Yunus Vehbi Yavuz

Yunus Vehbi Yavuz

Başörtüsü yahut türban sorunu(2)

Başörtüsü yahut türban sorunu(2)

Ne taraftan bakılırsa bakılsın, ben başörtüsü ile devletin kurumlarını yan yana getirmek istemeyenlerin savundukları düşüncenin tutarlı hiçbir yönünü göremiyorum. Bir tek tutarlı tarafları olabilir. “Efendim, biz bu cumhuriyetin sahipleriyiz, siz ötekilersiniz, bizim her yaptığımız ve her düşündüğümüz, bir doğmadır, bir kanun gibi, bir din gibi algılanması lazımdır. Biz söyleyeceğiz, yol belirleyeceğiz, sizler de yapacaksınız; sizin göreviniz bizim söylediklerimizi uygulamaktan ibarettir; sizin itiraz etme hakkınız yoktur. Bizim dediklerimiz devlet kuralıdır, doğrudur, onlara karşı olmak devlete karşı olmaktır.”
Buna düşünce denmez o zaman, belki din denir, taassup denir, dayatma denir, doğma denir. İşte hazmedilemeyen şey buna teslim olmak istemeyen öteki vatandaş hanımların istekleridir. Başörtüsü kavgasının temeli budur. İnancını yaşamak isteyen kadınlar çok okumasın. Evde kalsın, apartman dairelerinde hizmetçilik, temizlikçilik yapsın. Ard hizmetlerde, kırsal tarım kesiminde çalışsın. O zaman bir problem olmaz. Nitekim devlet dairelerinde temizlik yapan ve art hizmetlerde çalışanların başlarına karışılmıyor.
Çıkan netice işte budur. Bu mantık böyle bir sonuç doğuruyor. Fakat son derece geride kalmış bir mantıktır. Hayır, bu mantık değil belki mantıksızlıktır. Çağımızın bu mantıksızlıklara artık tahammülü yoktur. Teknoloji, eğitim-öğretim ve iletişim son derece geliştiği için o eskisi gibi, insanları kandırmak, medya, kamuoyu ya da devlet baskısı altına almak mümkün değildir. O devirler çoktan geride kalmıştır. Bu yanılışları bırakalım da bu ayıbı ortadan kaldırarak kendimizi tarih önünde sorumluluktan, ayıptan kurtaralım. Çağ geriye dönmez, hep ileriye doğru gidiyor. Gelecekte çok daha zor durumlarla karşı karşıya kalınabilir.
Şimdi tam bu işin sırasıdır. CHP. Güzel bir vaatte bulunmuştur. Sayın Kılıçdaroğlu referandum konuşmalarında türban sorununu CHP’nin halledeceğini söylemişti. Onu Allah konuşturmuştur. Bu cesaretinden dolayı kendisini kutluyorum. Başörtüsü sorununu insana yakışır boyutta hallederse, gerçekten Türk milleti nezdinde büyük bir itibar sahibi olacaktır. CHP milletle daha çok yakınlaşacaktır. Dindar kesim ile iletişim kurmanın kapılarını daha çok aralamış olacaktır ve mazideki olumsuz kanaatleri silerek güven kazanacaktır. Biz CHP’den bunu bekliyoruz. Artık bu hizmeti milletten esirgemesin. Korkmasın millet karşılığını cömertçe verecektir.
Atatürk’ün partisi, Atatürk’ün koymadığı bir yasağı kaldırmalıdır. Atatürk diyor ki, “Türk kadının kıyafeti milli olmalıdır.” Başörtüsü sorununu çözmekle Atatürk’ün ruhu da şad edilmiş olacaktır. Ülke kazanacaktır, milli bütünlük kazanacaktır, kadınlar kazanacaktır. Bir tek, şeytan kaybedecektir, bu milletin tek yumruk olmasını istemeyen düşmanlar kaybedecektir. Düşmanlarımızı üzelim, milletimizi sevindirelim. Ben bunu CHP’den ısrarla bekliyorum.
Not:
Bir okuyucu, bir yazım dolayısıyla yazdığı yazıda şu ifadelere yer verdi: “Anayasa değişikliğine ‘Evet’ demek vaciptir”, “Teravih sünnet değildir” gibi abes fetvalarınızdan sonra, tesettür konusunu çok güzel ele almışsınız.”
Allah bu okuyucuya nezaket; bilime, bilim yolcularına, düşünceye saygı, “Ben”den sıyrılma ve İslâmi adaba riayet etmeyi nasip etsin duasında bulunuyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yunus Vehbi Yavuz Arşivi