Mehmet Talu

Mehmet Talu

Bu hadis-i şerifteki derin anlam!

Bu hadis-i şerifteki derin anlam!

Ziyaretin lüzum ve önemi 7

Bütün peygamberlerin sonuncusu olan o büyük Peygamber'in yüce gayretleri sayesinde hak ve hakikatten haberdar olup hidayet ve saadete eren bir Müslüman, nasıl olur da mübarek Hicaz bölgesine kadar gitmiş iken, o mukaddes Peygamber'in, o eşsiz-benzersiz veliyi nimetlerimizin latif kabrini, şeref-yücelik dolu mescidini, mübarek beldesini ziyaret etmeksizin yurduna dönebilir. Abdullah b. Ömer (R.A.) den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) efendimiz şöyle buyurdu:

"Beytullah'ı ziyaret edip de beni ziyaret etmeyen bana cefa etmiş olur." (Cem'ul-Cevami', Mim harfi, No:4728; Zehebi, Mizanül-İtidal, No:9102, 7/39, İbn-i Hibban, Zuafa, 3/73, No:1128, İbnul-Adiy, el-Mevzûât, 2/217)

Diğer bir hadîs-i şerif de şöyle buyrulmuştur:

"Hali müsait iken beni ziyaret etmeyen bana cefada bulunmuş olur." (el-Kâmil fid-Duafâ, 8/248, No:1956)

Bu hadis-i şerifler ne kadar ağır bir azarlamadır. Hakikaten nasıl olur da hacca veya umreye gidebilen, kabri ziyaret etmeğe gücü yetebilen kimsenin bu ziyarete koşmadan kalbi rahat eder. Mekke-i Mükerreme'de bulunup da O'nun yakınındaki Medine-i Münevvere'de vahyin indiği bu yerleri görmeyen Mü'minin kalbi nasıl razı olur? Orayı şevkle ziyaret için nasıl ruhu titremez?

Mekke-i Mükerreme'ye ulaşan kimse Medine-i Münevvere'yi ziyaret etmekden, vahyin yerleştiği o toprakları görmekten, İslâm'ın menbaını ziyaret etmekten beri kalamaz.

Ziyaretin Vakti:

Resûlullah (S.A.V.) efendimizin hac veya umreden önce veya sonra ziyareti caizdir. Ancak, Medine-i Münevvere, hacının yolu üzerinde bulunmadığı takdirde, yapılan hac farz ise, Merkad-i saâdetin hacdan sonra ziyaret edilmesi daha uygun görülmüştür. Böylece, Hak Teâlâ'nın mağfireti ile günahlardan arınmış halde Resûlullah (S.A.V.) efendimizin huzuruna çıkılmış olur. Ayrıca Abdullah b. Ömer (R.A.) den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) efendimiz şöyle buyurdu:

"Kim hac yapar da ölümümden sonra kabrimi ziyaret ederse, beni hayatımda ziyaret etmiş gibi olur." (Taberani, el-Mucemul-Evsat, No:3400, 4/222, el-Mucemul-Kebir, No:13497, 12/406, Beyhekî, es-Sünenül-Kübra, No:10409, 8/44; Darekutnî, Hac, No:193, 2/278, Fezail-i Medine, 1/39, No:52, Beyhekî, Şuabu'l-İman, 3/489, No:4154)

Bununla beraber hacdan evvel de Medine-i Tahire'ye gidilebilir. Fakat, Medine-i Münevvere, Mekke-i Mükerreme'ye giderken hacının yol uğrağı ise, önce Resûlullah (S.A.V.) efendimizin kabr-i şerifini ziyaret etmek bir vazifedir, manevi yakınlığa bir vesiledir. Bunu bir an evvel yapmamak, Kabr-i saâdetin ziyaretini hacdan sonraya bırakmak, katı kalpliliğin bir eseridir, o kişinin katı yürekli olduğunu gösterir. Bir kimse, yolu üzerinde bulunan sevdiğini ziyaret etmeden nasıl geçip gidebilir? Bu ziyaret adeta namazların evvellerindeki sünnetler mesabesindedir. Bu halde hac ve umre için ihram, sonraya bırakılır. Mekke-i mükerreme'ye gidileceği zaman Medine-i Münevvere ahalisinin mikat yeri olan Zülhuleyfe'den ihrama girilir.

Yapılan hac nafile ise, Kabr-i saâdetin hacdan önce veya sonra ziyareti arasında fark yoktur. Hacı, durumuna göre hareket eder.

Resûlullah (S.A.V.) Efendimizin pürnûr olan Kabr-i saadetlerini ziyaret, manevi yakınlıkların en faziletlisi en şereflisidir. Nasıl olmasın ki bütün kainat, O Peygamber-i Zişan'ın nurundan yaratılmıştır. Bütün beşeriyetin en büyük, en muhterem rehberi O'dur. Bütün insanlara Hak Teâlâ'nın mukaddes dinini, mübarek kitabını tebliğ ederek insanları haktan, faziletten, hakiki medeniyetten haberdar eden O'dur.

O bir muazzam Peygamberdir ki, Kabri saadetinde her an lahuti nurlar, parıldanıp durmaktadır. O, aziz bir varlıktır ki, mescid-i saadeti bir emniyet yeri olup, münevver kabriyle mübarek minberi arası, cennet bahçelerinden latif bir bahçedir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mehmet Talu Arşivi