LütfüOflaz'la Sohbet

LütfüOflaz'la Sohbet

Bizi parçalayanı biz de parçalarız!

Bizi parçalayanı biz de parçalarız!

- Lütfü Bey; düne kadar Genelkurmay’ın Meclis’teki temsilcileri gibi hareket eden CHP ile MHP, son MGK toplantısında Genelkurmay’ın ve komutanların “Kürt açılımı” planına destek vermesi üzerine Genelkurmay’ı, komutanları çok ağır şekilde suçlamışlardı. O kadar ki bunların sözcüleri vatanı bölecek ihanet planı olarak adlandırdıkları bu plana Genelkurmay’ın, komutanların destek vermesinin ihanete ortaklık etmek demek olduğunu söylemişlerdi. Üstadım, bu konudaki yorumunuzu bizimle paylaşır mısınız?
- Hadi bir an için biz de CHP’nin, MHP’nin sözcüleri gibi düşünelim. Cumhurbaşkanı, Başbakan, Genelkurmay Başkanı ülkeyi bölüp parçalamak gibi bir ihanetin içine girdiler diyelim. Peki bunlar istese bile biz istemedikçe ülke bölünebilir mi? Bırakın vatanı bölmek gibi bir ihaneti, biz istemedikçe bunlar yanlış kararlar alsalar bile bu yanlışlarında ısrar edebilirler mi? Bakın ABD’nin Irak işgali öncesinde Amerikan askerlerinin Türkiye topraklarından geçip Irak’a girmesine izin veren bir tezkere hazırlamıştı AKP Hükümeti. AKP Hükümeti böyle bir tezkere hazırlamakla yanlış bir yola girmişti. Ayrıca bu tezkereye Genelkurmay’dan da hiçbir itiraz gelmemişti. Peki Abdullah Gül de, Tayyip Erdoğan da o gün bu tezkerenin geçmesini çok istedikleri halde bu tezkere geçebildi mi? Geçemedi. Niye geçemedi? Çünkü 100’e yakın AKP milletvekili Tayyip Erdoğan’ı da, Abdullah Gül’ü de dinlemedi. Bu tezkereye karşı çıkan bizim gibi tabanda, seçmen üzerinde etkili olan kanaat önderlerini dinledi. Böylelikle bu tezkere Meclis’te kabul edilmedi. Ve de AKP Hükümeti o tezkereyi geçirmek için yeniden Meclis’e getirmeye cesaret edemedi. Getiremezdi; çünkü o tezkereyi yeniden Meclis’e getirmek AKP’nin bölünüp parçalanması demekti. Diyeceğim o ki, yanlışı kim yaparsa yapsın buna izin vermeyiz. Bizi Yugoslavya gibi bölmek isteyeni biz de böleriz! Bizi parçalamak isteyeni biz de parçalarız! Vatanı satanı biz de satarız! CHP de, MHP de bilsin ki, söz konusu vatansa biz herkesten daha hassasız. Vatanın bölünüp parçalanması söz konusuysa bırakın cumhurbaşkanını, bırakın başbakanı, bırakın Genelkurmay başkanını, babamızı bile tanımayız!
TÜRKİYE HONDURAS OLSUN!
- Honduras’ta seçimle işbaşına gelen Devlet Başkanı Zelaya, kısa bir süre önce bir askeri darbeyle devrilmişti. O günden beri Honduras halkının darbecilere karşı sokaklarda düzenlediği protesto gösterileri sürüyor. Son olarak halk, darbecilerle işbirliği yapan Meclis Başkan Yardımcısı’na meydan dayağı attı. Bu konudaki değerlendirmeniz nedir?
- Honduras halkının demokrasiye ve seçtiği kişilere böylesine sahip çıkmasına bakıp, “Türkiye Honduras olsun” diyeceği geliyor insanın! “Keşke bizim halkımız da Honduras halkı gibi ülkemizdeki darbe dönemlerinde darbecilere böylesine tepki gösterseydi, seçtiklerine böylesine sahip çıkabilseydi” diyeceği geliyor insanın. Ancak ikide bir de “ordu göreve” diyen, ordunun darbe yapmasını isteyen Kemalistler sanmıyorum ki bu dediklerime katılsın. Her neyse Kemalistleri şimdilik bir kenara bırakalım. Biz yeniden Honduras’a bakalım. Aslında Honduras’ta askeri darbeyle yönetimi ele geçirenleri halk çoktan alaşağı ederdi. Ancak bunu ABD’nin ikiyüzlü tutumu engelledi. Nitekim Honduras’ın devrik Devlet Başkanı Zelaya, yaptığı son açıklamada “ABD isterse darbeciler bir gün bile işbaşında kalamaz” dedi. ABD Başkanı Obama, bir taraftan darbeye karşıymış gibi görünüyor, diğer taraftan ise darbecilere karşı kılını bile kıpırdatmıyor. Kısacası, söylenenle yapılan birbirini tutmuyor. Nitekim ABD Başkanı Obama, dünya Müslümanlarının Ramazan’ını kutlayarak barış mesajları veren bir konuşma yaptığı sırada, ABD Ordusu Pakistan’da iftarını açmaya hazırlanan Müslümanların üzerine savaş uçaklarıyla saldırmak gibi bir katliama girişti. Bu durum ikiyüzlülüğün zirve yapması değil mi? Pakistan’ı bırakıp yine Honduras’a dönecek olursak, Honduras’ta darbe işbirlikçisi Meclis Başkan Yardımcısı’na halkın meydan dayağı atması güzeldi. Bu arada Arjantin’de geçmişte askeri darbe yapan generallerden birinin daha müebbet hapse mahkûm edilmesi bir başka güzel gelişmeydi. Bu gelişmelere bakıp da “Türkiye Honduras olsun”, “Türkiye Arjantin olsun” denilmez mi?
ABD’YE KARŞILAR, AMA ABD PLANINDAN YANALAR!
- Doğu Perinçek’in İşçi Partisi hem Genelkurmay’ın, komutanların ABD’ye karşı tavır aldığını söylüyor, hem de “Kürt açılımı”nın ABD planı olduğunu söylüyor. Peki son MGK toplantısında görüşülüp çerçevesi çizilen bu plana Genelkurmay da, komutanlar da destek verdiğine göre, İşçi Partisi’nin diğer pek çok söylemi gibi bu söylemi de fos çıkmış olmuyor mu?
- Beni izleyen herkesin çok iyi bildiği gibi ben hep ABD’nin Türkiye’de kurumsal olarak en iyi müttefikinin Genelkurmay’ın, komuta kademesinin olduğunu söyledim. Hatta o kadar ki bu tespitime dayanarak hep “ABD istemedikçe Türkiye’de Genelkurmay, komuta kademesi darbe yapmaz” dedim. Genelkurmay’ın, komuta kademesinin ABD’ye karşı tavır aldığı şeklindeki tespite ise hiç itibar etmedim. Kaldı ki Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, bu göreve gelir gelmez yaptığı ilk açıklamada “Türk Silahlı Kuvvetleri ile ABD Silahlı Kuvvetleri arasındaki mükemmel işbirliğini koruyup kollamak görevimdir” dedi. Gerçek buyken Genelkurmay’ın, komuta kademesinin ABD’ye karşı tavır aldığını söylemek gerçeği görememek değil mi? Gerçeği görselerdi, zaten hem Genelkurmay’ın, komuta kademesinin ABD’ye karşı tavır aldığını söyleyip, hem de Genelkurmay’ın, komuta kademesinin son MGK toplantısında destek verdiği “Kürt açılımı”na “ABD planı” demezlerdi. Kuvvetle muhtemeldir ki şimdi bu çevreler bana “Necmettin Erbakan da Kürt açılımına ‘AB, ABD planı’ dedi, ona ne diyorsun” şeklinde bir soru yönelteceklerdir. Onlara vereceğim cevap kısaca şundan ibarettir. Necmettin Erbakan da “Kürt açılımı” denilen plana “AB, ABD planı” dedi ama, o hiçbir zaman Genelkurmay’ın, komuta kademesinin ABD’ye karşı tavır aldığını söylemedi. Dolayısıyla da onlar gibi bir çelişki içine düşmedi.


Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
LütfüOflaz'la Sohbet Arşivi