Abdurrahim Karakoç

Abdurrahim Karakoç

Darbeciler ve yardakçılar

Darbeciler ve yardakçılar

Biz kimseyi itham etmiyoruz...
Devlet güçleri görevini yapmış, savcı gereğine tevessül etmiş, mahkeme herhalde suç unsuru buldu ki tutuklama kararı verdi...
Ergenekon operasyonundan bahsediyorum...
Bazı basın/yayın organları bütün iddiaları yazdılar, fazladan olarak yorumlar da eklediler...
Amma bazı gazete ve televizyon kuruluşları ilk gün sessiz kaldılar.
Ben o gün yazdığım yazıda "yarın veya öbür gün birçok kişi devlete karşı sanıkları müdafaa, devlet güçlerini suçlu göstermeye kalkabilir" demiştim...
Nitekim çok bekletmediler, saldırıya bile geçtiler...
Bu derecede bir şirretliğe ihtimal vermeyenler dahi afalladı...
Biraz gerilere gidelim isterseniz.
Danıştay baskını ve Cumhuriyet gazetesi çevresine bomba atılması günlerine...
Her gün birinci sayfadan siyah zemin üzerine "tehlikenin farkında mısınız?" ibaresi kullanan Cumhuriyet gazetesi, kapılarının önüne kadar gelen tehlikeyi görmemiş miydi, yoksa oynanacak oyunun bir parçası mı idi?
öyle ya, kullanılan bombalar MKE menşeli ve orduya verilmişti... Dikkat ettinizse, herhangi bir tahribat yapmamıştı bombalar... çünkü öyle ayarlı bir oyundu oynanan...
Ergenekon çetesi hakkında Cumhuriyet gazetesi niçin hiçbir değerlendirme yapmadı? Acaba o bombalamalar bilinen bir provokasyon muydu?
Ergenekon'cularla Cumhuriyet'çiler arasında hiçbir ihtilaf yoktur... Aksine can/ciğer kuzu sarmasıdırlar...
"Ergenekon fos çıkar" kehanetini ileri süren gazetenin ikizi, bir zanlı çıkarmıştı... O şimdi dışarda kaldığı için mi kehanette bulunmaktadırlar? Beklesinler, belli olmaz...
Kilise Türkçüsü bir televizyon kanalı, mantıklı-dengeli insanlar yerine, hamaset tellallığı yapan, hatta daha ileri giderek savaş çığlıkları atan zevatı seçip seçip konuşturuyor... Sözleri öc ve intikam üzre...
Kimdir bu jokerleri ileri sürenler?
Darbe aşkı mı, ahmaklık mı?
Adama bak adama!..
Bir yandan mezhepçilik propagandası yapıyor, bir yandan başörtü düşmanlığı...
"Ergenekon'a kimse dokunamaz" derken bir güvendiği mi var sorusu gelmişti aklıma...
Güvendiği muhtemel darbe imiş...
Amma o darbeci arkadaşları devlet tarafından suçlu bulundu, içeri tıkıldı... Demek ki devlet güçlerinin ve yargının suçlulara gücü yetermiş...
Pervasız "dede", sen ne dersin bu işe?..
Şayet sizlerin bulunduğu yerde VAKİT gazetesi bulunmuş olsaydı hiç sessiz kalır mıydınız?
Yoksa;
Geçmişte olduğu gibi "topyekûn savaş" çığlıkları atarak saldırı hareketini şiddetlendirir miydiniz?
Meşhur TV kanalının ismini taşıyan gazete ajitatörlük vazifesini bi hakkın yapıyor...
Birinci sayfa haberleri dün şöyleydi:
1. Yargı tokadı: R. Tayyip Erdoğan'a 3 kuruşluk...
2. Yargı tokadı: Orhan Pamuk'a, yeniden yargılanacak...
3. Yargı tokadı: Prof. Atilla Yayla'ya 1,5 yıl mahkûmiyet...
Eyvallah canlarım, güzel dersiniz de, Ergenekon çetelerinin topyekûn içeri tıkılmasını niye hazmedemiyorsunuz?
Ortak mısınız yoksa?
Yargı başörtüsüne yasak getirirse çiçekleri yarılıyor sevinçten...
Yandaşlarını tutuklayınca olmadı şeklinde feryat yükseltiyorlar...
Vallahi çok ayıp...
Baksanıza hiçbir iddianıza ciddi nazarla bakan kalmadı... Kendiniz çalıp kendiniz oynuyorsunuz...
Bırakın artık şu çirkin kabadayılığı...
Ne dersin Rıza dede?
-----------
Kimi var; deveyi kuştan çıkarır
Kimi var; putunu taştan çıkarır
Kimi var; cin olur çarpar insanı
Kimi var; şeytanı baştan çıkarır.



Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Abdurrahim Karakoç Arşivi