Sen hiç liberal gördün mü?

Sen hiç liberal gördün mü?

Liberal Düşünce Topluluğu 2008 Kongresi'nden bir izlenim daha. Paneli izleyen bir arkadaş sordu:
"Liberal bildiğimiz köşe yazarları, bazı konularda tam tersi fikirler ileri sürerek bizi şaşırtıyor. Bu nasıl oluyor? "
* Bir kere Türkiye'de liberal çok az. Zaten o köşe yazarlarının ve entelektüellerin çoğu kendini "liberal" olarak tanımlamaz. Karşı safta yer alanlar (ulusalcılar, milliyetçiler, vs.) onlara bu adı taktı.
Türkiye'de "Avrupa Birliğini, demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü " savunmanın adı liberallik oldu.
Halbuki mesela bir sosyal demokrat da bunları savunur. Ancak o değerlerden yan çizen CHP'ye "sosyal demokrat" denilince acayip bir kavram kargaşası çıkıyor ortaya.
* Bizde liberal fikir ve değerler mesela üniversitelerde doğru dürüst öğretilmez. "Siyasi ve ekonomik doktrinler" türü derslerde şöyle bir okutulup geçilir.
İlk ve lise öğretimi ise bu açıdan tam bir çöldür. (Nereden çıktı şu " Birey devletten önemlidir" lafı!) Öğrencilere 1933'ten beri "Varlığım, Türk varlığına armağan olsun " diye yemin ettirilmiyor mu?
* İmkân olsa da entelektüellerin evlerine gidip kitaplıklarına baksanız: Liberal düşünceyi işleyen pek az kitap bulursunuz. Devletçiliği karşı çıkanlar dahi liberalizm konusunda pek okumaz. " Kolektivist " fikirler iliklerimize işlemiştir.
* Toplumsal taban açısından bakıldığında da liberal fikirler öksüzdür bu ülkede. İstanbul'da yoğunlaşan Türk burjuvazisi, bir "sınıf " olarak liberal düşünceye yüz vermez; gözleri kulakları hâlâ Ankara'dadır. Zaten kriz çıktı mı, "Devlet bizi kurtarsın " diyenlerden başka ne beklenir?
* Siyasiler bile tutarlı olamıyor bu konuda. Liberal Demokrat Parti yöneticileri ziyaretime gelmişti. Şöyle dediler:
"Hazine yüzde 7 ve üstü oy alan partilere yardım yapıyor. Daha az oy alan partiler bir araya getirilsin. Toplam oyları kadar yardım yapılsın. Sonra bu küçük partiler o parayı aralarında bölüşsün."
Bence devletin siyasi partilere para vermesi zaten bir skandaldır. Liberal bir partinin bunu kaldırmayı amaçlamak yerine pay istemesi daha da beter.
İşte böyle bir sistem ve kültürde ancak bu kadar liberal olunabiliyor.

Dil uzatmak

Bir süredir 'Mustafa' filmini tartışıyoruz ya; "Atatürk 'e niye dil uzatıyorsunuz " diye mesaj gönderenler çıkıyor.
Türk Dil Kurumu Sözlüğü, "dil uzatmak " deyimini " bir kimse için kötü söylemek " diye tanımlıyor. Ayrıca "sataşmak", "eleştirmek" gibi anlamları da var bu deyimin.
Önce şunu belirteyim: Atatürk hakkında yanlış bir bilgi vermemek için azami dikkati gösterdim. Hep gerçekleri yazdım. Dalgınlıkla bir hata yaparsam, zaten bir sonraki yazıda düzeltirim.
Peki, 'dil uzatma' lafı nereden çıkıyor?
Onun sebebi çok açık: Atatürk ile bir derdim yok ama Kemalistlerle var! Kimdir Kemalist? Bana göre " işini yürütmek " için Atatürk'ü kendisine paravan yapandır.
Kimi para kazanmak, kimi koltuk kapmak, kimi darbe yapmak için Atatürk'ü kullanıyor. İşte onların foyalarını meydana çıkarıyorum.
Eh, onlar da yine aynı taktikle beni suçluyor: "Atatürk'e dil uzatıyorsun." Hayır efendim! Ben ona değil, size dil uzatıyorum. Tamam mı?

Önceki ve Sonraki Yazılar
Arşivi