26 Nisan 2018 Perşembe11 Şaban 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “İman edenlerin Allah'ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin saygı ile ürpermesinin zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine kitap verilip de, üzerinden uzun zaman geçen, böylece kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onlardan birçoğu fasık kimselerdir.” (Hadîd, 16)
  • “Dünya ve onun içinde olan şeyler değersizdir. Sadece Allâh'ı zikretmek ve O'na yaklaştıran şeylerle, ilim (mârifet ilmi) öğreten âlim ve (Hakk'a lâyıkıyla kul olmak için) tahsil gören talebe bundan müstesnâdır.” (Tirmizî, Zühd, 14)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 04:26Güneş 06:02Öğle 13:08İkindi 16:55Akşam 20:02Yatsı 21:31
    • 24°C Adana
    • 18°C Adıyaman
    • 13°C Afyon
    • 9°C Ağrı
    • 14°C Amasya
    • 16°C Ankara
    • 22°C Antalya
    • 17°C Artvin
    • 16°C Aydın
    • 12°C Balıkesir
  • BIST: 107.401 -2.42
  • Altın: 173,640 -0.67
  • Dolar: 4,1031 0.40
  • Euro: 4,9999 -0.05

Bit Yenikleri ve İtiraz

Cemal Nar

Ak Parti acaba Anayasa Mahkemesine itiraz edecek mi?

Malum, Danıştay saldırısından sorumlu tutulmuştu ve ceza almıştı.

Şimdi bu saldırıdan Ak Parti’nin sorumlu olmadığı meydana çıktı.

Bu saldırının “laiklik karşıtı” bir olay olmadığı da meydana çıktı.

Gerçi henüz mahkeme bir karar vermedi ama işte deliller ortada.

En azından bu cinayet “Allahu Ekber” diyerek işlenmemiş. “Biz Allahın askerleriyiz” diyerek de işlenmemiş. “Başörtüsü” ile de bir alakası yokmuş.

Bunu iddia edenler o zaman “mahkemeyi yanıltmaktan” sorgulanmışlar mıydı?

Ben bilerek hayır!

Ama o yalanlar üzerine olanları hep beraber üzüntüyle yaşadık.

Başbakan Kocatepe Camiindeki cenaze namazına gelememişti istemesine rağmen.

Cemil Çiçek yuhalanarak kovulmuştu.

Diğer bakanlar tepki almıştı.

Koskoca Cumhurbaşkanı halkı kışkırtmıştı.

Hatta demokrat denilen o zamanın Genel Kurmay Başkanı Özkök de halkı “tepki vermeye” çağırmıştı.

Mitingler bu eksen üzerindeydi.

Ülkenin tansiyonu fırlamış, kaos karabasan gibi çökmüştü ülke üstüne.

Dindarlar bir kere daha incitilmişti.

Ya şimdi gerçekler ortaya çıkınca hiçbir şey olmamış pişkinliğine ne dersiniz?

Hani özür dilemek erdemdi?

Hani duyarlılık ve sorumluluk isteniyordu…

Artık açığa çıktı ki Danıştay Cinayeti gizli bir örgüt işi.

“Ordu Yardımlaşma Kurumu”na ait bir şirket güvenlikten sorumlu imiş Danıştayda. O günün, bir evvelki tatbikat gününün kamera kayıtları silinmiş.

Kim silmiş?

Açıklama hala yok!

Demek işlerinde son derece ciddiler.

İşin tuhafı cinayet günü, Sıhhiye Orduevi’nin Danıştay’ı gören “kameraları” da bir tesadüf eseri bozulmuş.

İyi mi?

Değil elbette.

Bence Başsavcı harekete geçmeli ve Ak Parti’nin davasını geri almalı ve “Danıştay Delillerini” dilekçeden çıkarmalı.

O yapmıyorsa parti yapmalı bunu. İtiraz etmeli yüce mahkemeye. Boşuna “laiklik karşıtı odak olma suçu” verilmiş kendisine çünkü. Onunla alakası yokmuş bu işin.

Yaparlar mı bunu?

Yaşayıp göreceğiz.

Acaba zamanın Cumhurbaşkanı, Genel Kurmay Başkanı, Yüksek Yargı Başkanları, Başsavcı, muhalefet lideri, bu işleri irtica olarak gösterme hatalarından ötürü özür dileme erdemliliğini gösterirler mi?

Onu da yaşayıp göreceğiz.

Her düşüşte bir yürüyüş belleyerek yol alıyoruz.

Bize hiçbir istihbarat gelmediği halde haftalar öncesinden “Dikkat Karakollar Basılabilir” diye yazmıştık.

Nerden bilmiştik?

Tecrübeden.

Yediğimiz kazıkların toplamından çıkardığımız kazanım olan tecrübelerimizden.

Biz böyle olduğumuz halde koca koca devletliler kışkırtmaya geliyorsa, orada bir bit yeniği vardır.

Acaba günün birinde o bit yenikleri de asıl gerçeği ile meydana çıkar mı?


www.cemalnar.com

Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.