Faruk Çakır

Faruk Çakır

2013’e devreden dertler

2013’e devreden dertler

Az gittik, uz gittik ve bir de geriye baktık ki bir yılı daha geride bırakmışız. Bazıları yeni bir yıla girmekten dolayı çok seviniyor ve üstelik bu sevinci beyinleri uyuşturmak sûretiyle kutluyor. Peki, yeni bir yıla girdiği için asıl kim sevinebilir? Her halde dertleri ve problemleri geçen yılda bırakanlar sevinebilir. Peki Türkiye olarak 2012’yi iyi değerlendirip ‘dert’lerimizi geride bırakabildik mi?
Keşke ‘evet’ diyebilseydik, ama bu soruya gönül huzuruyla ‘evet’ demek kolay değil. Çünkü 2012’nin başında “Bir yıl içerisinde halledeceğiz” dediğimiz pek çok problemi tam olarak çözemedik. Haliyle bu problemler 2013’de de bizimle birlikte olacak.
En başta yeni ve sivil bir anayasa hazırlayamadık. “Şu suçlu, bu kabahatli” demeden önce bunu tesbit etmemiz lâzım. Netice itibarıyla ülkemizin yürüyüşüne engel olmayacak bir anayasaya muhtacız. Millet ekseriyeti de bunu talep ediyor ve zaten siyasiler de meydanlarda bu konuda millete söz verdi. TBMM’de komisyon kurulup çalışmalar yapılmış olsa da neticeye ulaşılamadı. Peki ne yapalım? “Olmadı” deyip bu hedeften vaz mı geçelim? Hayır ve asla. Aksine, yeni ve sivil bir anayasa hedefinin bir sonraki yıla kalmaması için Türkiye’yi idare edenleri ikaz etmeye devam edelim.
Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı’nın (SETA) her yıl düzenli olarak hazırladığı yıllık Türkiye analizi yayımlandı. Raporda, Türkiye’de 2012 yılına ilişkin öne çıkan bazı başlıklar ve bunlarla ilgili değerlendirmeler şöyle sıralanmış:
* Yeni Anayasa: 2012 senesi, 2011 genel seçimlerinin ortaya çıkardığı siyasî tablo ve bölgede yaşanan derin kırılmanın Türkiye’ye yansımalarıyla geçirildi. 100 yılı aşkın süredir devam eden anayasa tartışmaları bu sene içerisinde de somut neticeler üretmeden siyasal bir bakiye devriyle 2013 senesinin de ana gündem maddelerinden birisi olmanın ötesine geçemedi.
* Suriye krizi: Suriye, 2012 senesinde siyasal pozisyonların bir turnusol testine tabi tutulduğu yıl oldu. 2012 senesinde Suriye Baas rejimi ile ilişkilerini tamamen koparan Türkiye açık bir şekilde muhalefetin safında yer aldı. Türkiye’nin Suriye imtihanı kısa sürede iç siyasette yeni tartışmalara yol açtı. Hem zihinsel hem de tarihsel olarak yeni Orta Doğu’ya hazır olmayan siyasî aktörler, elitler ve medya oldukça karmaşık tepkiler verdi. (AA, 24 Aralık 2012)
Tabiî ki 2012, yeni anayasa çalışmaları ve Suriye krizinin gelişmesi bakımından önemli bir yıl oldu. Yeni Anayasa 2013’e kaldı, ama acaba 2013’te çözüme kavuşacak mı? Suriye krizi de aynı şekilde devam ediyor.
Aslında şu konuların da “2013’e kalan ve halledilmesi gereken problemler listesi”nde yer almasını temenni ederiz: En başta kısmî çözüm bulunmuş olsa da başörtüsü yasağı ile ilgili sıkıntılar devam ediyor. Sadece üniversitelerde değil, ‘kamusal alan’ın her yerinde ve her meslekte başörtüsü yasağı sona ermelidir.
Okullarda mescit açılmasıyla ilgili talepler var ve bu talepler gereği gibi dikkate alınmadı. İnşaallah 2013 yılı bu taleplerin de dikkate alındığı, gereğinin yapıldığı ve mescitlerin açıldığı bir yıl olur.
Önemle üzerinde durulması gereken bir mesele de “alkollü içki reklâmları”nın gazetelerde devam etmesidir. Bunca itiraza, bunca ikaza rağmen bu mesele gündeme getirilmiyor. Bunun bir sebebi de iktidara yakın bazı gazetelerin bu reklâmlar vesilesiyle kasasını doldurmaya çalışmasıdır. Tabiî ki gençleri kalbinden öldüren, maneviyatlarını yıkan müstehcenlik saldırısının da sona ermesi gerek.
Halledilmesi 2013’e kalan dertler ve problemler elbette bunlarla sınırlı değil, ama bu sıralananların biraz daha öncelikli ve acil olduğu kabul edilmelidir. İnşaallah bu dertler 2014’e kalmaz ve kısa sürede halledilir. Yeni bir yıla girmeyi ‘alkollü içki’ içerek kutlamak isteyenler “Günde bir taşı binâ-yı ömrümün düştü yere, / Can yatar gafil, binası oldu vîran bîhaber!” ikazını da hatırlasın...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Faruk Çakır Arşivi