeller ödeyerek de olsa. Selâm ve dua ile.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Abdurrahman Dilipak Arşivi