Hasan Karakaya

Hasan Karakaya

Geert Wilders’ten, CHP’ye... Hangi özgürlük?

Geert Wilders’ten, CHP’ye... Hangi özgürlük?

Büyüklerimiz, bir “insan”ı iyice ve doğru tanımak için; onunla “yolculuk” yapmayı, “yemek” yemeyi ve “alışveriş” yapmayı tavsiye ederler ya… Çünkü insan; ya yolculukta, ya yemekte, ya da alışverişte, mutlaka bir “açık” verir ya… Eğer açık vermiyor ve her kurala uyuyorsa, böyle bir insanla “dünyanın öteki ucu”na gidilir… Çünkü böyle bir insan, “iyi bir arkadaş”tır, “dost”tur, “yoldaş”tır, “sırdaş”tır!.. Ama, daha yolun başında “mızıkçılık” yapıyorsa, hele hele “yol ayrımı”na gelindiğinde; “Tak sepeti koluna, herkes kendi yoluna” diyor ve seni yalnız bırakıyorsa; bırakın gitsin kendi yoluna… “Yolculuk” işte bu kadar önemlidir… “Yolcunun kalitesi”ni ortaya koyan da, “yol ayrımı”dır!.. Çünkü yol ayrımı, “süzgeç”tir, “kırılma” noktasıdır!.. Çünkü yol ayrımı, “son kararı verme” yeridir!..
Yolcu, artık ya “sizinle”dir,
Ya da “yalnız” başına!..
Yol ayrımı, insanların bütün “özellik”lerinin ortaya çıktığı “yer”dir… “Din”lerinin, “ahlâk”larının, “alışkanlık”larının ve “inanç”larının ortaya çıkması, “yol ayrımı”nda gerçekleşir!..
Kısaca ifade edecek olursak;
Yol ayrımı, “zurnanın zırt dediği yer”dir!..
WILDERS, O KADAR ÖZGÜRLÜKÇÜ Kİ!
Bunun en son örneklerinden biri, “Avrupa Parlamentosu seçimleri”nde yaşanmış!.. Seçimi kazanan kişilerden biri de Geert Wilders adlı “Hollandalı”ymış!..
Peki kimdir bu Geert Wilders ve nasıl biridir?..
Yıldıray Oğur, şunu yazdı onun için:
“Genç, yakışıklı. İyi eğitimli.
Üst düzey yöneticilik yapmış.
Kısa filmler çekiyor.
Ateist!..
Politik olarak kendine liberteryan diyor.
İktidara gelirse doğrudan demokrasiye geçecek, devleti küçültecek, vergileri düşürecek.
Düşünce özgürlüğünde sınır tanımıyor.
Hayvan hakları Anayasa’ya girsin diye çalışıyor.
Eşcinsel evlilikleri, ötenazi hakkını savunuyor.
Hatta uyuşturucu kullanımı serbest olsun diyor.
(…)
Zaten partisinin adı da Özgürlük İçin Parti.
Siz böyle bir partinin liderine faşist der misiniz?
(…)
Eşcinsel bir Hollandalıysanız, Wilders sonuna kadar sizin evlilik hakkınızı savunur.
Ötenazi hakkını kullanmak isteyen bir Hollandalıysanız, Wilders sizin ölme hakkınızı da savunur.
Daha serbest ve daha çok çeşit uyuşturucu kullanmak isteyen bir Hollandalıysanız da, Wilders ve partisi sizinle beraberdir.
Düşüncenizden dolayı başınıza bir iş geldiyse, kendisini bir özgürlük savaşçısı olarak tanıtan Wilders, sizin düşüncenizi ifade hakkınız için gerekirse ölür.
Liberteryandır Wilders.
Onunla oturup Amsterdam’daki Leidseplein’da biranızı yudumlayabilir, Spinoza’dan konuşabilirsiniz.”
Yıldıray Oğur’un da yazdığı gibi;
Geert Wilders’ten her türlü “özgürlük” talebinde bulunabilirsiniz!..
Çünkü o;
“Düşünce özgürlüğü”nde sınır tanımıyor!..
“Eşcinsel evlilik”ten tutun da, “ötenazi” hakkını kullanmaya ve hatta “daha çok uyuşturucu” istemeye varıncaya kadar her türlü “özgürlük”te, Wilders yanınızda!..
EĞER GÖÇMEN VE MÜSLÜMANSANIZ!
Bir tek!.. Evet, bir tek “göçmen”lere ve hele hele “Müslüman”lara fena halde gıcıkmış bu Wilders!..
Evet, evet;
“Göçmen”lere ve “Müslüman”lara!..
Şöyle yazıyor Yıldıray Oğur;
“Ama sakın ona göçmen, üstüne üstlük bir de Müslüman olduğunuzu söylemeyin.
Bir anda o sarışın, o sanatçı, o şık, o Amsterdam beyefendisi gider. Pazubandını takar, o özgürlükçü partinin çizgisinden kayar.”
Neden acaba?..
Çünkü efendim; Geert Wilders denilen bu adam, bir “Yahudi”dir!.. Hem de “babası Nazilerden kaçmış” bir Yahudi!..
İşte bu “Yahudi” için;
“Herkes ve her şey serbest”tir!..
Ama “göçmen” ve “Müslüman” iseniz, “yasak”ların hepsine müstehaksınız!..
Benim “yol ayrımı” dediğim, işte bu!..
Görüyorsunuz ya;
Yahudi Geert Wilders, “her yola var”dır!.. Ama “göçmen”lere ve “Müslüman”lara gelince, işte orada “özgürlük” de biter, “yol” da!..
CHP’NİN ÖZGÜRLÜKÇÜLÜĞÜ!
Biliyorum, şu an “Biz bu tavrı bir yerlerden tanıyor gibiyiz” diyorsunuz… Elbette tanırsınız… Böyle bir yolun Türkiye’deki yolcusu, CHP’den başka kim olabilir ki?..
Malûm, CHP de, “birçok konuda özgürlükçü”dür!.. Meselâ, “zina” konusunda özgürlükçüdür!.. Meselâ “içki” konusunda özgürlükçüdür!..
“İnsanların; diledikleri insanla, hayvanlar gibi özgürce sevişmesini” desteklerler!..
Ve yine, insanların; “istedikleri yerde, istedikleri kadar içki içmesini” savunurlar!..
Son gelen haberlere göre;
CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk ve arkadaşları, TBMM’ye önerge verip, “şarap üreticilerinin sorunlarının belirlenmesini” bile istemişler!..
Hatta, daha da ileri gidip;
“Bugün ülkemizde şarapçılığa ideolojik bir yaklaşımla bakılmakta olup, şarabın satış ve tüketim yerleri kısıtlanmaktadır, şarap sektörü cezalandırılmaktadır” bile demişler!..
Sadece bunlar da değil…
Meselâ, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın, sekreteriyken listeye konularak 2007 yılında CHP Ankara Milletvekili seçilen Nesrin Baytok, eşcinsellere destek olacağını açıklamış!.. Akçalı işlerden dolayı partideki görevini bırakmak zorunda kalan CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen ise Devlet Bakanı Faruk Özak’a bir soru önergesi vererek, homoseksüel futbol hakemi Halil İbrahim Dinçdağ’ın mağduriyetinin giderilmesini istemiş!.. CHP Sivas Milletvekili TBMM İnsan Hakları Komisyonu Üyesi Malik Ecder Özdemir ise “eşcinsel hakemlerin kibarlıklarıyla futbolculara iyi örnek olacaklarını” iddia etmiş!..
Demek istediğimiz şu:
“Cinsel” ve “eşcinsel” ilişkilerde kural ve sınır tanımayan, “şarap” ve “içkinin her çeşidi” konusunda yırtınan CHP, bir tek alanda “özgürlük” istemiyor!..
“Kur’an eğitimi ve başörtüsü!”
Evet, “Kur’an eğitimi” almak isteyenlere özgürlük yok!.. “Başörtüleriyle okumak” isteyenlere özgürlük yok!.. “İmam Hatip mezunlarına konulan katsayı engeli”nin kaldırılmasına özgürlük yok!..
Kısacası, her şeye ve herkese özgürlük var da, bir tek “Müslümanca” yaşamaya özgürlük yok!..
Yıldıray Oğur soruyordu:
“Böyle bir Geert Wilders’e, şimdi kalkıp da faşist diyebilir misiniz?”
Aynı soruyu CHP için soralım;
“Böyle bir CHP’ye özgürlükçü veya halkçı diyebilir misiniz?..”
Diyemediğimiz içindir ki; “yol ayrımı” dediğimiz “seçim”lerde, CHP hep “yalnız” kalıyor!..
Çünkü CHP’nin “özgürlük”(!) yolu, “Müslümanlara yasak”larla dolu!..
=================
Hürriyet’in İran çuvallaması!
İtiraf etmem gerekirse; Perşembe günkü Hürriyet’in manşetinde “İran’da yeşil, saf değiştirdi” başlığını okuyup da, “İran’da Cumhurbaşkanlığı seçimleri”nde “yeşil değişim” rüzgârı estiğini, “İranlı gençler”in Ahmedinejad’ın rakibi olan reformcu Musavi’yi desteklediğini, Ahmedinejad’ın, “din ve milliyetçilik” mesajlarına İran halkının kulaklarını tıkadığını öğrenince, “Acaba..” demekten kendimi alamadım… “Acaba Ahmedinejad gerçekten gidiyor mu?..”
Hem sonra; “Ahmedinejad gidip, Musavi gelse” ne değişir?.. Hürriyet, bu değişimle İran’a “lâiklik” filan geleceğini mi düşünüyor acaba?..
Derken, önceki akşam saat 23.00 sıralarında sandıklar açılmaya başlandı ve ilk sonuçlar açıklandı: “İran halkı yüzde 63 oyla Ahmedinejad dedi!”
Lütfen dikkat; “yüzde 51” filan değil, “yüzde 63” oyla!..
Bence Hürriyet, artık, “kitle gazetesi” olduğu iddiasını bırakmalıdır… Çünkü Türkiye’deki “kitle”yi de, İran’daki “kitle”yi de tanımıyor!.. Baksanıza, “gidebilir” dedikleri Ahmedinejad, hem de “yüzde 63” oyla, “yola devam” diyor!..
Demem o ki; Hürriyet; “ülkeleri yönetmeyi” bıraksın da, “gazete yönetmeye” baksın!.. Çünkü hep çuvallıyor!..

Önceki ve Sonraki Yazılar
Hasan Karakaya Arşivi