Cemal Nar

Cemal Nar

Oyun Ve Güreş

Oyun Ve Güreş

Seyyid Emîr Külâl delikanlılığında güreşe meraklıymış. Kendisinin güreşini seyretmek için de çok kişi toplanır ve mücadeleyi merakla takip edermiş. Bir gün seyircilerden biri, kendisini şeriatten yana sayarak şöyle bir düşünceye dalmış:

— Peygamber neslinden gelen bir seyyid nasıl olup da güreş tutuyor ve bid'at sayılabilecek ciddiyetsiz bir işe kapılabiliyor?

Niye böyle söylüyor ki? İslam’da güreş tutmak yasak mı? Oynamak, eğlenmek haram mı? Asla! Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) “Oynayın,eğlenin. Ben sizin dininizde gılzet ve kabalık görülmesini sevmem” buyuruyor. Kim bu dini keyfsiz, neşesiz insanların dini zannediyorsa, fena yanılıyordur.

Neyse, o anda bu fikrin sahibini bir uyku basmış. Adam rüyasında görmüş ki, kıyamet kopmakta ve kendisi bir çamurun içinde çırpınmakta . Bir de bakmış ki Emîr Külâl Hazretleri, karşısında. Keskin adaleli kollarını uzatıyor ve bir çekişte kendisini çamurdan çekip çıkarıyor.

Adam uyanmış ve güreş esnasında Seyyid Emir Külâl'in kendisine baktığını görmüş. Seyyid Emîr Külâl uzaktan kendisine hitap etmiş :

— İşte biz güreşi, senin gibileri çamurdan çekip kurtarmak için tutuyoruz!

Yine bir gün, bu defa Hoca Mehmed Baba Semmâsî Hazretleri, güreş meydanında. Bir kenara çekilmişler, güreşçileri seyrediyorlar. Yanlarındaki müridlerden birkaçı, bu hali garip bulmuşlar ve Hoca Hazretlerinin bu değersiz manzaraya nasıl olup da dikkat sarfettiklerini hayretle karşılamışlar. Hoca Hazretleri kalblerden geçen bu hisleri keşfetmiş ve şu cevabı vermiş:

— Bu dövüş meydanında bir er vardır ki, nice erler onun nazarı ve sohbeti bereketiyle kemale ulaşacaktır. Benim bakışım onadır. Onu avlamak muradındayım.

Ve uzaktan, derin derin, Seyyid Emir Külâl Hazretlerine nazar etmişler. Emîr bu bakışı görmüş ve onun da gözleri Hoca Semmâsî Hazretlerinde, dona kalmış. Emîr'in ciğerine işleyen bu nazarın arkasından, Hoca, müridleriyle beraber çekilip gitmiş. Fakat Seyyid Emîr Külâl, kalbini Mehmed Baba Semmâsî'ye kaptırmış vaziyette. Kendisinde artık ne fikir, ne irade, ne arzu. . Güreşi bırakıp Hocanın arkasına düşmüş ve nefes nefese kapısını çalarak eteğine yapışmış

Halvet odasında tarikat tâlimi ve nisbet. Ondan sonra Seyyid Emîr Külâl'i çarşı, pazar ve güreş yerinde gören yoktur.

Gücü yetenler her bir köşeye, alana, meydana, evlere ağlarını kursunlar ve adam avlamaya baksınlar. Toplu davet ve tebliğler de önemlidir, ama asıl etkili olan teke tek davetlerdir, ilgilenmeler ve yetiştirmelerdir. Bir insanı kurtarmanın sevabı karşısında her zahmete değer doğrusu.

Büyükleri rastgele insanlar tenkit etmemelidir. O rastgele davranışların altında, bizim bilemediğimiz sebepler olabilir. Her şey de açığa vurulmaz ki!

www.cemalnar.com

Önceki ve Sonraki Yazılar
Cemal Nar Arşivi